Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Otomobil, tutku ve Anadol

Toplumun eski başarılarını hatırlattığınız için elinize sağlık. İktisat ta "karşılaştırmalı üstünlükler teorisi vardır" buna göre 60 lı yıllarda ülkemiz tarım ülkesi olarak kabul edilirdi. %70 kırsalda tarımla uğraşır,%30 u kentte yaşardı. Ancak, dış ülkelerin...! dayatması ile sanayi ülkesi olma yoluna gitti. Sonuç meydanda. Tarım öldü. Malesef kırsalda yaşayanlar açlık karşısında kente göç etti. Hatırlatmalıyım ki. Amerika ile yapılan antlaşma ile. Demiyolu yapmamaya söz verildi. Otomobil ve oto lastiği ithalatının 20 yıl yalnızca ABD den yapılacağına söz verildi. Karşılığında ABD ülkemize bedelsiz olarak Elli bin km asfalt yol yapmayı öngördü. Yaptıda. Nihayet ülkemiz en tasarruflu nakliye şekli olan demiryolundan göz göre göre mahrum kaldı. Yani oto ve lastik ithalatına mahkum kaldı. Sonuç ortada. Otomobil, trafik ve kazalarla başbaşa bir ülke. Çıkış yolu; Tarım ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine dayalıdır. (Aman! bu otomobil sanayi olmasın demek değil.)

23 Temmuz 2011 13:25
Evlilik = Konuşmak

Yılmaz bey, dün türkçe konusundaki yazınız dikkatimi çekmiş ve yorum yapmıştım. Bu yazınızın içeriğinde de sizinle aynı görüşü paylaşıyorum. Dilerim bu yazılardan feyz alan çok olur. Selamlar, Bülent Selen

04 Haziran 2011 20:03
Türkçemize sahip olalım

Sayın Yılmaz Bey, benimde önemsediğim ve yazdığım bu konuyu işlediğiniz için sizi kutlarım. Ben yazacağım, siz yazacaksınız belki birileri daha yazacak.İnşallah bir çok da okuyan olacak. İleride torunlarımızın da Türkçe konuşabildiğine inanmak istiyorum. Selamlar, Bülent Selen

02 Haziran 2011 20:59
Centilmen

Sevgili İhsan bey, Aylar önce söz konusu takımların ilk maçını birlikte izlemiştik ve ben sokaktaki adam gözüyle izlediğim maç hakkında düşüncelerimi Kendi blog'umda yazmıştım. Yazından anlaşılan şudur ki. O günden bu güne değişen bir şey yok. Demekki tespitlerim isabetli imiş. Ayrıca huylu huyundan vazgeçmez imiş. Senin görevindeki başarınla iftahar ettiğim gibi. Düşüncelerini ifade etme şeklinle de gurur duyuyorum. Köşe dedikoduları gelişme getirmez. Cesaretle ve mertçe böyle mecralarda ortoya konan görüşler kalıcıdır. İşe yarar. Kadir Ayar kadeşimizi de Seni de Tekrar Kutlarım.

02 Mayıs 2011 02:30
Teflon, çık hayatımdan!

Nil Hanım, İyiki yazmışsınız. Tesadüf ettim. Sanırım bende sizin kadar doğa ve doğaldan yanayım. Uygulama ve bakışlarımızda küçük farklar olabililir. Hep ve her şeyin doğal olanını kullanmak tabiki iyi ama sanayide üretilen ve hem pahalı hemde mahdut yerde bulunanlar genele pek bir şey ifade etmiyor. Lütfen mazur görünüz. Yazınız burada "esse"nin sattığı bir marka nın reklamını yapar gibi olmuş. Halbuki ekolojik yaklaşım bu değil. Mesele bizim her köşe başında bulunan toprak kaplarımız var. Bakır kap kültürümüz ise tarih oldu. Çok özetle; sanayi tipi ve pahalı ürünlerden uzak durmaya çalıştıkça ekolojik yaşama yaklaşıyorsunuz. Konuyu önemsemeniz bile çok güzel. Elinize sağlık. Bülent Selen

13 Mart 2011 01:30
Hentbol ile kazandım, sıra hentbol ile kazandırmaya geldi.

İhsan bey,blog'unuz hayırlı olsun. Okuyanın azaldığı ortamda yazma özverisi göstermezi tebrik ederim. Vefa borcu kavramını hatırlamamızı sağlayan yazınızı severek okudum. Mesajınızın algılanması ve dalga dalga yayılmasını dilerim. Sevgilerimle, Bülent Selen

18 Şubat 2011 01:20
İki Gözüm

Deniz hanım, siz şiir yazmıyorsunuz…! Ruhunuzu, ezeli ve ebediyen benzeri olmayacak bir parmak izi gibi gönüllere “nakş” ediyorsunuz. Kutlarım, Yüreğinize sağlık. Bir kırgınlık seziliyor şiirde. Nasıl mı? Aşık Veysel’in ; Beyhude dolanan, boşa yorulan, ne vefa gören, ne fayda bulan, aşık olduğu “kara toprak” şiirindeki gibi bir kırgınlık bu. Yada tersinden bakarsak. Hakka olan aşkı da yansıtıyor aynı zamanda. Doğrusu. Veysel in duyguları ile pek örtüşmüş, gönül gözünüz. Kutlarım ne mutlu size

03 Aralık 2010 22:21
Milyonlarca insan

Deniz Hanım. Söz ettiğim fırsatı buldum ve şiirlerinizi okudum. Efendim. Zatı aliniz, bir defa bizlerden önceki neslin dilini ve uslubunu yaşatmaktasınız. Bizlerin dönemini pek tabi yansıtmakltasınız. Az da olsa yeni nesil ile bağlantıdasınız. Özetle şiirleriniz 7 den 70 e herkesin ilgi ve duygu alanını kapsıyor. Ama bilirsiniz şiiri gönül gözü aralık olanlar algılar. Başkalarını bilmem ben hepsini çok sevdim. Benim dizelerim sizin "iğne oyalarınızın" yanında "teğel" kalır. Gönül dolusu sevgiler, Bülent Selen

01 Aralık 2010 01:31
Stresinizi yastık mı alsın fıstık mı?

Merhaba Oktay bey, Başkalarını bilmem ama benim stres düzeyim yazınızı okuduktan sonra bir nebze olsun azaldı. Elinize, yüreğinize sağlık. Hele Rıza Pekkutsal'ın şarkı yaptığı "Hırtada hırta fırtada fırta zırtada zırta zırt. Estane mestane koyun kuzu kestane.....!" bunları hatırlayan hele birde yazarak geleneksel kültürü yaşatan insanlar olduğunu görmek bir kez daha mutlu etti. Develi Hassanın geldiğini..... "Olanlar size oldu ben gene çivilememi yapıyorum... "ile devam eder değilmi? Ne güzeldi mizah. O günleri hatırlattınız. Kaleminize kuvvet. Kolay gelsin. Sevgiler.

20 Kasım 2010 13:12
Avrupa, Kentleşme ve Türkler

Ne mutlu kenti, kentliyi ve sorunlarını irdeleyenler olması. izninizle küçük bir katkıda bulunmak isterim. Gıpta ile gezdiğiniz Avrupa kentleri sokaklarında, bizi cezbeden görünüm, birazda "her kesin kendi evinin önünü süpürmesi" örneğindeki gibi kendi haklarını bilmesi ve korumasından kaynaklanıyor. Benzer yasalar bizde de var. Ama kulanan yok ki! "neme lazım" ya da "bana ne boşveer" anlayışıdır bizdeki. Biz yeni kentlileşme sürecini yaşıyoruz. Kentli olmak üç nesil kentte yaşamak olarak kabul ediliyor. O gün geldiğinde örneğin;İstanbuldaki ...köyü, ...kasabası, ... kentini koruma ve yardımlaşma dernekleri olmayacak. Aynı kişiler kendini artık kentli kabul edecek. Kent kurallarının uymayı içselleştirecek. Kısaca yasa aynı, insan farklı. Oradaki hakkını kendi arıyor. "Devlet takip etsin bana ne" demiyor. Tabirimi mazur görsünler. Bu gün kentdeki durumu en iyi "ne deveyiz, ne kuş" tabiri ifade ediyor. Sevgiler, Bülent Selen

22 Ağustos 2010 20:37
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 956
Kayıt tarihi
: 09.07.10
 
 

Marmara Üniversitesinde  İşletme okudu. İstanbul Üniversitesinde yüksek lisans yaptı.  Dış Ticare..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster