- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Bu rezalete son vermeli!

Bu böyle devam etmemeli. Hangi kanalı açsak ağlayan, sızlayan, birbirlerine hakaret eden kimseler. Takmış türbanı başına, önce en masum tavrını sergiliyor. Zannedersin ki temiz yürekli, dindar bir hanım. Bir açıyor ağzını, ortaya dökmediği kirli çamaşır yok.
Allah'a imanı olan, dindar bir insan aile mahremiyetini milyonlarca kimsenin izlediği TV programlarında anlatır mı? Bunlar anlatıyor. Bu arada karşılıklı telefon görüşmeleri ve hakaretler. "O yalan söylüyor." diyor telefondaki. Stüdyoda ağlayan kadın da "Esas sen yalan söylüyorsun, ahlaksız!" diye bağırıyor. Biri yalan söylüyor ama hangisi. Belki ikisi de yalan söylüyor.
Bu karşılıklı suçlamalar bir müddet devam ediyor. Sunucu bazen birinin sesini kesiyor, bazen seyrediyor reyting uğruna. Ne kadar çok ağlama ve kavga olursa o kadar çok reyting galiba. Bilemiyorum. Ama böyle bir orantı olmasaydı, stüdyodakilere ağlamamalarını, bağırmamalarını söylerler, dinlemeyenleri de stüdyonun dışına alırlardı. Ama bunlar böyle bir ortamın yaratılmasını sağlıyorlar.
Lerzan Mutlu Bacı'nın programını seyrettim biraz önce, aynı sevimsizlikler. Daha önce "Orada Neler Oluyor" programında milli kaynana Semra Hanım'ın damadının suçlamaları, saçmalamaları vardı. Şimdi de atv'de ismini bilmediğim bir programa bakıyorum çalışırken. Nihat Doğan, Banu Alkan, Yeşim Salkım vs var. Bir yarışma programı mı neymiş. Ben henüz ne programı olduğunu anlayamadım.
Nihat Doğan kimseyi konuşturmuyor. Elinde sazı olsa, "Aldı sazı eline..." diyeceğim ama ortada saz da yok kaz da...
Bu Nihat Doğan, ekranlarda milyonlarca kimsenin önünde " Ben aşiret çocuğuyum, arkamda yüzlerce insan var, şöyle yaparım, böyle yaparım..." diyen biri. Bir Allah'ın savcısı da hakkında soruşturma açmıyor. Neden? Bilmiyorum.
Sanki bu programları sadece bizim ve sizin mahalledeki insanlar seyrediyor. Tüm dünyada seyredilen programların bu kadar amatörce ve düşüncesizce yapılması, hiçbir devlet yetkilisinin müdahale etmemesi şaşırtıcı. Müdahale ediyor olabilirler ama netice ortada. Her gün aynı uyduruk konular.
Aslında benzer konular, kavga edilmeden, ağlanıp sızlanmadan, türban takma özendirilmeden yapılsa, çağdaş Türkiye'nin çağdaş görünümü altında faydalı, heyecan verici, bilgilendirici ve yönlendirici konular işlense daha çok reyting alırlar. Ama program yapımcılarının çoğu Türkiye'yi varoşlardan ibaret zannediyorlar. Türk insanını aşağıladıklarının ya farkında değiller ya da bir yerlere hizmet amacıyla kasıtlı olarak aşağılıyorlar.
Mustafa Mumcu 28 Kasım 2008 13:15
Allah'a imanı olan, dindar bir insan aile mahremiyetini milyonlarca kimsenin izlediği TV programlarında anlatır mı? Bunlar anlatıyor. Bu arada karşılıklı telefon görüşmeleri ve hakaretler. "O yalan söylüyor." diyor telefondaki. Stüdyoda ağlayan kadın da "Esas sen yalan söylüyorsun, ahlaksız!" diye bağırıyor. Biri yalan söylüyor ama hangisi. Belki ikisi de yalan söylüyor.
Bu karşılıklı suçlamalar bir müddet devam ediyor. Sunucu bazen birinin sesini kesiyor, bazen seyrediyor reyting uğruna. Ne kadar çok ağlama ve kavga olursa o kadar çok reyting galiba. Bilemiyorum. Ama böyle bir orantı olmasaydı, stüdyodakilere ağlamamalarını, bağırmamalarını söylerler, dinlemeyenleri de stüdyonun dışına alırlardı. Ama bunlar böyle bir ortamın yaratılmasını sağlıyorlar.
Lerzan Mutlu Bacı'nın programını seyrettim biraz önce, aynı sevimsizlikler. Daha önce "Orada Neler Oluyor" programında milli kaynana Semra Hanım'ın damadının suçlamaları, saçmalamaları vardı. Şimdi de atv'de ismini bilmediğim bir programa bakıyorum çalışırken. Nihat Doğan, Banu Alkan, Yeşim Salkım vs var. Bir yarışma programı mı neymiş. Ben henüz ne programı olduğunu anlayamadım.
Nihat Doğan kimseyi konuşturmuyor. Elinde sazı olsa, "Aldı sazı eline..." diyeceğim ama ortada saz da yok kaz da...
Bu Nihat Doğan, ekranlarda milyonlarca kimsenin önünde " Ben aşiret çocuğuyum, arkamda yüzlerce insan var, şöyle yaparım, böyle yaparım..." diyen biri. Bir Allah'ın savcısı da hakkında soruşturma açmıyor. Neden? Bilmiyorum.
Sanki bu programları sadece bizim ve sizin mahalledeki insanlar seyrediyor. Tüm dünyada seyredilen programların bu kadar amatörce ve düşüncesizce yapılması, hiçbir devlet yetkilisinin müdahale etmemesi şaşırtıcı. Müdahale ediyor olabilirler ama netice ortada. Her gün aynı uyduruk konular.
Aslında benzer konular, kavga edilmeden, ağlanıp sızlanmadan, türban takma özendirilmeden yapılsa, çağdaş Türkiye'nin çağdaş görünümü altında faydalı, heyecan verici, bilgilendirici ve yönlendirici konular işlense daha çok reyting alırlar. Ama program yapımcılarının çoğu Türkiye'yi varoşlardan ibaret zannediyorlar. Türk insanını aşağıladıklarının ya farkında değiller ya da bir yerlere hizmet amacıyla kasıtlı olarak aşağılıyorlar.
Mustafa Mumcu 28 Kasım 2008 13:15