Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
geçmiş zaman sevdaları...

"... bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti itti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği...''diyor edip cansever.sizin dizeler bu dizeleri çağrıştırdı bende.ve diyorum ki;sizin gibi bir yetenek,daha çok insana ulaşmalı,her insan bir deniz!kimbilir başkalarında neler çağrıştıracak dizeleriniz.

14 Aralık 2015 15:38
Yaş kemale erince...

özetle: yaşanan hiçbirşeyin sizi şaşırtmadığını farketmek, dingin ve huzurlu bir insan olmak, gülümseyerek karşılayabilmek hayalkırıklıklarını, sessizliği daha çok sevmek, daha az şeyi daha dolu dolu yaşamak, kullandığınız kelimeler aynı olsa da anlamlarının değiştiğini görmek, yağmuru ve sonbaharı sevenleri anlamak daha çok, ilkbaharın çocukca heyecanına daha çok kapılmak. dostların birbirini anlamaya başlaması, dostluğun eğlenceyi, alkolü, geceleri paylaşmaktan çıkıp hayatın her anına yayılması. anıların güzelliğine sahip olmak, ve geleceği daha güzel görebilmek. tüm dünyaya sahip olma düşüncesinden kurtulmak. bir yaşamın sıradanlığı içindeki gizleri keşfetmek.. ışığa ve renklere kanmadan grinin güzelliğini yaşamak.(alıntı)

06 Aralık 2015 00:45
Belki siz de okursunuz

hakan günday ile daha önce tanışanlar bilir; kitaplarında oldukça karanlık ve sarsıcı bir üslubu vardır. üslubunun bu kadar etkileyici olmasının sebebi, yazdıklarının karanlık olduğu kadar da “gerçekçi” olduğunu bilmektir. bu anlatılanlar asla olmadı, asla olamaz, asla olmayacak dememize fırsat vermez çoğu zaman. çünkü onun cümleleri, okuduğunuz anda, beklemediğiniz bir anda geliveren bir tokat etkisi yapar. aniden gelen bu tokat karşısında, kısa süreli bir şoka girmiş gibi olursunuz. ve ne tepki vereceğinizi kestiremezsiniz; ağlamak mı, bağırmak mı, sessizce kabullenmek mi... hangisi?... hakan günday, daha'sında, ilk tokatı attıktan sonra durmadan vurmaya devam ediyor çünkü. aynı durumların, ruh hallerinin, düşüncelerin, tasvirlerin, tabirlerin, sürekli altını çiziyor. hani çok beğendiğiniz bir cümlenin altını defalarca çizmekten kaleminizin altındaki kağıt yırtılıverir ya, siz de dayanamıyorsunuz ve bu kadar tekrardan sonra yere yığılıyorsunuz...[alıntı]

22 Kasım 2015 16:50
Niçin ben böyle ? Tembellik hakkı mı yoksa ?

foto galeri,facebook derken azıcık tanıma fırsatım oldu sizi.keşke antalyada olup destek olabilseydim seçim zamanı.bazı insanlar vardır,hayata anlam katar,onlar varken ölmek istemezsin çünkü güzellik katar hayata,işte siz o insanlardansınız.gülmek(gülmek sana yakışıyor diye bir sanat müziği şarkısı vardı),yazmak en önemlisi yaşamak size yakışıyor.saygılarımla...

01 Kasım 2015 23:17
İstatistikten Kediye mi geçtik?

"gece üstadıma sordum kaç kez : "bana bildir bu cihan sırrını tez." gülerek verdi cevap üstadım; "o ki ancak bilinir, söylenemez." (mevlana)

28 Ekim 2015 18:17
Niçin ben böyle ? Tembellik hakkı mı yoksa ?

elbette ki biri anlar ama cok da anlamak istemez bu olma halini.bazen birkac cumleyle ya da bir bakisla(bu belki yolda yorgun bir yabanci bakis,bazen anne,bazen yasli insanlar,bazen de kisinin asigi olabilir) anladigini belirtir ve hayata devam eder.aslinda enerjiyi ayrintilarin derininde bogularak,daha fazla dusunerek ya da yeni hedefler belirleyerek degil de buradan almak gerekiyor da olabilir.olmayadabilir.bocekler hareketsiz duran bireyin ustune konacak kadar cesaret kazanmamali diye dusunuluyorsa bu yorgunluk halinden kurtulmak icin ufacik isiklara derin karanliklarla cevap verip o isigi yutmanin yerine baska birseyler bulunabilir..(alıntı)

27 Ekim 2015 02:32
Binlerce kez iyi geceler

tıp okuyan ev arkadaşlarım vardı.psikiyatri stajı yaparlarken yanlarına gittim.bazı hastalar çok tuhaftı.bunlar ne olacak buradan çıktıktan sonra diye sordum.cevap;bunların çoğunu mafya,terör örgütleri kullanıyor,takip ettiklerinin yanında bazıları ilaçları bırakıp gözden kayboluyor.bunları işliyorlar bazı maddeler veriyorlar.bizim normal akılla anlayamayacağımız hallere giriyorlar, sonrası malum ankara suruç vb.olaylar. artık sağlıklı,mutlu olma isteğimi askıya aldım,hele hele böyle bir dünyaya çocuk getirmek,aman aman!m.mungan'ın bir fotoğrafa yazdığı gibi;''hayatta kal,gerisi kolay...''

25 Ekim 2015 11:41
TÜMÜYLE ANNE BABA OLABİLMEK

anne baba olmakla karı koca olmak arasındaki fark,banyo yapmak ile dus almak arasindaki fark gibi bir farktır, temelde fark göremezsiniz fark ayrıntıda gizlidir.(alıntı)

22 Ekim 2015 22:06
Binlerce kez iyi geceler

Aklınıza ülkemizde yaşananların gelmesi çok doğal.yalnış hatırlamıyorsam,filmin bir sahnesinde rebacca havaalanında istanbul'a ve kabil'e bilet kesiyor.Ben Markus'u anlamadım,adam hem eşini,kızını kenya gibi yere gitsinler diye cesaretlendiriyor,sonra da eşini sorumlu tutuyor.Kenya'nın her tarafı güvenli olsa ne olur?yazı üzerine filmi izledim,pişman olmadım doğrusu,sizin bu filmi izlediğiniz saatlerde ben de ''Tarafsız Bölge (No Man's Land)'' filmini izliyordum,izlemediyseniz öneririm.

22 Ekim 2015 21:51
TV yayınlarının toplum psikolojisi üzerindeki korkunç etkisi

...iyiler erken ölseler de çokça güzel anıyla hatırlanırlar. her ne kadar ihanete uğrayıp, hep terk edilseler de...(alıntı)

07 Ağustos 2015 18:54
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 13.12.09
 
 

Dünyadaki yaratılmış yaşayan bütün canlıların doğdukları ve hayat buldukları zaman diliminin evre..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster