Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
183
 

Akp'nin kapatılması oyunu artırır mı?

Akp'nin kapatılması oyunu artırır mı?
 

Akp'nin hakkında kapatılma davasının açılması ve hatta kapatılması, onun oy oranını artırır mı?

Genelde böyle bir olayın olabileceği söyleniyor. Örneğin C. Dündar, son iki yazısında (17-18 Mart) bunu söylüyor.

Bu tür yaklaşımları ben gerçekçi bulmuyorum. Bu şuna benziyor, gece, gündüzün arkasından geliyorsa, o halde gece gündüzün nedenidir gibi yüzeysel bir yorumlama. Ya da, mesela, bir adam hapşırdığında deprem olmuşsa, hah, adam hapşırdı deprem oldu demeye benzer bir şey.

İnceleyelim: Geçmişte, mnp, msp, rp vs. kapatıldı ve hep oyları arttı, şimdi de akp kapatılacak başımıza neler gelecek diyor Dündar.

İlk olarak söylenebilecek şudur; bütün tarihsel olaylar biriciktir, doğanın nesneleri gibi değildir insan varoluşu. Çünkü, biz kendimiz insanızdır. Eğer, biz insanları deney nesnesi yapacak daha üstün irade olsaydı, onun için, biz de doğa nesneleri gibi olurduk. İnsani olup bitmeler, geçmişin etkilerini içinde taşır, bir tür sarmaldır, döngü değildir. Örneğin birşey iki kere aynı şekilde olmuş ise, insan der ki, iki sefer aynı oldu, bu sefer başka türlü olsun. Gibi.

İkinci olarak, kapatılan sadece bu partiler değildir, çok parti kapatılmıştır. Örneğin önemli iki tanesi: Türkiye İşçi Partisi ve Sosyalist Parti. Tip, içinde Çetin Altan da olmak üzere 15 milletvekili ile meclise girmişti. Sosyalist parti ise, Perinçek'in partisi idi kapatıldı. Yani çok parti var kapatılan ama, bunlar belli kitleleri olan partiler. Peki bu partilerin oy yükselişi oldu mu? Olmadı.

Bundan çıkan sonuç, demek ki, parti kapatmak oy artışına her durumda neden olmuyor.

Üçüncüsü, parti kapatmak mı önemlidir, partinin kapatılmasının doğru olup olmadığı mı önemlidir diye sorulamaz mı? Belki insanlar, haksız kapatmalara karşı kapatılan partiyi destekliyordur. Peki, mnp'nin vs. kapatılması haksız idi de, Tip'in kapatılması haklı mıydı?

Sonuç olarak, bir partinin kapatılmasının oy artışına neden olduğuna dayanan tez yanlıştır. Bu, akp geleneğinin, yıllardır nasıl büyütüldüğünü, diyanetin bütçesini, imam hatipleri, tarikat oyunları, tonla... bunları aklayan ve saklayan bir tür desenformasyondur. C. Dündar gibi bir yazardan gelmesi önemli tabi, çünkü, kendisi, belli bir kesimin yüzü ve sesidir.

Akp'nin kapatılması savunulmayacak ise yapılacak olan; bu adamların bu suçu gerçekten işlemedikleridir. İddianamenin zayıf olduğudur. İkincisi ise, suçun kişiselliğidir. Partinin suç işlemeyeceği kişilerin işleyeceği savıdır. Bu sav ile ilgili yasanın değişmesi gerektiği ileri sürülür. Akp'nin kapatılmayla oyunun yükseleceğini söylemek hem analitik olarak yanlıştır hem de Akp'nin oy artışını sebep olmamak için partinin kapatılmaması gerektiğini savunmak negatif bir yaklaşımdır. Ama Akp'nin kapatılmasını istemenin antidemokratik bir girişim olduğunu söylemek, bilgisizliktir. Çünkü, yargı demokrasinin babasıdır. Kız çocuğu yasama, erkek bebesi de yürütmedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dunyanin kendisi etrafinda dondugunu sanan modern bireyin unuttugu kendi uzerine dusunmek, ozelestiri ve vicdan.kimse demokrat olmak zorunda degil.ancak bugun demokratlıgın gereği en azindan ahmet turku dinleyip utanmak olabilir;cektikleri acilardan gelen bir bilgelikle konusuyor. cumhuriyet bir kisinin ya da oligarsik bir sinifin degil de halkin yonetimi degilmidir. en basit mekanizmalarindan birisi secim sistemi ve siyasi partileri degilmidir. Diyanet imam hatipler akp yle gelmedi, bu cumhuriyet sandigimiz saltanatin eserleri, bu ulkeyi akp ye mahkum eden darbecilerin zihniyeti.Evet parti kapatmayi tartismak bile abes antidemokratiktir.Ancak bu oligarsik giderek sagdan soldan beslemeleriyle fasistlesen devleti savunuyorsaniz utanmayin acikca soyleyin, tek dogru biziz biz toplumu duzenleriz deyin. baba yargi evlatlarina esit mesafede durabilen yargidir.Ideolojisi tek dogrusu olmaz adaleti vicdani ahlaki olur.saygilarimla..

Salih ERDAGI 
 18.03.2008 19:26
Cevap :
Modern bireyden ne anlıyorsunuz bilemem ama, bu temelde, hümanizm anlayışı ile ön plana çıkan rönesansın, oradan aynı yaklaşımın felsefede can bulduğu aydınlanma döneminin oradan, fransız devrimiyle, demokrasiye ve cumhuriyete ilkelerini veren, insanı, bireyi, sosyal ve tarihsel varoluşları ve farklılıklarıyla merkeze koyan bir yaşama düşünme sistemi. Bunun temel özelliği laikliktir. Sizin belirttiğiniz, insan hak ve özgürlükleri de, din ve vicdan özgürlüğü vs. bunları da savunan bir ideolojidir. Modern birey diyerek eleştiriyorsunuz, ama bu kelime, evrensel bir kelimedir. Yok eğer Türkiye'deki modernliği eleştiriyorsanız, Türkiye bir bakıma bu modern topluma ulaşmaya çalışıyor denebilir. Çünkü daha ne tam demokrasi olmuştur, ne de laik. Hatta ara rejimlerle faşizan olmuştur. Sizin eleştirdiğiniz şeyler bence bu süreçte yaşanan sorunlardır. Sorun dedikse öyle hafif şeyler değil, yakın çağda yaşadıklarımızla Türkiye bir tür katliam ülkesi olmuştur. Hala aklanmamıştır. Ama aklanacaktır.  18.03.2008 21:43
 

Son yaşananlarla ilgili bir kaç köşe yazarının yazısını okudum o anlamda. O dediğiniz hususlara zaten dikkat ediyorum. Basında yer alan haberleri kendi akıl süzgecinden geçiriyorum. Sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 18.03.2008 18:54
Cevap :
Evet tabi sizi anlıyorum.. Özkök meselesi başka bir konuydu. O konudan devam edersem; genelde, Cumhuriyet gazetesi de aynı şekilde, habere yorum katıyorlar.. Oysa, ben bir okur olarak, olguyu, gerçeği, çırılçıplak bir şekilde görmek istiyorum. Bir olaya bakışımı şekillendirecek tek bir kelimeye dahi tahammülüm yok. Çünkü hiçbir okurun yoruma ihtiyacı yok. Ama ne yazık ki, böyle tek bir basın yayın organı bile yok. Tvlerde zaten hiç yok. Goethe ölürken demiş ya, biraz daha ışık!, ben de diyorum ki, biraz daha gerçek!  18.03.2008 20:49
 

"Kapatılan partinin oyu artar" gibi bir kural elbetteki yok. Ancak burada bana göre asıl gözden kaçırılan konu şudur. Geçen yıl seçim öncesi AK Parti'nin bittiğini, meclise bile girmesinin zor olduğunu savunanlar, onun bir önceki seçime oranla % 50 oyunu artırarak birinci parti olduğunu ve neredeyse her iki kişiden birinin oyunu aldığını gördüler. Bu şaşkınlık epeyce devam etti. Olay şudur. Millet Ak Parti'nin icraatlarını destekliyor, seviyor ve benimsiyor. Ancak bugüne kadar bürokrasiye ve devlete hakim olan egemen grup, Ak Parti ve seçmeninin görüşlerini kendisine ters buluyor ve istemiyor. Cevaplanması gereken soru şu: Devlet halkın istediği şekilde mi yönetilecek, yoksa bir avuç aristokratın istediği gibi mi? Çoğunluk oya ve iktidara rağmen Ak Partiye iktidar olma, daha doğrusu muktedir olma şansı verilmemesi milleti rahatsız ediyor. Partinin kapatılması bu dayatmacı zihniyete karşı bir tavır oluşturacağı için Ak Partinin oyları artar. Yoksa bir partinin kapatılması oy artırmaz.

Ahmet YILMAZ 
 18.03.2008 15:39
Cevap :
Devlet elbetteki halkın istediği şekilde yönetilecek, şu koşulla ki, halkın her kesimi fırsat eşitlikleriyle ve adilane uygulamalarla, doğru bilgilerle beslenmiş olsun. Bu koşullar sağlanmadıkça, halk dediğimiz şey, kitledir. İkincisi, devlet elbetteki halkın istediği şekilde yönetilecek ama, bu halktan kasıt son seçimdeki halk değildir. Ulusal egemenlik denen bir kavram vardır, ve bu kavram, ölmüş, yaşayan ve yaşacak insanları içine alır, hepsinin varlığının ortaya çıkardığı bir egemenliktir. Şimdi, Akp kesinlikle meşru bir şekilde yetki almıştır ve bunu kullanacaktır. Başarısının nedeni şu ya da budur. Ama bu başarısı mutlak değildir. Önceyi ve sonrayı düşünmek zorundadır. Akp'nin aldığı kararları kimse beğenmek zorunda değildir. Bunu da normal karşılamak gerekir. Devleti halk mı yönetecek aristokratlar mı sözünüz ise, taraflı siyasal bir yaklaşım, siz birilerine aristokrat derseniz, o da, siz nerden halk oluyorsunuz vs. der. Ama ölçüler içinde kaldıkça, bu da siyasetin retoriği.  18.03.2008 17:50
 

Daha iyi buldum bu anlamda. Eline sağlık.

Ayrıntıda gezinmek 
 18.03.2008 14:10
Cevap :
Sevgili ayrıntıda gezer, buna çok dikkat etmedim doğrusu.. ama iyi bir düşünce insanı olduğunuza göre doğrudur. Fakat, basının, haberlerle çok fazla oynadıklarını görüyoruz. Aklıma geldi, Hürriyet yönetmeni, Özkök, yurtdışında öğrenmiş akp davasının haberini, dedim ki diyor, haberi nötr verin. Haberi nötr verin dedim diyor, diyebiliyor. Haber başka nasıl verilir? Haber olgudur. Ama olgularla oynanıyor, ben güvenmiyorum basına. Selamlar.  18.03.2008 17:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 467
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1003
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster