Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
437
 

Parti kapatmak demokratik değildir!

Parti kapatmak demokratik değildir!
 

Kaynak:İnternet


“He valla değildir!”

Demokrasiyi gerçek anlamıyla algılayan, uygulayan bireylerin oluşturduğu toplumlarda hakikaten de parti kapatmak demokratik hakları bir anlamda ihlaldir.

O toplumların parklarında “Çiçekleri koparmayınız” yazmaz, mesela, “Yerlere çöp atmayın!” da…

Trafik kurallarına uymak ahmaklık olarak da algılanmaz, bilmem anlatabildim mi?

Demokrasi kişiye özel değildir yani, hani mahalle aralarında dedikodu yapan kadınlar, adamlar vardır, herkes için söyleyecekleri mutlaka olumsuz birkaç şeyleri vardır sakınmadan doğru-yanlış, lakin haklarında konuşulmasına tahammülleri asla yoktur! (Övülme dışında yani…)

Şirketlerde akraba da çalıştırmazlar genelde, hani bizim pek alışık olduğumuz durumların tersine, her bir hükümet değişikliğinde de memurlar, rektörler, genel müdürler yer değiştirmezler, bilirler ki onlar birer piyon değiller!

Bir yerlerle karşılaştırma yapmak değil amacım, ancak sözde dolu dolu “demokrasi” diyen dillerin az buçuk da kulaklarını açmak isterim.

Geçenlerde bir mail aldım, itiraf ediyorum, gözlerim doldu: Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in yanlış anlaşılır diye oğlu Can Yücel’e Amerika’da eğitim bursu vermemesini, ki oğul harçlıklarını biriktirmiştir bu eğitim için, ancak oğlunun arkadaşına burs verdiğini ve bu kişinin de Prof.Dr. Gazi Yaşargil olduğunu anlatıyordu…

Demokrasi işine geldiğinde kullanılacak bir araç değildir!

Toplum bilinci oluştuğunda ancak güzeldir; diğer türlü eline alanın silahı haline gelir!...

Atatürk Türkiye’sinde amaçlanan demokrasi yalın halde olanıydı, toplumsal kalkınma, özgürlük esas olandı, lakin zaman içinde bir oyuncak oldu ellerde…

Her bir tarafından çekiştirile çekiştirile delik deşik oldu, din tacirleri madem demokrasi var, tarikatlarımı da kurarım, genç nesillerin akıllarını da çelerim dedi, etnik gruplar fişteklendi; demokrasi varsa sizin de toprak hakkınız var dendi.

Tak başına türbanını, al eline tespihini; hakların ihlal ediliyor aslanım çık dağlara dağlara… Ahanda silah sana!

Türban demokratik hakkımız söke söke alırız!

Apo zor şartlar altında, ya Apo’ya özgürlük ya da Türk’lere ölüm!

……

Ne demokrasi tek yanlıdır, ne de barış; neferler elde etmek pek bir kolay, bazı ülkelerde, hep gençlerdir öne sürülenler; gençler ki kendilerini bulamamışlardır henüz, arayışlarına bir çelme takmak öyle bir kolaydır!

Hele ki aile içinde birey olduğu kabul edilmemişse!

Demokrasi işte en çok burada yatar; anlayabilene: Çocuğunuz bir bireydir, size tabi olmasını beklemeyin!

Ahh… Bunu becerebilen kaç aile var?

Ağızlarda dolu dolu “demokrasi”, kulaklar tıkalı… Çocuğuna önem vermeyen ailelerin çocuklarına göz dikilir, ama Allah ile, ama kan ile, olmadı esrar ile kandırılır; yine de ağızlarda hep bir “demokrasi” vardır, o yapıyor, senin neyin eksik!

……

Parti kapatmak demokrasiye sığmaz!

“Doğru diyon lan!”

……

Kişisel çıkarlar için kullanıldığında nükleer silahlardan beterdir, barış yanlısı olsa PKK bu kadar kan döker miydi diye sorsam, bir sürü karşı çıkan olur, ama ısrarla diyorum, barış olabilir mi PKK’nın niyeti; bence mümkün değil!

Apo da bir barış elçisi değildir, DTP ise amaç ve aracı karıştırmıştır, bir anlamda mağdurdur, bir anlamda sanık; bir tarafı PKK, bir tarafı fişteklenmiş Kürt, AKP ise bana göre daha bir suçlu ama duruşu daha bir mağrur; Demokrasinin nimetlerinden en fazla yararlanan, en fazla da delik açan; açılımı halktan saklarken en çok düşündüğümüz ne olduğunu dahi bilmediğiydi, belki de amaçlı bir rotada ilerliyordu, kim bilir?

