Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Trafikte Ford’culuk! Trafikte ya erkek erkeğe yarışır ya da kadınları taciz ederiz.

Sevgili Kuyucak, ben Zonguldak gibi isteseniz de kurallara uyamayacağınız engebeli bi yerde ve şehirler arası yollarda 7-8 yıl hiç bir kaza yapmadan araba kullandım. Sonunda pes ettim. Öyle namussuz, öyle insanlıktan nasip almamış sürücüler gördüm ki anlatamam. O salladığın kolun altına severek imzamı atıyorum. Sağlıcakla arkadaşım.

22 Ekim 2012 14:04
O türküyü bilen var mı?

Çok hoş bi yazı olmuş, severek okudum. Kasaba pazarlarını tezgah tezgah gezmeyi, koca koca şehirleri gezmekten daha çok seven biri olarak, "Bak, bu yazı da çok kısa düştü." dedim yine. Eline, diline sağlık.

11 Ekim 2012 01:01
Suriye üzerindeki akrabalık/komşuluk haklarımız…

Bizim sonumuz da aynen Müstecep'inkine benzemezse şaşarım. Sağlıcakla Kuyucak.

11 Ekim 2012 00:42
Ben, ben değildim artık!

Niye girerlerki, rüyalarımıza? hele böyle yıllar sonra...severek, duygulanarak okudum. elinize yüreğinize sağlık.

22 Eylül 2012 17:54
Ankara Bahçelievler Cumhuriyet Lisesi

Her satırda burnumun direği sızladı... O günlerin güzelliği bi yana, her şey bi yana.

19 Eylül 2012 19:34
Yalnızlık ömür boyu

Valla nedense oldum olası önünde milli olan herşey bende de kaşıntıya sebep olur. Heleki o milli tarih ile milli coğrafya! Tam da bize mahsus! O dersleri okuyanlardan bi hayır gelir mi bu ülkenin yarınlarına? Neyse, demem o ki; itiş-tıkış on parağrafa bi dünyayı sığdırmışsın yine. Zevkle okudum. Eline koluna sağlık. Sevgiyle.

18 Eylül 2012 11:12
Libya ve Yalvaç’taki cinayetler tartışmalara son noktayı koydu…

Sevgili Kuyucak, her satırına ortak olunacak bir yazı, yürekten kutluyorum seni. İlginç bi tesadüf, bugünkü Radikal gazetesinde tarihçi Ayşe Hür, islam toplumunun Batı düşmanlığınıve kapıldığı aşağılık duygusunun kökenini irdelediği bir yazı yazmış. O bilimsel tarihçiliğinin çerçevesine sadık kalmış ama senin yazın işin sosyal ve ruhsal yönüne de parmak basmış (laf aramızda senin yazını daha beğendim)ki, bence asıl önemli olan da bu. Sağlıcakla.

16 Eylül 2012 13:41
Soysuzun cezası ne?

Bir de; biz şöyle uygarız, böyle medeniyiz, bütün dünyaya uygarlığı biz götürdük, damarlarımızda da evvelallah asil kan dolaşıyor falan denmiyor mu? Maazallah, bi de damarlarımızda o kan dolaşmasaydı nolurduk acaba? Bu olay her yönüyle; bir zamanlar gerçekten binbir uygarlığa beşik olmuş Anadolu'nun gırtlağına kadar b..a battığının resmidir arkadaşım.

16 Eylül 2012 13:31
Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya davasına bende müdahil olmak istiyorum

Sevgili Kuyucak, bu ülkenin neresini tutsan elinde kalıyor. Dante halt etmiş. Asıl ilahi komedyayı biz oynuyoruz. İşçisi, öğretmeni, memuru... kimi 12 eylül gününe kadar verilen gazdan mayhoş olmuştu, kimi de; hani o "olgunlaşsın diye" bekledikleri şartların altında dönen dolapları anlamaktan (yahu bugün bile bunları anlamayan milyonlarcası var!) acizdi. Buna; içindeki mavi kart dışarıdan rahat görünsün, vatan hainleri sandık başında saptansın diye şeffaf ince beyaz zarfı, sandık başlarında bekleyen asker-polisi de ekle...Bingöl ve D.bakır da olmasa %100 çıkacaktı evet oyları valla. Velhasıl ABD'nin iyi çocukları işlerini biliyorlarmış. Yoksa bunca hala solcu geçinip de darbeciler yargılanmasın diyenler olabilir miydi? Saygı ve selamlar arkadaşım.

12 Eylül 2012 16:47
12 Eylül darbesi niye bu kadar kolay başarılı oldu?

Dediklerinin hepsine canı gönülden katılıyorum Kuyucak. Tek yanlışın yok. Halkından bu kadar kopuk, sırtını devletin resmi ideolojisine yaslamış ve dediğin gibi liderlerinin çoğu devletin adamı olan bir sol dünyanın hiç bir yerinde görülmedi. Zaten o yüzden de hiçbirinin halk tabanı olmadı. Olan, samimiyetle onların arkasından giden gençlere oldu. Hiç hak etmedikleri bir şekilde ezildiler. O günden buyana değişen bişey yok, yine aynı nakaratlarla aynı demokrasi türküleri söyleniyor. Bir farkla ki,şimdinin solu; düzenden ve düzenin sahiplerinden çok, o "sahiplerin" solun kafasını kırmak için kullandıkları, besleyip büyüttükleri şeriattan korkuyorlar. O yüzden de 12 Eylülün acıları bu kadar tazeyken bile bu defa darbecilere arka çıkıyor, hala devrimcilikten, soldan vs. bahsediyorlar. Oysa şu memlekette olan bitenler başka ülkede olsa bir değil,40 defa devrim olurdu. Kısacası, 89 yıldır sola ayar verenler işlerini iyi yaptılar. Ki, hala meyvelerini devşirebiliyorlar. Saygılar, selamlar

12 Eylül 2012 11:49
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 535
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 6569
Kayıt tarihi
: 12.12.07
 
 

Elazığ'ın, şimdiki adı Alacakaya olan, ama eskiden küçük bir madenci kasabasında; Güleman'da doğd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster