Uzun zamandır yazamadım. Elim, kalemim dondu son günlerde ülkemizde olan felaketlere. Birisi kasıtlı birisi ise doğal afet. Neredeyse Van'daki depremi de PKK yaptı demedikleri kaldı. Acı... Yüreğimin derinliklerine kadar hissedebildiğim ve kanadıkça gözlerime vurduğu o acıyı; tam kalbimin ortasında hissettim. Yazamadım. Yazılacak tek bir şey yoktu çünkü. Ne söylesem boş gelecekti gözü yaşlı annelere, kardeşlere, babalara. Bir yandan adalete bakıyorum, "PKK'lı da asker de benim oğlum, yeter artık barış olsun" diyen babayı hapis ile cezalandırıyor; bir yandan ise depremle yerle bir olan Van için " ilahi adalet" lafları ortalarda dolanıyor. Kayıplarımızın sebebine ise diyecek söz kalmadı. Şehitlerimize nasıl üzüldüysem, bu laflarda o kadar yüreğime taş gibi oturdu diyebilirim. Bu kadar cani ne zaman olabildik? Başkalarının acılarına, üzüntülerine "oh olsun" diyebilmeyi nasıl vicdanımız kaldırabildi? "Yazık" bile diyemiyorum artık. Biz ki, "komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" diyen peygamberimizin ümmetiyiz. Nasıl bu kadar acımasız, gaddar, merhametten yoksun kalabildik? Hiç mi uğramadı bize o merhamet duygusu. Biz kimiz biliyor muyuz? Padişah mı? Dünyanın yönetimini sağlayan mıyız? Yarın öbür gün başımıza depremin gelmeyeceğini sanarak mı yaşıyoruz? Adalet, hak, hukuk savunmak bize mi düştü? İnananılır gibi değil. Üzülerek söylemekteyim.
Bir zamanlar buralarda yazarlar olarak tartıştık depremi. 99'da yaşadıklarımızı anlattık ve düşmanımızın başına gelmesin diye dualar okuduk. Şimdi kalkıp ayırım yapar olduk. "Kürt'ün depreminden sanane, bizene" der olduk. Yani bu kadar alçalabildik daha fazla alçalamazdık. Ne farkımız kaldı ki, o ismini anmak istemediğim örgütten başka? Miliyetçiliğin sınırlarını bu kadar mı aştık? Bu kadar mı düşman olduk birbirimize ey müslüman halkı? Biz Türkiye Cumhuriyeti'ydik. Biz kardeştik. Bizi ayırmak isteyenleri biliyorduk ve ayrılmayacaktık inadına. Kürt dostlarımız elimizden tutuyordu düştüğümüzde... Şimdi bu mu oldu? "Senin adın Rojda, senin adın Berfin, senin adın Berivan; sende kürtsün en iyi kürt ölü kürt, ilahi adalet", diyerek mi egonuzu tatmin ettiniz de aşağıladınız bu kadar kürt insanları. Ne suçu var? İnsan olmanın ne suçu var anlayamıyorum...
Son günlerdeki izlenimlerimdi bunlar. Adım Rojda'ydı fakat Van'a yardım desteğinde en baş sıradaydım. Adım Rojda'ydı fakat şehitlerimizi görünce tüm gece uyuyamadım. Dualar ettim daha fazla kayıp vermeyelim diye. Adım Rojda'ydı hiçbir zaman etnik,sınıf, köken, kürt, laz ayrımı yapmadan TC kimliği taşıyan veya taşımayan herkesi sevdim.. Herkesi "insan" olduğu için kabullendim ve sevdim. Fakat insanlıktan nasibini almamış insanlar, çağ değiştikçe daha da artar olmuş. Yazık... Eğitim eğitim diyoruz ama bunu yapan insanların çoğu üniversitede okuyor. Demek ki okumakla adam olmuyormuş. Hem kürt hem laz kökenli bir ailenin kızıyım. Hem kürtlüğümde başım yukarda, hem Türklüğümle gurur duyuyorum. Bir çok da böyle düşünen kürt arkadaşlarım vardır. Aslında kürtlerde sanıldığı kadar kötü insanlar değil, ezilmelerine rağmen. Ezilmekten kastım, hala doğu insanının bizim insanımız değilmiş gibi davranılması. Haberciliğe kadar...
Barış içinde yaşamak, bence insanların ufkunu açmakla olmalı. İnsanlar hayata at gözlükleriyle baktıkları sürece hiçbirimiz kardeş gibi yaşayamayacağız galiba. Aslında bizi ne deprem öldürür, ne sel, ne doğal afet; bizi birbirimize olan nefret, kin, düşmanlık öldürecek...
Sevgilerimle