……

Demokrasilerde bu kadar gizli kapaklı şeyler olmaz aslında, herkesin sözü ortada, herkesin tavrı açıktır; Demokrasi de aslında budur!

Geri kalan laftır, boşuna değildir “Yerlere tükürmeyiniz!” tabelaları, yani…

Gülgün Karaoğlu

Aralık,15/09

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cevap ise meçhul! Biz yine de konumuza dönelim. Bu ülkede ne yazık ki doğrular değil ne yazık ki çıkarlar ön planda. Özellikle de siyasette. Bu yüzdendir ki ülkemiz bir türlü düzlüğe çıkamıyor. Bazı aileler var ki evladına esir gözüyle bakıyor. Kendi doğurduğunu bile bile. Bir insanın gözünde eserinin değerini ben bilirsem evladının değerini de sen çok iyi bilirsin. Az önce internette 12 yaşında bir kız çocuğunun ailesi tarafından iki kere satıldığını duydum. Ne kadar şaşırdığımı anlatamam. Değerlerimiz ne yazık ki ayaklar altında geziyor. Parti kapatmak etik değil ama baştakilerin işine geldi mi yapılıyor bir şekilde. Olan da milletimizin iradesine oluyor. Saygılarımla...

Ali Haydar ÖZKAN 
 22.01.2010 1:50
 

herkez kendine göre yontuyor, asirlarca sopa altinda yasamissin sonrada gel ben seni demokrat yapayim dedinmi böyle komik olursun iste, ben 1950 lerde hatirliyorum halka sordular ne anliyorsunuz diye, ben nara atatrim kime ne demokrasi var diyorlardi hala ayni

ahmet islar 
 15.12.2009 20:09
Cevap :
Sevgili Ahmet Bey, haklısınız demokrasi bol geliyor, lakin bol gelmesi için emek harcayanları da göz ardı etmemek gerek! Katılımınıza çok teşekkürler, selam ve sevgiler...  20.12.2009 5:52
 

Yüreğinize, klavyenize sağlık. Demokrasi diye bir yerlerini yırtanlar önce bir aynaya baksınlar. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 15.12.2009 16:59
Cevap :
:) Çok teşekkürler Osman Bey... Size ve zarif eşinize selam ve sevgilerimle...  16.12.2009 0:30
 

Değerli Gülgün Karaoğlu, Bilirsiniz, insanlar da bir yönleri ile meyve üreten ağaçlara benzerler. Hepsi, kendi topraklarında, yağmurlarında ve güneşinde (düşünmekte) üretmektedirler. Ve bir konuda sağlıklı, doğru sonuca gitmek; iddia ve karşı iddianın birlikte tartışılması ile mümkün olduğu da bilinmektedir. İzninizle şunuda ifade ederek konuya geçersek; "Kimse, bize karşı değildir, sadece kendi tarafındadır." Demokrasi aydın (erdemli) vatandaşlar istemektedir. Çünkü karşıdakine saygılı olmak en azından hoşgörüyü gerektirmektedir. Sadece; "Ben her zaman haklıyım, ben cennetim, ben doğruyum..." Demek kişileri çıkmaz sokaklara götürmektedir. PKK bir sonuçtur. Doğu ve güneydoğu yıllardır, üç-beş Ağanın zulmüne terkedilerek kolayca yönetimi benimsenmiştir. Lütfen araştırınız; Bu cennet ülkemizin diğer taraflarıyla birlikte, doğu-güneydoğuya ne zaman yol-su-elektrik-telefon gitmiştir. Ve kimlerin zamanında. Hepimiz ülkemizin huzurlu olmasını istiyoruz. Ancak herkesin. Sağlıkcakla kalınız.

Canmehmet 
 15.12.2009 15:27
Cevap :
Mehmet Bey, cumhuriyet yönetimi içinde ağalık yani feodaliteye yer yoktur aslında, neden Batı'da değil de Doğu'da devam etmiştir bu sistem? Neden hala töre zihniyeti hüküm sürmektedir, mesela? Yıllarca eğitim ve iş alanları ile desteklenmesini savundum Doğu'nun, hala da savunmaktayım lakin bir de işin şu tarafı olduğunu düşünmekteyim artık: İnatla reddeden sabit düşünceler de var, maalesef... Bu arada, seçim öncesi çamaşır makinesi hediye edilen evlerde elektrik ve su yoktu halihazırda, hani bir hatırlatayım istedim... Katılımınıza teşekkürler, selam ve sevgiler...  16.12.2009 0:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1338
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster