Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
479
 

Bize sanatçılarımızı geri verin !

Bize sanatçılarımızı geri verin !
 

Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikasının "Devlet Tiyatrosu çalışanlarının , kendi hesaplarına çalışma hakları , özlük, disiplin işleri, gibi konularda çıkarılmış bulunan yönergenin iptali ve yürütmenin durdurulması hakkında açmış olduğu davada" , Danıştay 5. Dairesi haklı olarak, yürütmenin durdurulması kararı vermiştir. Dava, henüz sonuçlanmamıştır ancak hukuki kanaatıma göre Danıştay, yönergeyi iptal edecektir.

Yazının konusu ve okunması sıkıcı gibi görünse de konu aslında basit ama bir o kadar da önemlidir.

5441 sayılı Devlet Tiyatroları Kuruluş Yasası, sanatçıların özlük haklarının, çalışma esaslarının tiyatronun iç ve dış yönetim işlerinin ve bu arada DEVLET TİYATROSU DIŞINDA KENDİ HESAPLARINA çalışma konularının TÜZÜKle düzenleneceğini öngörmektedir.Yasanın ve ilgili maddesinin yürürlük tarihi 1949'dur.

TÜZÜK, bir yasanın nasıl uygulanacağı konusunda BAKANLAR KURULUNCA yapılan, Danıştay denetimine tabi bir düzenlemedir.

YÖNERGE ise çok belirgin bir konuda YETKİLİ AMİRİN uygulamanın nasıl yapılacağını göstermek için yaptığı düzenlemedir.

Görüldüğü gibi, ortalama zeka ve eğitim düzeyine sahip kişilerin dahi algılayabileceği kadar bariz farklılıkları içeren düzenleme şekilleridir tüzükle, yönerge.

Bir kere TÜZÜĞÜN BAKANLAR KURULUNCA VE DANIŞTAY DENETİMİNDEN GEÇİRİLEREK VE TABİİKİ YASAYA UYGUN OLARAK YAPILMASI GEREKİRKEN;YÖNERGE , ANCAK KURUMUN İÇ BÜNYESİNDE, ÇOK BELİRGİN BİR KONUDA YİNE KURUMUN YETKİLİ AMİRİ tarafından yaptığı düzenlemedir.

Yasanın tarihi olan 1949 'dan yönergenin çıkış tarihi olan 2002 tarihine kadar neden Bakanlar Kurulunca Devlet Tiyatrosu sanatçılarının haklarını koruyan, düzenleyen TÜZÜK çıkarılmamış da; böylesine önemli bir konu, Yetki Kaynağı tartışmalı olabilecek amirlerin insiyatifine bırakılarak , üstelik yasa maddesi açıkken , iptale mahkum YÖNERGE çıkarılmıştır??Bunu anlamak mümkün değildir...

EĞER TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, SANATÇISINA GERÇEKTEN DEĞER VERİYORSA;BİR AN ÖNCE ATATÜRK'ÜN KÜLTÜR VE SANAT POLİTİKALARINA GERİ DÖNMELİ, SANATÇISININ ÖZLÜK VE ÇALIŞMA HAKLARINI SONUNA KADAR KENDİSİNE TESLİM ETMELİ, GEÇİCİ, TARTIŞMALI UYGULAMALARA SON VERMELİ, SANATÇI ÖRGÜT VE SENDİKALARININ GÖRÜŞLERİNİ ALARAK, ONLARIN IŞIĞN DOĞRULTUSUNDA GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELERİ BİR AN ÖNCE GERÇEKLEŞTİRMELİDİR!!

SANAT, HALK İÇİN, HALKIN UFKUNU GENİŞLETMEK, AYDINLATMAK İÇİN OLMALIDIR.DEVLETİN HALKINA BORCU VARDIR.SANATÇISINI ONA GERİ VERMEK BORCU...BİZ, MELEK BAYKALLARI, SUMRU YAVRUCUKLARI, ERDAL BEŞİKÇİOĞLULLARINI, UĞUR POLATLARI , MAHİR GÜNŞİRAYLARI, ...TÜM DEVLET TİYATROSU SANATÇILARIMIZI SADECE TİYATROLARDA DEĞİL, DİZİLERDE, SİNEMA FİLMLERİNDE DE İZLEMEK İSTİYORUZ.HEM DE "DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ"NE BEŞ KALA..

HİÇ BİR ZAMAN USUMUZDAN ÇIKARMAMAMIZ GEREKEN, YOL GÖSTERİCİMİZİN İŞARET ETTİĞİ HEDEFİMİZ BELLİDİR:

"Bir milleti yaşatmak için birtakım temeller lazımdır ve bilirsiniz ki, bu temellerin en önemlilerinden biri sanattır. Bir millet sanattan ve sanatkârdan yoksunsa tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hasta bir kimse gibidir. Hatta kasdettiğim manayı bu söz de ifadeye yeterli değildir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur... Bir millet sanata önem vermedikçe büyük bir felakete mahkumdur. Birçok unsurlar o felaketin derecesini farketmez. Farkettiği gün de ne kadar müthiş bir etkinlikle çalışmak gerektiğini tahmin edemez. "( 1923 -MUSTAFA KEMAL ATATÜRK)(RESİM:Dostlar Tiyatrosu "FAY HATTI" oyunundan-SUMRU YAVRUCUK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sanat ile, sanatçının tartışmaya konu olan dizilerde oynama durumunu nasıl bağdaştırdınız anlamak kolay değil. dizilerin hangisinde sanat var , sanatçımıza olanak sağlayalım o ayrı bir konu, dizilerde oynatalım ayrı bir konu. biz maşallah bir şeylerin ardına sığınıp asıl meseleyi yok etmekte birebir bir toplumuz.her yere tiyatro götüren, en ücra köşelerde oyunlar sergileyen devlet tiyatrolarına evet, ama dizilerde tane tane dizilip sanat yapıldığını sanmaya hayır, eğer dizide oynayacaklarsa devlet tiyatrosundan ayrılabilirler, ama onların amacı edirne'den ardahan'a sanatı tiyatro, opera ve bale ile taşımak olmalı, gayretimiz bu olmalı, dizilerde oynama izni değil. ben böyle düşünüyorum. selam ve sevgimle

Oğuzkan Bölükbaşı 
 30.03.2007 8:09
Cevap :
Sayın Bölükbaşı;Yaşamı "düşünce ve ifade özgürlükleri" ni savunmak ile geçen bir insan olarak,düşüncelerinize elbette saygım var.Hatta onlardan nefret etsem bile,sizin onları savunma hakkınızı sonuna kadar savunurum.Ancak;mesele devlet tiyatrosu sanatçılarının sadece dizilerde rol alması meselesi değil.Sinema filmleri,yabancı ülkelerdeki çalışmaları,oyunları ,yani tiyatro dışında yaptıkları tüm çalışmalar bu hakkın kapsamı içinde. Ayrıca bu hak,zaten 1949 tarihli yasanın 19.maddesinde var.Sadece ayrıntılı,çağa uygun yeni bir yasal veya tüzük düzenlemesi gerekiyor. Dizilerin kalitesi,tartışma konusu olabilir ama bu gün Türk Sineması gişe hasılat rekorları kırıp,yabancı ülkelerdeki festivallerde ülkemizi başarı ile temsil ediyorsa ,bunu tiyatro sanatçılarının oyunları kadar,yapımcıların dizilerden sağlamış olduğu gelir ve karlara borçluyuz. Yorumunuza yanıt yazarken,bir de baktım ki blog olmuş.Ben de bu gün " Kültür mü Turizm mi ?Bir karar verin "başlıklı blog yazdım..Saygılarımla  30.03.2007 14:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2308
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster