Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sözcüklerin Büyücüsü (Kimi arıyorum? Biliyor musunuz?)

Habercimde, yeni yazının başlığını okuduğumda anladım kim olduğunu desem inanır mısın? Satırlar ilerledikçe de yanılmadığımı teyit etmenin tebessümü yayıldı yüzüme ve sonuna kadar eşlik etti bana :)) Yüreğine ve ellerine sağlık, o kadar güzel bir yazı olmuş ki! Benim arkadaşım sadece kelimelerin değil, hayatın da büyücüsü. Yataktan bile kelebek çıkarıyor, n'aber? ;))) Kal sağlıcakla..

17 Temmuz 2008 13:06
Kararlı mısın, inatçı mı?

''keşke'' ile başlayan cümlelerimiz ''-seydim, -saydım'' ile noktalanıyorsa... Önümüzdeki yığına takılıp daha çok kereler tökezleyeceğiz anlamına da gelir ki; sanırım o yığının içinden ''iyi ki'' ile başlayan cümleleri nasıl kurabileceğimizin anahtarını bulup çıkarmaya çalışmakta fayda var! Hepimizin ''iyi ki'' lerinin çoğalması dileğiyle.

13 Temmuz 2008 17:23
Ben kendimin neyi olayım ?

Kendinin falcısı ol sen. Yorulmadan söyleyi söyleyiverirsin herşeyi! Bizimkileri bu kadar biliyorsan kendininkileri nasıl bilirsin, düşünmek bile korkutuyor vallahi :))) Kal sağlıcakla..

10 Temmuz 2008 17:57
Ukala kız

Kızcağızdan ne istiyorsun anlamadım valla. Ağzı var dili yok. En azından biz öyle görük :)) Akşamlarından birine eşlik eden arkadaşlardan biri olarak, herşey için teşekkürler dostum. Hepsi enfesti :))

10 Temmuz 2008 17:51
Olimpos'da yaseminler zamanı...

İmreniyorum ama kıskanmıyorum, haberin ola Neşem :)) Tam oniki yıl oluyor Olimpos'a gitmeyeli. Adrasan diye bir kıyı köyünde (Çavuşköy'dü sanki ikinci adı) şirin mi şirin pansiyonda etmiştim en güzel kahvaltılarımı ben de. Güzel karelerinle tekrar gitmiş kadar oldum. Umarım birlikte gitmek ve ay ışında patikadan Yanartaş'a çıkıp, ateş başında şarkılar söylemek kısmet olur :)))

06 Temmuz 2008 01:25
İçimin Gitmeleri

Üzülmeler olmasa sevinmeyi anlayamazdı insan. Ayrılıklardır hep kavuşmaları anlamlı kılan. Uzakları bilmektir iki adım ötesini yakın yapan, Hem!?? Hayat da zaten bir tezat değil mi, ‘’Yaşamak’’ ve ‘’Ölmek’’ arasında sıkışıp kalan?!. (Çook eski bir blog yazımdan)...

05 Temmuz 2008 03:36
Tanıyamadığım anneme!

Ne denebilir ki şimdi?.. Okudum... Okudum... Okudum... Okudum... ... ... Ve hep okuyacağım duyması gerekenin de duyduğunu bilerek... ikinizi de çok seviyorum.

28 Haziran 2008 12:22
Dönme dolap

Hayatsın sen :))) Ya hayat (tüm renkleriyle) içinde dolu dolu yaşıyor ya da sen hayatın içinde dolu dolu yaşıyorsun :)))) Yüreğine sağlık...

20 Haziran 2008 00:07
Eli silahlı magandaların erkeklik egoları!...

Düşünüyorum da, o ayı gibi görünen ama insan gibi davranan ayıları aramıyor oluşumun sebebi, belki de insan gibi görünen ama ayı gibi davranan birilerinin çoğalmış olmasından olabilir mi?!! Hem bu yeni nesil ayılar(!) kızgın saçlar üstünde kendi ayaklarının yanması pahasına dans öğrenmeden, kendi keyifleri keka vaziyette, içgüdüsel olarak kıvrak danslar sergiliyorlar. Kendi ayaklarını yakıp başkalarını eğlendirmiyorlar ama kendileri eğlenirken(!) başkalarının canlarını yakıyorlar! Kına gecelerinde, düğünlerde, galibiyetle biten maç sonralarında, hatta ve hatta artık ‘’ramazan geldi diye’’ bile sevinçle dans edip eğlenirken(!) ellerindeki silahlarla çok canlar yakıyorlar. Evet evet! Kesinlikle karar verdim ki, çocukluğumdaki kaymaklı yoğurtlarımla birlikte hayatım da daha lezzetiymiş. Tadından yenmiyormuş hatta. Ve çocukluğumdaki dansçı ayılar, bugünkü burnu halkasız ayılardan da çok ama çok daha az tehlikeliymiş!

19 Haziran 2008 23:41
Zamanı Olmayan Mektuplar

Güzaltı ne güzel söylemiş Özom! Ben de yüreğinden öpüyorum seni...

19 Haziran 2008 23:29
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 889
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2037
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster