Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Zil çaldı

Sayın GÜNEŞİNSULARI; yorumuma cevaben yazıldığına inandığım yorumuna "Sayın" diye başladığınız için bende cevaben yazmış olduğum bu yoruma Sayın diye başlama gereği duydum yada içimden öyle geldi. Yazdıklarınıza katılıyorum sadece yazdıklarınızın bu yazı ile tam olarak bağdaşmadığına inanıyorum. Evet güzel bir yorum ama bu yazı okadar güzel bir yorumu hak edecek bir yazı değilki ben onu anlatmaya çalışmıştım. Melda kendi kafasına göre birşeyler yazmış sizde görmek istediğinizi Meldanın yazmış olduğu bu yazıda görmeye çalışmışsınız ve görmeye çalıştığınız şeyi yorumunuzda gayet güzel yansıtmışınız. Bu benim anladığım yada algıladığımdır...ee saygı meselesi bişey demiyoruz ki...Hadi kalın sağlıcakla, sevgilerimle.

23 Nisan 2011 16:31
Namazın kazası olur mu?

Öyle ise namazlarımızı kazaya bırakmayalım. Hatırlattığınız için tşklr. Yanlız yorumlar arasında "seferilik" konusu dikkatimi çekti! "Seferilik" Vatandan uzaklık yada yakınlık ile alakalı bir durum değil ki! 90 km lik bir yolculuğa çıkacak olanlar için ikamet yerinin son sınırında başlar ve o sınırdan sonraki girilen ilk nazam vaktinden itibarende kişi namazını "seferi" olarak kılar. Bunun süreside 1 gün değil 15 gündür. Tüm bu konular farklı noktalara insanın dikkatini çekiyor. Bütün bunların ayrıntılı bir açıklaması Kuran-i Kerimde yok! Öyle ise bilinmesi gerekenler haylı çok.

11 Şubat 2011 07:38
Zil çaldı

Güneşinsuları iyi özetlemiş ama hayret, bu yazıdan öyle bir anlam çıkmaz ki! Demek ki yazıyı değil seni özetlemiş...:) Bu yazının altında neden bunu yapmış ki, sankim yazıya yorum yapar gibi...? Neyse üzerinde fazla düşünmüyorum; Allahın hikmeti. Aslında şartlanmışlık her yerde ama aslı ve asaleti ortadan kaldıramıyor, bir şartlanmışlık bir başka şartlanmışlık ile ortadan yok olup gidiyor, sanki hiç olmamış / yaşanmamış / yokmuş gibi ve bütün şartlanmışlıklar ortadan kalkınca geriye bir tek şey kalıyor onu da sadece "Gel, ne olursan ol yine gel." diyerek ifade edebiliyor insan. Ortaçağın "Elit" İnsanları vardı, yada "Elit" diye sınıflandırılmış insanlar; bilgili, kültürlü, aristokrat....günümüzde "Zengin ve Eğitimli" olanlar sınıfı... elit.... Günümüzün zenginlerinden kimseye hayır gelmez, istisnalar müstesna, Eğitim; herkes evinin yolunu bulabilecek kadar eğitilmiş...Senin anlatmaya çalıştığın "elit" ne on ola ki?

12 Ocak 2011 22:42
Zil çaldı

Merhaba Melda...:) Ben kayıbım...:) Öylesine bir bakmıştım, burdamısın diye, burdasın, sevindim...haberci sağolsun, haber veriyor vermesinede hangisine bakalım, zaman yok, olanda iyice kısalmış yetişmiyor. Ha bu arada; bunun cahillikle falan ilgisi yok! Resmen gaflet, hemde en derininden. Cahillik sönük kalır, bu durum karşısında, kendini özletir. Yönetmen konusuna girmek istemiyorum, orası çok uzun hikaye, bu ufacık yorum kutucuklarını aşar, aşmayacak bir iki cümle ile yansıtmaya çalışsak bu seferde bizim aklımız şaşar. Ben inanıyorum ki gelişmeyen hiç bir beyin yok. Beyinlerin gelişme yönleri ise insan sayısınca çok...:) Birde yorumların hiç birini beğenmedim. Ne yapıyorsun, yorumculara yemek falanmı ismarlıyorsun yazılarıma yorum yapın diye. Yada anladım, şartlanmış onlar...:) sevgilerimle.

11 Ocak 2011 22:18
Zil çaldı

Koca bir hayat olmuş "şartlı refleks" Bunsuz yaşayamıyoruz artık ve bunsuz yaşadığını idda edenler için bile bu idda bir tür refleks, hemde "şartlı refleks." Artık kimse kendi hayatı içerisinde yaşamıyor, başka hayatların içerisinde kendilerine röl seçmişler, hayat sanki filim sahnesi! E durum böyle olunca, yönetmen filmi şekillendirir... "söz gümüşse süküt altındır." ...:)

07 Ocak 2011 23:51
Blog yazarlarına kutsal bir teklif

Bu çok güzel bir faaliyet olur. kitap olarak çıkacak olmasıda ayrı bir güzellik. katılımın olacağını tahmin ediyorum, tahmin etmekden öte garanti ediyorum. Organizasyonu yapacak kişinin elinde herşey. Aslında az bir uğraş değil, oldukca sıkıntıları var. Açıkcası bu işin sıkıntısını işin organizatörü çeker. Nerden biliyorsun dersen bütün bunları...sonuçlanamamış, buna benzer bir çalışmanın içerisinde bulundum...kabul ederseniz ben varım. saygılarımla.

24 Ocak 2010 01:33
İşte öyle birşey...

Güzel, güzel....çok güzel. Sevmekten vaz geçtiysen hadi gözün aydın, AŞK'la tanıştın demektir...:) Sevgiden vazgecenler bir tek şey için vazgeçmişlerdir...AŞK'ı tanıyan sevmekten vaz geçer. AŞK'ı bilmeyende her şeyi sever. Çok bilmiş gibi önüne ne çıksa sever...saygılarımla.

20 Ocak 2010 11:54
Gözde meslekler ve işsizler ordusu

Git üniversiteye, entel dantel takıl sonrada elindeki kağıt parçası seni iş sahibi yapacak zannet. Evet diploma önemli ama enim olun akıl ile alakası olmayan bir önem. İnsanlar üretken değil, ellerindeki fırsatları değerlendiremiyor. Bilgisayar öğretmeni olmuş ASP den haberi yok. Ne yapsın böyle mezunu iş veren. Ondan sonra eğitime suçu at. Okulda eğitim yok ki ne yapalım! Hiç okuluna gitmeyen takır takır yapıyor bu işi, ne haber. Ortada iş yok diye birbirinizi kandırmayın, iş çok çalışan yok. Kimseyide tepeden inme makam sahibi yapmazlar, ister dört yıllık ister dörtbin yıllık diplomanız olsun. çalışana iş çok, çalışmayana evet iş yok. Biraz sertmi oldu ne, buseferlik böyle olsun, neyse. Saygılarımla.

05 Ocak 2010 15:04
İş Dünyasının Yeni Eleman Kaynağı: Blog Siteleri

Fırsatlar çağı, fırsatsızlık esareti insana ne suna bilir. Büyümek kolay ama uyanmak zor...güzel, önemli ve verimli olabilecek bir alana dikkat çekmişsiniz, tşklr.

21 Aralık 2009 03:10
Oynuyorum, oynuyorsun, oynuyoruz.

Gzüel bir yazı, isabetli bir tespit. Çoğunluk kabul eder bunu, onay bakımından herkesden tam not alır ama iş icrate gelince kimse üstlenmiş olduğu rölden vaz geçmek istemez. Röller kabul edilir ama kimse kendi rölünün "röl" olduğunu kabul etmez. Herşey açık olsada kabullenmek zordur. Doğru bilinsede yanlışı devam ettirmek kolaydır. Doğru insanı rahata ve asıl istenene kavuşturacak olsa bile yanlışın aldatıcı kolaylığı insanı esir alır. Bu anlattıklarının bir milyon katı zaten islamiyette mevcuttur, çözümleri ile birlikde, ne varki röllerimiz gereği modern insanlarız ve çağ dışı şeylere karşıyız! İslamiyet çağ dışı olduğu için bizde bu tip güzelliklerden ve aslı olanı yakalmakdan uzak aktörlet topluluğuyuz. İnsan oğlu arayış içerisinde, röl gereği bazı gerçeklerden uzak olarak. Gerçeğin taklidi ama bize ait olmayan gerçeğin...bize ait olmayanın bize olan katkısı ne olabilir ki? Olsa olsa, röl'un sürekliliği. vakit geç değil ama erkende değil. saygılarımla.

29 Kasım 2009 20:43
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 15.03.09
 
 

10/09/1976 Rize/ Çayeli doğumluyum. Liseyi bittirdim, üniversiteyi terkettim. Eleman olarak çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster