Dağların ardında bir deniz kenarındaDiz çökmüş toprağaElinde oltası , oltasında yemi fırlatmış oltayı fırlatabildiği kadar en uzağaBeklediği gerçekten balık mı?Öyleyse eğer niye bu ka..
İçimde ölen biri var, yüzü karanlık...Gözlerinde az sonra sönecekmiş gibi titrek bir ışık…Elleri buz tutmuş sankiEllerindeki o soğukluk yavaş yavaş sarıyor tüm bedeniniYüreğinde ise b..
Bir simitçi çocuğun, tezgahında taşıdığı simitler gibi birleşipBir halka olamadık seninle...Bir simit üzerine umarsızca serpilmişVe hasbelkader yan yana gelmiş iki susam taneciğiydik sade..
Ne çok şey söylüyordu banaOysa hep kederli yüzümü gösterdim onaRüzgarlarını saldı yüzümeKendine gel dercesineKendim neredeydim ve oraya nasıl gidilirdi bilmiyordum.Martılar çığlık ..
şimdi sen hiç söylenmemiş bir sözün sessizliğindehiç yollanmamış bir mektubun kıvrımlarında asla uçamayacak olan bir martının kanadındakimsenin yüzünün fark edilmediği bir fotoğraf karesin..
Saatlerce boş boş bakabilirmişim meğer önümde duran beyaz kağıda… Benim de bir gün kelimelerim anlamsız kalabilirmiş… Sana, kendime, hayata, insanlığa söyleyecek pek çok şeyim olduğu hald..
Şimdi bir sözcüklerim var bir de ben.Sözcükler yan yana gelip yol oluyor.Bu yol nereye gider?İşte bunu ben dahil hiç kimse bilmiyor.Tren rayları döşüyorum bu yola.Hep yan yana ama ..
Evet, kaçtım senden gitmedim. İsterdim içime sine sine, isteyerek senden ayrılmak… Hani o zaman daha kolay olurdu benim için şu anda her şey. Ama geride gözümün arkada kalma korkusunu..
Seni kalbimde kalbini de yanımda taşıyorum. Bu yüzden ne kadar uzaklara gidersem gideyim Aslında benimlesin… Söylenmesi gereken bütün veda sözcükleri de Anlamsız bu yüzden… Bi..
hayatında misafirdim kapını çaldım ve içeri girdim misafir umduğunu değil bulduğunu yer diye öğretilmişti etrafıma bakındım kendimi buldum bu yüzdendir kendi kendimi..