Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
733
 

Pina ve Ejderha Dövmeli Kız

Pina ve Ejderha Dövmeli Kız
 

...


Yaa resmen 2 saat yazdım ettim ama kaydetmemişim gitti güzelim film eleştirilerim. MB  de yazmaya başlıyalı az zaman oldu çok acemilik çekiyorum. Mesela neden hiç yorum almıyorum yazılarıma bunu anlamadım. Bir de kimdir bu editörler ne yer ne içer nasıl yaşarlar merak ediyorum.

İzmir'e geldim azıcık keyif yapayım dediydim dün epey cılkını çıkarmışım. Yok aslında diyet olayından dolayı gerginim. Ne zaman diyete niyet etsem çikolatalar elimde patlıyor. Evrenin bana bi gıcığı var biliyorum. 

Epeydir güzelce oturup film seyredemiyordum. Nihayet Pina'yı izledim. Toplumsal cinsiyet baskısına göndermeleri, dansın, müziğin ve ritmin konstrüksiyonu beni benden aldı resmen. Dansın görselliği kadar duygusallığı da sizi kucaklıyor inanın. Bedenleri o denli benimsiyorsunuz ki hem yoruluyor hem de dudaklarınıza bir gülümseme peydah oluyor. Daha güzel şeylerde olacaktı ama filmi birlikte seyrettiğim şahıs horladı. Bunu hayatında ilk kez yaptığını düşünüyorum. (Film seyrederken uyuması değil de horlamasından bahsediyorum yalnız). Aslında kasıt arayabiliriz bunda.

Diğer güzel film 'Ejderha Dövmeli Kız' bir çok insanın aylar yıllar önce seyrettiğini bildiğim bu film bana içimdeki psikopatla tanıştırdı. Ya resmen intikam ateşiyle şiddet yanlısı oluverdim. Karşı duruş konusunda epeyce kolaya kaçmış diye düşünüyorum ama insanın ilkel yanı hemencecik hortluyor. Ha bu arada pina'da uyuklayan arkadaş ejderhalı hatunu görünce gözleri fal taşı gibi oldu bir saniyesini kaçırmadı filmin (acısını umarım çıkarma şansım doğar bir vakit). Teknolojiye olan tutkumla birleşince seyre değer bulduğum filmde kendimle de hesaplaşmadım değil. İnsan nasıl hemencecik galyana geliyor yaa. Ensest olayını çok derinlemesine işlemişti film. Köklü bir ailenin evladının başına gelenleri öğrendiğinizde kanınız donuyor. Ama beni üzen konu o değildi. Beni üzen her zaman olduğu gibi bütün olayları bilip susmayı tercih edenlerdi. İşte aklımın almadığı bu. Nasıl bir zavallılıktır insaniyet namına. Susmak suça iştirak değilmidir. Göz yummak ne ölçüde insan vicdanına sığıyor. 

Komşunuz kadın ya da çocuk şiddete uğrarken ne derece susabiliyorsunuz. Ya bir çok erkeğin tacizine tecavüzüne uğrayan bebeleri hangi akla mantığa sığdırabiliyorsunuz. Taam yurdumuz sınırları içinde de çözümsüz kaldığımız olmuyor değil ama (genellikle çözümsüz kalıyoruz o başka) bir şeyler yapabilecek birileri olmalı diye düşünüp zavallı bir ümit taşıyorum. Bu noktada tıkanıp kalabiliyorum. Kadına ve çocuk istismarına karşı bir gün bütün dünyanın birleşmesini istiyorum. 

Bu yazının bir ana fikri olması gerekiyor sanırım. Bence film seyredebilmek, kitap okuyabilmek nefes almakla eş değer. Yaşadığımızın bir göstergesi. Müzik dinlerken nasıl zevk alıyorsam bütün bunları yaparkende mutlu oluyorum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba film ve kitap her ikiside dediğiniz gibi nefes almak gibi... Milenyum serisi geçen yıl sanırım isveç yapımı olarak gösterime sunuldu. Üç filmide büyük bir zevkle seyrettim gercekten iyiydi. Eğer bulabilirseniz seyretmenizi tavsiye ederim. Tekrar niye çekildi onu anlamış değilim inanın... Bence ilk versiyonu oldukca güzeldi... İyi günler..

pinar osmanagaoglu 
 07.03.2012 16:18
Cevap :
Aslan burcu olarak seni kutluyorum  18.03.2012 16:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 531
Kayıt tarihi
: 18.02.12
 
 

Tasarımcıyım grafik çalışırım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster