Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kürtçe-Türkçe ağıtlar

Kesinlikle naklısınız. Bir millet(Kürt, Türk, Ermeni) yok sayılıyorsa zaman gelecek ve o millet bu yok sayılmanın hesabını soracaktır. Bilinçlendikçe de bu hesap sormanın şekli değişecektir. Kürt sorununun temelinde de, evet bu yatıyor. Yok sayılma, asimile edilmeye çalışılma, baskılar. Ve özellekle Kürt sorunu askeri mantıkla çözülebilecek bir sorun değildir. Ki bu mantıkla hareket edildikçe daha çok kişi ölecek ve daha çok annenin yüreği yanacak. Barış dileğiyle. Sevgiler...

04 Kasım 2008 07:19
Delirmek istiyorum, deliremiyorum!

Dağlılarla bir arada yaşamak zor gerçekten. Dağlılar tesbiti Zülfü Livaneli'ye ait. Ki Türkiye'de yaşamak istemememin nedenlerinden biri de budur. Medeni bir toplum olabilmek dileğiyle...

03 Kasım 2008 02:34
Telekom ve türevlerini protesto ediyorum

Ben aboneliğimi iptal ettim. Gerekçeside fiyatların yüksel olması. En güzel tepkinin bu olduğunu düşünerek.

03 Kasım 2008 01:16
Irvin Yalom'la "Hergün Biraz Daha Yakın"

Merhaba. Çok anlamlı bir konuya değinmişiniz. Ölüm... Beni en rahatlatan ve en rahatsız eden kelimelerden biri. Rahatlığının nedeni bu dünyanın bana göre bir yer olmadığı görüşü, hissi. Klişeleşmiş bir cümle olduğunun farkındayım. Evet herkesin diline sakız olmuş "bu dünyü bana göre bir yer değil", aşk gibi... Neden değil sorusuna verilen cevaplar ne kadar mantıklıysa o kadar gerçekçedir bu hissiyat ve düşünce. Ölümün rahatsız edici yönü ise; sevdiklerimi benden önce alacağı düşüncesi. Yakınlarımdan daha kimse ölmedi. Dedelerim, anneanne, babaanne, teyze, hala hepsi yaşıyor. Onların yokluğuna alışmak imkansız gibi geliyor bana. Ve ölüme isyanım başlıyor bu noktada. Belki anlamsız bir isyan. Malum önüne geçebilecek argümanlarımız yok. Diğer bir yön ise onca yaşadığımız güzel şeyler, yarattığımız dünyalar herşey ama herşey yok olup gidiyor. Geriye hem sizden hiç kalıyor. Üzülüyorum. Zoruma gidiyor. Gelinde ölmeyin... Sevgiler...

30 Ekim 2008 07:17
Pazara mı? Mezara mı ?

İnsan büyüdükçe dostluk duygusu, kavramı sanırım şekil değiştiriyor. Ya gelişiyor ya da tükeniyor... Sevgiler...

24 Ekim 2008 04:39
Tahammülsüzlük

Neden tahammül edelim? Alıp gitse başını keşke. Herşeye, herkese tahammül eder olduk. Toplumumuzun psikolojisi haline geldi tahammül. Tahammül neye edilir? Tabiki kötüye. Kötüyle mücadele mi etmeli yoksa ona tahammül mü etmeli? Tahammül ettikçe daha da trajik hale gelmiyormuyuz?

24 Ekim 2008 04:36
Neredeyiz?

Elinizde boyalar boyuyorsunuz demek? Bir de boyayı temizlemeyi deneyin dilerseniz. Daha heyecenlı oluyor. Ve yeni dünyalar çalınıyor kulağınıza. Gözleriniz görüyor artık... Sevgiler...

24 Ekim 2008 04:31
Bülent Ersoy

Haklısınız. Büyent Ersoy olması gerekeni yapsaydı Bülent Ersoy olamazdı. Bu durumda olmak zorunda bir bakıma. Bizim gündemimizde yer alma derecesine göre de popülerliği artacak veya azalacaktır. Sınır ötesi operasyon konusunda çok haklı. Bütün aydınların böyle düşünmesi gerekiyor. Ama bizdeki aydınlar papucumun aydını maalesef. Sevgiler. Çoktandır yazmıyorsunuz anlaşılan....

24 Ekim 2008 04:18
Üç nokta...

Çok güzel. Üç noktayı ben de sık sık kullanırım yazılarımda. Devamlılık sağlar düşlere, düşüncelere. Gönle konulan üç noktada öyle... Sevgiler...

22 Ekim 2008 02:09
Anne benim babam niye öldü?

:(((( Gözlerim doldu. Elimizdekilerin ne kadar kıymetli olduğunu kaybedince anlıyoruz maalesef. İş, eş, aş diye başladığımız hayat koşusunda onları unutabiliyoruz. Ve unuttuklarımız birikiyor bir bir. Onları kaybettikten sonra düğümleniyor boğazımızda... Bu nedenle ölüme isyanım var hep. Ve dileğim hiç bir yakınımın ölümünü görmeden ölmek... Sevgiler. Teşekkürler. Sevdiklerimize hayatımızda açtığımız parantezlerin artması dileğiyle...

21 Ekim 2008 07:08
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 336
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 369
Kayıt tarihi
: 14.02.08
 
 

1983 Aksaray doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Aksaray'da tamamladım. Lisan eğitimimi Fırat Ünivers..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster