Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bu blog'da;insanlara tepeden bakan netameli, kaç kişi var?

Tüm satırların altında 'hemzikir' imzamı görebilirsin :)) Dikkatli bakacağına ve bu imzayı gözden kaçırmayacağına eminim üstat. Yermelerim de övmelerim de ortak anlayacağın. Haaa! Bu arada! Sadece ama sadece ve illaki sadece benimle ilgili bir blog ne zaman çızıktıracaksın diye de merakla beklemekteyim. Her seferinde 'hah işte! Üstat bu sefer kesin beni de yazmıştır' diyorum ama nafile! Sonra gelsin hayal kırıklığı :)) Kal sağlıcakla..

13 Ekim 2008 12:50
Ben bir Şirin kumrudan ayrıldım...:((

Hakikaten kıyamam Semoşum, şaka demiyorum inan. O kadar hırpaladın kendini, üzülüyorum vallahi. Seni gördükçe kendimi gaddar hissediyorum inan :)) Teyzesinden de selamını götürecektin, umarım unutmamışsındır. Hoşgeldin İstanbul'a fıstığım. Sağlıcakla..

06 Ekim 2008 19:07
Blog dostlarım kimler!

Ne yazdığımı birebir hatırlamam mümkün değil ama sanırım şöyle birşeylerdi :)) Adım(ız) bu yazıda geçtiği için değil ama yazılanlara katıldığım için katılıYORUM deme ihtiyacı hissettim. Ben de bu konuda seçici olma taraftarıyım. Bu düşünceyi, insan ayrımcılığı veya ukalalık olarak yorumlayacak çok zihniyet var MB de ama bu beni fazlaca ilgilendirmiyor. Seçici olmak, kendi eleğimizden geçen dostları yaşamımıza katmak, hem yaşam hem de dostluk kalitesini yükseltecektir. Kendi adımı ve sevdiğimin adını listende görmek ayrıca mutluluk verici. Sağlıcakla kal..

25 Eylül 2008 10:48
Babalar evde olun...

Demek niyetim sadece. Kapıdan uğradım yani fazla kalmayacağım :)) Sizin için dileğim o ki; sorunsuz ve korkusuz gelip geçen günleriyle, sıcacık bir aile yumağı olarak yuvarlansın yıllarınız :)) Tekrar hoşgeldiniz.

22 Eylül 2008 22:03
Yaşamın kıyısındaki Şirin kumru...

Bari ben de anlatayım. Benim de bir oğluşum vardı, adı fıstık. Almanya'ya giderken de götürdüm, orda 4.5 yıl yaşadı bizimle. Bi de alaman gelin aldıydım ona, evermiştim oğluşumu ama göremedik soyunun devamını. Gelinim paso yumurtlamıştı ama benim oğlanda iş yokmuş :)) Çıkmamıştı hiç bir yumurtadan yavru. Fıstıkım bizimle 7 yıl yaşadı ama maalesef yaklaşık ü yıl oluyor kaybedeli. :(( O kadar özlüyorum ki! Alışınca çok zor geliyor. ok! İyi ki varsın sen canımcığım. Eminim kuşlar da benim gibi düşünüyor. Sağlıcakla kal..

22 Eylül 2008 19:37
Yine yeniden Gül'ün içinden :)

Sen yokkene acık cadılık yapayım dedim ama süpürgemi çalmışlar kapımın önünden ;) Güz'üm öyle diyor bana, süpürgesiz cadı taktı adımı :)) Hoşgeldin tekrar. Sağlıcakla..

20 Eylül 2008 20:01
Çocuklukta öğrenme tutkusu

Çok memnun oldum bu kitapla tanıştığıma. :) En değerli bilgi kaynağımız olmaya devam edebilseydi keşke kitaplar :( Hani 'bizleri yaşamboyu eğitmesi ve çıtayı yükseltmesi gereken diğer kaynaklar' adına, bir örnekleme olarak ele aldığınız televizyon yayınları var ya? Mesleki olarak özellikle yakın durduğumdan biliyorum.. Keşke dediğiniz gibi sadece ''Daha çok insan izlesin ve daha çok tüketsinler'' gibi bir özendirme içinde kalabilseydi! O beyaz(!) ekranlar gerçekten artık öyle bir 'cangıl' halini aldı ki; içindeki kapkara bataklığa çekip yok etmeye başladı tüm insani ve kültürel değerleri. Aile kavramını, insan ilişkilerini, terbiyeyi, kültürü ve (her toplumda kendine özgü bulunması/korunması gereken) değerleri büyük bir hızla içine çekip yok eden sayısız bataklıklarla doldu nerdeyse.. Düşenin nerdeyse hiç kurtulma şansı yok! Umarım kurutmayı başarırız bataklıkları ve umarım 'kitaptan baltalarımızla', biraz çeki düzen verebiliriz o vahşi cangıla. Olur mu dersiniz? :)) Sağlıcakla kalın..

20 Eylül 2008 11:32
Herkese merhaba...

Hoşgeldiniz aramıza. ieği burnunda bir üyemizi bugün kendi sayfamda ağırlayınca ben de iadei ziyerette bulunayım istedim. Bebeğiniz ömür boyu sağlıklı, mutlu ve 'analı babalı' büyüsün inşallah. Sağlıcakla kalın..

18 Eylül 2008 19:26
Sözüm meclisten içeri...

Ama utanıyorum da şimdi! Çok doğru tespitler hepsi Ömer Beyciğim. Fazlasıyla zahmet olmuş size :))))) Ama sizin bilmediğiniz bir detay vardı; ''Ben H'amfendiyi kişisel meselem yüzünden harcadım ve sürdürdüm!'' Pek agresifim bu aralar üzerinize afiyet. Sağa sola saldırıyorum, elimde değil! Sebebini ben bilmiyordum ama duydum ve öğrendim. ''Ben, sevdiğim insandan ‘sevgilimden’ ayrılmışım da, ondan böyleymişim'' Ex MBci hanım kızımız böyle buyuruyorlarmış sağda solda. Hırsımı çıkaracak yer arıyormuşum :)) Ama ayrıldığım(ız)dan haberim yoktu! Siz duymuş muydunuz böyle bir olayı? Güvenirim sizin istihbaratınıza. HATTA EN ÇOK SİZE GÜVENİRİM BU KONUDA! ;)))))

12 Eylül 2008 13:59
Benim yazım seninkini döver!

Bir de ''okumak ve özümsemek'' ve ''bakmak ile görmek'' arasındaki farkları da algılayabilsek! Genel geçer okumak yerine, (özümseme yönümüzü besleyerek), okuduğun şeyi doğru anlayayabilmeyi başarsak..Yazılanlar neyi anlatıyor tam olarak'' detayını kavrayabilsek. Her baktığımız şeyi 'gördüğümüzü' de iddia etmesek! Nasıl güzel yaşanası bir dünya olur değil mi? Hoşgörü, dostluk, kardeşlik, hak, hukuk, eşitlik, cart-curt, vs.. Bu kavramları içi boş halde 'dilimize misafir etmektense'.. Aaah bir de ''dolu dolu giyebilsek kimliğimize, kişiliğimize''.. (Aptal olmadığımı söylersem eğer, egomu da çok ortalara dökmüş olacağım şimdi. Hay bin kunduz! nasıl yapsam acaba?) Ego sahibi olmayanlar, kendilerini kimseye kanıtlama ihtiyacı da hissetmezlerdi değil mi? (Pardon, oluyor arada böyle ego kaçakları). Aklım bana yetiyor şükür'' desem?.. ''Egom yok'' ama (dünyanın enn harikulade ve ennnn hoş dalgalı saçlarına sahip kadını olaraktan şahsen), saçlarımı kurutmak için 'vigom'' var. Saygılarımla ;))

12 Eylül 2008 13:21
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 889
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2033
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster