​ BAZEN / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

20 Aralık '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

BAZEN

BAZEN
 

internetten alıntıdır


BAZEN

Bazen hayatı çok seviyorsun, uçuyorsun bu sınırsız sevgiden. Bazen de yaşamak öyle ağır geliyor ki bir an önce alsın diye yalvarıyorsun Yaradana. Ruhun ne zaman hangi akışkanlıkta geçiyor bir o tarafa bir bu tarafa? Şaşırıyorsun.

Bazen öyle bir güven içindesin ki asla poyraz esmez güneşli kumsallarına, özgürce uçarsın gökyüzünde. Bazen de kanatlarını öyle bir çekiştirirler ki diz üstü düşersin cam kırıklarının içine kendini kollayamadan. Hangisi daha insancıl? Dibine kadar güvenmek mi yoksa yanılma ihtimalini hep göz önünde tutarak davranmak mı? Bocalarsın.

Bazen bir şey olsun diye çok istiyorsun olmazsa için yanıyormuş gibi oluyor. Bazen de bir bakıyorsun o istediğinin aslında hiç bir önemi olmuyor. Zaman-zemin farklılığında değişken taleplerin gel-gitleri yaşadığın.

Bazen hayatla ilgili şeyler için korkudan ölüyorsun. Bazen de korkularının anlamsızlığına gülebiliyorsun. Yaşın, yaşanmışlıkların tecrübesiyle bazen artıyor bazen de eksiliyor korkuların. Ama bazen de öyle bir an geliyor ki bir tekme savurmak istiyorsun tüm dünyaya ve yerini bilsen bambaşka bir gezegene anında gidersin.

Bazen acının sınırını öyle bir aşıyorsun ki hiç bir şey hissetmiyorsun. Bazen de hiç bir şey yokken nedensiz acılar hissedebiliyorsun. Hangisi hangisini tetikliyor aslında hep biliyorsun ama söylemek işine gelmiyor, bilmiyorum diyerek geçiştiriyorsun.

Saklamak maksatlı değil, bazen anlatamazsın en can arkadaşına bile bir şeyleri. Bazen de en uygun zamanı kollarsın yalnız kalıp geniş zamanlarda tadına vararak konuşabilmek için. Söylemek ya da saklamak özgürlüğünü elinde tutma yetkisini kullanıyor da olabilirsin.

Bazen şakaların yüzde yüzü gerçektir hiç saklamadan şakaymış gibi dillenir. Herkes şaka zanneder kimse inanmaz doğruluğuna. Bazen de şakalar sadece şakadan ibarettir, maksadını aşarsa eğer araya küslükler girebilir. Samimiyetle laubalik arasındaki o ince çizginin zerafetinden ayrılmamak da fayda vardır her zaman ve her türlü şakayı kiminle yapacağını hesap etmeli insan.

Bazen tarihler çok önemlidir, unutuldu mu ne yapacağını nasıl kutlayacağını şaşırırsın. Bazen de tarihi ne yapacaksın farzet Perşembetesi kıvamında bir umursamazlık gelir oturur yanıbaşına. Umursamazlığa; neden önemini yitirdi tarihler anlatırsın umursamazca. Ama o umursamazlığın içinde bile bir tutam kırgınlığı her zaman barındırırsın.

Bazen tek başına dünyayı yalınayak yürüyebileceğine inanırsın tükenmeyecek sandığın enerjinle. Bazen de yataktan kalkamayacak kadar bitkin. Nedir seni öylesine yürüten ya da nedir yatağa yapıştıracak kadar bitiren? Her nedeni her sebebi en ince ayrıntısına kadar bilirsin ama dillendirmek istemezsin kendine bile.

Bazen benden geçti artık dersin, yaşını, yaşadıklarının yorgunluklarını göz önüne getirerek vaz geçersin tüm isteklerinden. Bazen de taa başa dönersin yeniden, bedeninde bir çocuk yüreğiyle. Seni yorgunluklara itenin de yorgunluklarını ortadan kaldıranın da ne olduğunu çok iyi bilirsin.

Çok iyi bilirsin kimseye söylemesen de seni neyin diplere çöktürdüğünü ve çok iyi bilirsin ayaklarını neyin yerden kestiğini. Kimi zaman kendini suçlarsın başına gelenler için kimi zaman da başkalarını. Ama bilirsin ki ne yaparsan yap yüzleşirsin istemesen de, yaptıklarının yansıdığı aynadaki görüntülerle.

Bazen korkutucu görüntüler olur kendin bile bakmaya korkarsın, bazen de güllük güneşliktir hiç çıkmak istemezsin o manzaradan. Bilirsin ki bütün görüntüler yüreğini yansıtır, iyinin arkasından iyi-kötünün arkasından derin suskunluklar dillenir.

 
Toplam blog
: 374
: 869
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..