​ Boyum hep kısaydı kız kardeşimden... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Boyum hep kısaydı kız kardeşimden...

Durduk yerde bir ağlak hal oluştu bende; oysa hava serinlemiş, kaburgalarımın acısı biraz olsun hafiflemiş de biraz daha rahat nefes almama olanak tanımışken, nereden çıktığını anlayamadığım bir hüzün…

Anlamam ne mümkün!

Gerçi, şöyle bir açıklaması olabilir: Sıkıntıları yaşarken daha güçlü olmak durumunda kalıyoruz ve üstesinden gelmeye çalışırken farkında olmadan bastırıyoruz.

Biraz rahata erdiğimizde, bastırdığımız o sıkıntılar, yüzeye çıkıyorlar.

İyi ki de çıkıyorlar aslında, zira o sıkıntıları iyileştirmemiz gerekiyor!

İyileştirmezsek eğer, ufak ufak travmalar olarak yerleşip kalıyorlar…

Minik tuğlalar gibi; ya kaldırılıp bir başka kenara konulacak, ya da farkında olmadan bir duvar örülüp duracak!

******

“Çocukluğunuza inelim” denilir ya terapilerde, maksat mihenk taşı niteliğindeki o minik tuğlalardan her birine ulaşmak…

******

Ayrıkotu gibiler de mübarek, ayıkla ayıkla bitmiyor!

Ayıkladıklarının yanı başında bir başkası bitiyor, yolmaktan yoruluyorsun, yolmasan onlar seni yoruyorlar…

Yaşam enerjini sömürüyor, özgüvenini ihlal ediyor, ille de yosunlu ve bulanık sulara sürüklüyor!

Ayaklarına takılıyor, kollarına yapışıyor; dallar dikenler gibi, yüzerken dolanan deniz otları gibi, falan…

******

Farkında olmadan amma edebiyat yapmışım, ama…

Fazlasını da yaparım da, yormayayım sizleri daha fazla!

******

Yazdıkça ağlak halim geçti, siz ne haldesiniz, bilemiyorum!

******

Bir psikolog “Yaşadığınız travmaları anlatın lütfen” dese, hepi-topu yaşadığımız ölüm, aşk acıları, işten çıkarılmalarımız, bir de gerçekten çoğumuzun başına gelmeyip de, gazetelerin üçüncü sayfalarına konu olanlar vardır ki, aslında her an her birimizin başına gelebilecek olanlardır; izninizle bir kenara koymak istemekteyim; zira ne tecrübe ne de eğitim olarak kendilerine yol gösterecek kapasitede değilim!

******

Şeyy… Bir dakika… En azından haftanın bir günü köşemi travmalara açabilirim…

Yorum olarak, Konu: Travma diye yazan katılımcılar olursa, neden olmasın?

******

Kendi durumuma dönersem, çocukluğumdan kalan bir-iki minik travmamı paylaşmak isterim. (Malum, keyfim yerine geldi ya, komik olup da, aştıklarımdan söz edeyim).

Annem ben ve benden bir yaş küçük kız kardeşimi pek özenle yetiştirdi. Bu özen arasında ikiz gibi büyütürken bizi, hangimizin ne kadar yemek yediğini ayırt etsin diye ayrı tabaklardan mama yedirirmiş.

On-on iki yaşlarımıza geldiğimizde hala cilt rengimizden memnun değildi!

Aslında, anne olduktan sonra onu çok iyi anlıyorum ki; kendini yeterince beslemedim mi acaba diye suçlamaktaydı, lakin çocuk tarafından bakıyordum o zamanlar bu duruma, ki gayet normaldir: Annem bizim cilt rengimizi beğenmiyor!

Beğenmemekle kalmıyor, üstelik de bu durumdan dolayı çok üzülüyor!...

O yaşlar ki: Dualarında kendinden çok annenin ve babanın iyiliğini istersin…

Bir tarafın anneni üzmek istemiyor, bir tarafın “soluk tenli” olmaktan dolayı kendini suçluyor, pembe yanaklı kızları gördükçe, biliyorsun ki annenin içi gidiyor…

Ne yalan, pembe yanaklı kızları kıskanmadım!

Nasıl becerdiysem artık!... Aferin bana!

Annemin yanaklarına nokta nokta sürdüğü rujları parmak uçları ile dağıtıp da yüzüne fazladan renk kattığına tanık olduktan sonra işim çok kolaydı! (Bu arada, Allah uzun ömür ve sağlık versin, annemin cildi, cilt rengi, beni ve kız kardeşimi geçtim, çoğu orta yaş kadınlarına taş çıkartır! İzninizle bir “Maşallah” diyeyim, neme lazım!

Üç nokta bir yanağa, üç nokta diğer yanağa… Ovala Gülgün Ovala…

******

Geçenlerde anlatıyorum, hatırlamıyor bile annem, “Hakikaten soluk benizli mi dedim size” diyor.

Dedin anne, vallahi de billahi de!

Kaygıdan, sevgiden, endişeden kaynaklanan bir söz anlık çıkabiliyor ağızdan, o ağızdan her çıkan sözü önemsemeye, öğrenmeye hazır olan kişiler için ise mihenk taşı olabiliyor, kimi zaman!

******

Kız kardeşim ile aramızda bir yaş var dedim ya, şekerim, kız kardeşin boyu bildim bileli benimleydi de, kız boy atıp duruyor, zaten abla-kardeş ayrımımız yok, abla gibi duruyor yanımda mübarek!

Hiç unutmuyorum, yan komşumuz Jale abla diyor ki anneme: Bak görüyor musun, dizi ile ayak kemiği arası ne kadar uzun! Uzun boylu olacak bu kız, uzun!

Bir hışım bacağımı uzatıyorum, ya benimkisi?

“Seninki kısa” diyor…

“Bak ama Jale abla, bir daha bak…”

“Yani… (Annem o arada kaş-göz etmiş belli) “Ehh yani…”

******

Kardeşler arası kıskançlık, kapışma olmazsa olmaz!

Hele ki ilk gençlik zamanlarında…

Çok şükür ki, sevgi ile yetiştirilen kardeşler o dönemlerini atlattıktan sonra birbirlerinin kılına zarar gelsin istemiyorlar.

İzninizle, aileme bu konuda çok teşekkür ediyor, kız kardeşimi canım kadar sevdiğimi ifade etmek istiyorum!

******

O dönemlerde birbirimizin gözünü oymaya çalışıyorduk!

“Boyun kadar konuş!” demişti, kardeşim, bir gün; sırtlan gibi üstüne atlayasım gelmişti!

Aslında, en çok da o dönemler, benim hiç hoşlanmadığım çarşı-pazar dolaşmalarına annem ve kız kardeşimin birlikte gidip de, pek de keyif aldıkları zamanlardı…

Annem ve kız kardeşim çok iyi anlaşıyorlardı!

Ben ise… Aynı keyfi paylaşamıyordum… Boyum da kısaydı, üstelik…

Annem, kız kardeşimi daha çok seviyordu, besbelli…

Onu uyarmıyor, bana gelince dudaklarını büzüp, kaşlarını çatıp “Düzgün dur” gibi imalarda bulunuyordu…

Annemi utandırıyordum!

******

Böyle işte…

Minik minik tuğlalar yanlış anlaşılmalar sonucu ile de üst üste gelebiliyor, lakin çocuk beyni bunu bilemeyebiliyor…

Tuğlalar üst üste döşenip gidiyor…

******

Sahi, travmalarınızı paylaşmak isterseniz, yorum yazın, konu başlığı olarak da “Travma”…

Paylaştıkça rahatlarız belki, belki çözüm önerileri gelebilir, ne belli!

Birilerimizin kolu sarılır, birilerimiz “Hep aynıymış!” diye güler geçeriz, belki…

******

Pek güzel bir hafta sonu geçiriniz lütfen…

Atabildiğiniz kadar atın üzerinizdeki yükleri; en azından irtifa kazanmak için!

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..