Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Evlenme ehliyetiniz var mı?

Merhaba Olcay Hanım; Aynı haberi ben de sizin duygularınızla okuyup hayal kırıklığına uğrayanlardanım. Konuyla ilgili olarak "Evlilik Okulu" adıyla ciddi bir proje de hazırladım ama maalesef devletten yetkili bir kişi veya kuruma ulaşamadım. Ulaşmak için belki yeterince çaba göstermedim veya doğru kişilere ulaşamadım, bilemiyorum. Ancak hala konuyla ilgili bu projemin en kısa sürede hayata geçmesini umut ediyorum.

11 Şubat 2015 23:57
Alevileri Gayri Müslim olarak gören Fatih Portakal Paketi

Sevgili Tekin; Keşke "yanlış anlamışsınız, yanlış duymuşsunuz veya yanlış yazmışsınız" diyebilseydim... Yazdığınız paket eleştirinize "kesinlikle yetmez ama evet" demekle yetiniyorum. Teşekkürler...

02 Ekim 2013 01:56
Bazı satır başları ile 89.Yıl Cumhuriyet kutlamalarının özeti

Sayın Volkan; Yazınızla ilgili iki eleştirim var. İlki bir köşe yazısı olarak metnin uzunluğu, ikincisi de konuların çeşitliliği... Cumhurun olması gereken nitelikleri yanında Cumhur Reisinin ve vekillerin olması gereken nitelikleri, Cumhuriyetin nasıl kutlanacağı, Cumhur Reisinin türbanlı karısının kutlamalara katılması ise bambaşka konulardır. Sadece bir konuya yorum yapmak diğerlerini zımnen kabul etmek anlamı taşır ki bu da gerek yazar, gerekse okuyucu tarafından ciddi anlamda sakıncalıdır. Yazınızda % 10 yeni fikir, % 40 olay, % 40 yorum vardır. Yeni fikrin (CHP'nin gömülmesi) yeterince işlenmediği, olaylardaki bilginin doyurucu olduğunu, ancak yorumların önemli bir bölümüne katılmadığımı belirtmem gerekir. Mesela CHP'yi eleştirirken TGB'yi "çoluk çocuk" olarak nitelemeniz şık olmamış. Ancak diğer konuları böyle kısa anlatmak ve yorumlamak mümkün değil. Yazınıza sadece "eleştirel" boyutuyla, yerim kadar yazabildim, artıları diğer okuyuculara bıraktım. Elinize sağlık, Teşekkürler.

04 Kasım 2012 11:39
Fazla ileri gittik!

Sevgili Blogdaşım; 2002 Seçimlerinde Kocaeli'den Bağımsız Miletvekili Adayı olmuş, siyasetin içinde aktif çalışmış ve zamanında mecliste gazetecilik bir kişi ne kadar yetkili ise o kadar yetkiliyim diyebilirim. Bağımsız aday olmak da, partiden aday olmak da ayrı ayrı bir dert. Bağımsız iseniz 1 Milyon TL partiye yatırırsanız seçilebilecek sıradan girersiniz. Bağımsız iseniz de bunun en az yarısı, normalde yine bu kadar seçim harcaması yapmanız gerekir. Reklamlara para ayıracak, en azından 10 kişi seçim döneminde 3-5 ay yardım edecek (bunların maaşları, en az bir seçim bürosu vs), her mahalleye gidecek, ev ziyaretleri yapacak, basınla iyi geçinecek, basın bültenleri hazırlayacak, radyo ve televizyonlarda boy gösterebilecek biri iseniz yaşınız önemli olmaz. Ancak benim tecrübelerimle bunları yapmak için en az 30-35 hatta 40 yaşında olmayı gerektiriyor. Bu nedenle gençlerin milletvekilliği sadece seçmeni oyalamak adına gündem değiştirmekten öteye gitmiyor. Bilmem anlatabildim mi? :)))

10 Ekim 2012 11:22
Didim CHP İlçe Kongresi ve sonuçları üzerine....

Sayın Şahin; Paylaşımlarınız için yürekten teşekkür ediyorum. Son 10 yılda AKP iktidarının ülkeyi ikiye bölen uygulamalarının en büyük sorumlusu olarak CHP'yi görüyorum. Bu duygu ve düşüncelerle yazınızı büyük bir merakla, ama daha çok üzülerek okudum. Ülkede bir AKP darbesi varsa bunun ilk sebebi kendini Cumhuriyet'in sahibi gören,devleti arkasına alarak ülkeyi sahiplenen ama halktan kopuk bir CHP'dir. Bunu yenmenin yolu partinin halkı değil, halkın CHP'yi sahiplenerek gerçek bir siyasal parti konumuna getirmesidir. İşte bu noktada sizin yazdıklarınız ve yaşadıklarınız devreye giriyor. AKP biat kültürüne tabiyken özellikle CHP'de hemen her seçmenin "ben bilirim" havasıyla ve egosuyla bir yerlere gitmenin zor olduğunu biliyorum. Sizin gibi düşünenler CHP'de çoğalmadıkça ülkemize ve demokrasimize sahip çıkamayacağımızı biliyorum. Duygusal yapınıza rağmen lütfen bir öğretmen sorumluluğu ile partiye destek vermeye devam edin. Yazımın uzunluğu için affınıza sığınıyorum. Didem'e selamlar..

06 Nisan 2012 11:00
İzmir dediğin...

Ali Bey; Sezen Aksu'nun kendi iradesiyle oraya koyduğu hür iradesine bir şey demediğimi, bunu siyaseten kullanan AKP nin yanlış yaptığını söylüyorum. Orhan Gencebay'ın izni olmadan, üstelik hiç bir yerde oyunun rengini açıklamadığını belrttiği halde AKP'nin bunu reklamlarında kullanması konusuna hiç değinmemişsiniz, sizce bu durum ne kadar ahlaklıdır? Ayrıca oyunun rengi "hayır" olanları basın haber olarak kullandı ama siyaseten bu kişiler reklam afişlerinde kullanılmadı. Bizim burada tartıştığımız nokta AKP'nin tutumu ve bu tutuma çanak tutan Sezen Aksu gibi sanatçıların zihniyetidir. Sanatçıları kendi arka bahçesi olarak gören AKP'dir. Sanatçı fikrini açıklar ama siyasi malzeme olamaz. Sanatçılar tüm dünya ülkelerinde iktidar yanlısı değil, karşıtıdırlar çünkü toplumun ilerisindedirler! Solcu da sağcı da olsalar muhalefettirler! Özetle sanat siyasetle paralel olduğu zaman sanattaki eleştiri zihniyeti ortadan kalkar. Bu durumda sanatın yaratıcı mantığı yok olur. Selamlar...

17 Eylül 2010 17:50
İzmir dediğin...

Ali Bey; Öncelikle sanatçıları böyle bir oylamada kullanan AKP yönetimi yanlış yapmıştır. Ayrıca Orhan Gencebay yurtdışından gelişinde, seçimden önce bir kanala verdiği röportajda oyunun rengi ile ilgili hiç bir yerde açıklama yapmadığını belirtiyor. Buna rağmen AKP nin böyle bir oyunla Gencebay'ı siyasi olarak kullanmasını hangi gerekçe ile haklı bulabiliriz? ( www.ntvmsnbc.com/id/25130025/) Sezen Aksu, eğer bir televizyon programında veya basında kendi görüşünü açıklasaydı buna saygı duyardım ama kabullenmezdim. Sorun Sezen Aksu'nun siyasi reklamda yer almasıdır!

16 Eylül 2010 13:42
Salma Hayek referandumda oy kullansaydı kesin HAYIR derdi

Ergun Bey; Yurt dışından dönen Orhan Gencebay seçimden önce bir kanalda açıklama yapıyordu; "Kimseye oyumu açıklamadım, kimseye evet veya hayır kullanacağıma dair bilgi vermedim". İktidar buna rağmen böyle aşağılayıcı bir oyuna nasıl girdi? Bunun adı hoca efendi'nin(!) deyimiyle "demokrasi oyunu" ama kesinlikle demokrasi değil!!!

16 Eylül 2010 12:50
Durmak yok yola devam, Evet %58, Hayır %42.......

Atila Bey; Yeni YSK kararına göre daha önce sandık başı 300 olan seçmen sayısı 400'e çıkarıldı. Ayrıca 420'ye kadar olan mahalle ve köylerde de tek sandık yapılabileceği belirtildi. Özetle sandık başına düşen seçmen sayısı arttırıldı. Belki bu durum sadece bu oylama için geçerli olabilir, detay bilgiye hakim değilim. Bu oylama tek zarf iken, yerel seçimlerdeki ve milletvekili oylamalarındaki durum farklı oluyor. Yine de takip etmekte fayda var, teşekkürler..

16 Eylül 2010 12:43
Evet diyorum!

Sevgili Balcı; Ben şiirinizle karnımı doyurdum elinize sağlık, ancak karnı aç olanlara ne demeli... Halkın % 56'sı ya ilkokul mezunu, ya sadece okuma yazma biliyor veya hiç bilmiyor. Bu insanları cahil bırakanlara mı yoksa doyuranlara mı kızacağız? Yoksa karnı doyduğu için oy verenlere mi? Öyle bir bilmece ki, iki ucu dertli değnek. İnsanlar "ölümüne akp" diyorlar, çünkü bu yardımlar gelmedikçe ölecekler veya daha kötü durulara düşecekler. Ben bir çözüm bulamıyorum... Hakkımızda inşallah ve gerçekten HAYIR'lısı olur...

31 Ağustos 2010 00:03
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 935
Kayıt tarihi
: 28.10.07
 
 

Mülkiye İşletme mezunuyum ve aynı zamanda Sakarya Üniversitesi Maliye Bömlümünde doktora öğrencis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster