Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Vicdani ret bize uyar mı, uyar...

İyiki bu konuyu kaleme almışsınız. Her yönüyle irdelenmesi gereken bir konu bu. Düşüncelerimiz bire bir çakışmasa da. Ortak paydalar oldukça fazla. Zaten önemli bir yönüyle almışsınız. İyiki yamışsınız. Benim yazınızın katılmadığım yönü ise kısaca şöyle: Cani ve katillerden başka kim bayıla bayıla insan öldürmeyi kabul eder ve severek isteyerek benimser ki? Bu bir nöbet. Günlerden bir gün gelir de bu istemeyen bu nöbeti terk etme hakkına sahip olursa, yarın bu nöbeti tutacak vatan evladı bulamaz bu ülke. Analar ise artık asla "vatan sağolsun" demeyecektir. Çanakkalede yitirdiğimiz şehitlerin ise kemikleri sızlayacak ve "biz de hiç insan öldürmeyi istemezdik" diyeceklerdir. Öyledir de Anadolunun insanı yiğittir ancak öldürmeyi sevmez. Sevgiler, Selamlar

19 Kasım 2011 22:49
Muhteşem Yüzyıl Dizisi neden çok tartışılıyor?

Her ne yönüyle olursa olsun. Bu dizi yararlı. Bakın tartışma yaratması en faydalı yanı. İlgi duyanlar kulak kabartır. Tartışmalar içinde doğrular yer alır. Bilenler düzeltir Bilmeyenler öğrenir. Öğrenme dediğimiz bu değil mi? Alexin poposunda ki sivilce, ya da falan mankenin kimle ne yaptığının tartışmasından bin kat iyi. Yoz dizilerden iyidir. Keşke daha çok tartışılsa. Bu ilgilenen fazla anlamına gelir. Düşünsenize. Tarihe ilgi! Bülent Selen

01 Ekim 2011 09:44
Allahımıza şükür İbrahim Tatlıses evlenmiş!

Uyduruk bir haberde benden. Cern deneyi Tarihin en kapsamlı fizik deneyinin yapıldığı Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ndeki (CERN) bilim adamları, atomaltı parçacıkların ışıktan daha hızlı hareket ettiğini ölçtüler. Bu izafiyet teorisinin ve Anştaynın tarihe karıştığı anlamına gelir. Sizden özür dilerim. Saçma şeyler söylüyorum. İbrahim "imparator" haberleri varken. Nelerden bahsediyorum. Gene saçma ve gereksiz ama güneydoğudaki eğlence sırasında şehit olanlara allahtan rahmet, ailelerine sabır ve baş sağlığı dilerim. Gazilere ise geçmiş olsun. Bülent Selen

01 Ekim 2011 09:44
Boşanmak out, beraber yaşamak in!

Sayın Merve Hanım, Fikrinize sağlık."Evlilik zor müessese, bir aileyi sürdürmenin, yalnızlığı sürdürmekten daha zor olduğu doğrudur. Ancak aklı başında insanlar için bu çok zor da değil. Evlilikte toleranslarımızı iyi kullanmamız gerekir o kadar. Evlenip yıllar geçtikten hele çocuk sahibi bile olduktan sonra, hala “Bu benim idealimdeki insan değilmiş, daha iyisine ulaşmalıyım.” yanlışını yapanlara sıkça rastlıyoruz. Bu en büyük hata, hem kendine, hem eşine, hem de çocuğuna bir sürü tatsız sonuçlar doğurur. Bu sorumluluğu almak kolay olmamalı. Bu tarz bir davranış şekli ancak başına buyruk, “Ben yaptım oldu.” tarzındaki insanlara mahsus bir tavır. Her yaşanmışlığın geleceğe yansımaları var çünkü." aynı konuyu başka açıdan bende ekdeki bloğumda yazdım. Sevgiler

01 Ekim 2011 09:43
32 sene önce Trekking

Emekli T.H.Y. kabin amirlerinden Sevgili Arkadaşım Ayşe Erbil, mail yoluyla üstteki yazı ile ilgili bir düzeltme göndermiş; Kendisine Teşekkür ederim. "sevgili bülent, yazını okudum güzel de, yükseklik yani irtifa artınca basınç düşer.basınçla yükseklik ters orantılıdır. yükseldikçe basınç düşer, irtifa azaldıkça basınç yükselir. Basınç düştüğü için oksijen azalır. Uçaklarda kabinin tazyikli olmasının nedeni oksijen miktarını ayarlayıp insanın yaşayabileceği bir ortam yaratmak içindir. Blog yazını düzeltsen iyi olur. Dağa tırmanış bölümündeydi sanırım." sevgiler

25 Eylül 2011 14:33
Boyum hep kısaydı kız kardeşimden...

Sayın Gülgün Hanım, Blog yazınızı face book da rastladım. Uzun olmasına rağmen samimi ve sıcak uslubunuz beni sabırla sonuna kadar okumaya sevk etti. Evet toplumun her ferdinin ama küçük, ama büyük, ama az, ama çok travmaları var. Her zamanda vardı. Ancak bizler "travma" kelimesini son yıllarda kullanmaya başladık. Aslında önceleri tıp çevreleri kullanırdı. Hala da biraz öyle. Sizin yabancı dille yakınlığınızı görünce hiç yadsımadım. Nacizane bu konuya geçmiş günlerde ben de değindim. Ama ben daha bir iyimser bir tavırla kaleme almıştım yazımı. Bu konu özellikle kentlinin büyük sorunu. Çünkü danışman "psikolog" ve "psikiyatrist" müesseseleri öyle pahalı ki. Bu sebeple alternatifleri türedi. "Yaşam koçluğu" gibi. ÖSS puanlarında çok az sayıdaki psikoloji bölümleri süratle en üst sıralara yükseldi. Nedeni ise malum en iyi kazandıran meslekler arasında. Müşteriler şimdiden kuyrukta.Ben de "SEVECEKSİN" isimli yazımı bu nedenle herkes için yazdım. Okumanızı salık veririm. Sevgi ve Selamlar

13 Ağustos 2011 19:46
Otomobil, tutku ve Anadol

Toplumun eski başarılarını hatırlattığınız için elinize sağlık. İktisat ta "karşılaştırmalı üstünlükler teorisi vardır" buna göre 60 lı yıllarda ülkemiz tarım ülkesi olarak kabul edilirdi. %70 kırsalda tarımla uğraşır,%30 u kentte yaşardı. Ancak, dış ülkelerin...! dayatması ile sanayi ülkesi olma yoluna gitti. Sonuç meydanda. Tarım öldü. Malesef kırsalda yaşayanlar açlık karşısında kente göç etti. Hatırlatmalıyım ki. Amerika ile yapılan antlaşma ile. Demiyolu yapmamaya söz verildi. Otomobil ve oto lastiği ithalatının 20 yıl yalnızca ABD den yapılacağına söz verildi. Karşılığında ABD ülkemize bedelsiz olarak Elli bin km asfalt yol yapmayı öngördü. Yaptıda. Nihayet ülkemiz en tasarruflu nakliye şekli olan demiryolundan göz göre göre mahrum kaldı. Yani oto ve lastik ithalatına mahkum kaldı. Sonuç ortada. Otomobil, trafik ve kazalarla başbaşa bir ülke. Çıkış yolu; Tarım ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine dayalıdır. (Aman! bu otomobil sanayi olmasın demek değil.)

23 Temmuz 2011 13:25
Evlilik = Konuşmak

Yılmaz bey, dün türkçe konusundaki yazınız dikkatimi çekmiş ve yorum yapmıştım. Bu yazınızın içeriğinde de sizinle aynı görüşü paylaşıyorum. Dilerim bu yazılardan feyz alan çok olur. Selamlar, Bülent Selen

04 Haziran 2011 20:03
Türkçemize sahip olalım

Sayın Yılmaz Bey, benimde önemsediğim ve yazdığım bu konuyu işlediğiniz için sizi kutlarım. Ben yazacağım, siz yazacaksınız belki birileri daha yazacak.İnşallah bir çok da okuyan olacak. İleride torunlarımızın da Türkçe konuşabildiğine inanmak istiyorum. Selamlar, Bülent Selen

02 Haziran 2011 20:59
Centilmen

Sevgili İhsan bey, Aylar önce söz konusu takımların ilk maçını birlikte izlemiştik ve ben sokaktaki adam gözüyle izlediğim maç hakkında düşüncelerimi Kendi blog'umda yazmıştım. Yazından anlaşılan şudur ki. O günden bu güne değişen bir şey yok. Demekki tespitlerim isabetli imiş. Ayrıca huylu huyundan vazgeçmez imiş. Senin görevindeki başarınla iftahar ettiğim gibi. Düşüncelerini ifade etme şeklinle de gurur duyuyorum. Köşe dedikoduları gelişme getirmez. Cesaretle ve mertçe böyle mecralarda ortoya konan görüşler kalıcıdır. İşe yarar. Kadir Ayar kadeşimizi de Seni de Tekrar Kutlarım.

02 Mayıs 2011 02:30
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 947
Kayıt tarihi
: 09.07.10
 
 

Marmara Üniversitesinde  İşletme okudu. İstanbul Üniversitesinde yüksek lisans yaptı.  Dış Ticare..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster