Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İnteraktif mutluluğun, diyalektik ve felsefi izdüşümü üzerine söylenmiş bir kaç söz

Sayın Baver Bey, Bir insan mutsuz olduğunda diğer bir insanı sığınak olarak kullanıp mutlu oluyorsa ve huzur buluyorsa bu karşısındaki insana yaptığı duygusal bir haksızlıktır diye düşünmekteyim. Bu durumda insan mutlu olduğunda sığınak olarak kullandığı kişi ile temasını kesecektir ve belki de onun mutsuz olmasına sebep olacaktır. Diğer bir bakış açısı ile düşünürsek, eğer mutluysak, kiminle vakit geçirmek istiyorsak ve geçiriyorsak, bir bakıma mutluluğumuzu o kişiyle paylaşmış, belki de mutluluk vermiş olabiliriz. Bu iki konu birbirinden ayrılmaz ve birbirini takip eder gibi görünmektedir.

13 Şubat 2011 13:04
Deney

Sayın Emin Bey, Bu film kanaatimce, insanların olumsuz davranışları için bedel ödemeyeceklerini düşündükleri andan itibaren (lambanın yanıp-yanmaması) olabilecekleri gözler önüne sermektedir. Filmin ilk başlarında konulan kurallar çerçevesinde mahkum-gardiyan ilişkisini nasıl sürdürecekleri konusunda tereddüde düşmüşlerdir. Ardından gardiyan konumundaki denekler bildirilen kuralları kendilerine göre yorumlayıp herhangi bir tepki görmediklerinde ise olaylar başlamıştır. Deneyin asıl amacı ise gardiyan konumundaki deneklerin kuralları çiğnenmesini takiben hiçbir karşılık gelmediğini anlamaları ile olacak olayların gözlenmesi ve haksızlığa uğradıklarını düşünen mahkum konumundaki deneklerin verdikleri tepkiler vardır. Bence filmdeki en önemli mesajlardan biri de elinde yaptırım gücü bulunan ve gerçeğinde ahlak değerlerine sahip olmayan ve (kendilerine göre) topluma önderlik edecek bireylerin ne yapabileceğidir. Bu anlamda film, verilmek istenen mesaj açısından yeterlidir diye düşünüyorum

17 Ocak 2011 13:43
Halk okulları, eğitim seferberliği, hep birlikte, el ele

Bu doğrultuda çeşitli programların hayata geçirilmesi ve sistemli olarak katılım sağlanması oldukça yararlı ve akılcı olacaktır.

10 Kasım 2010 15:40
Halk okulları, eğitim seferberliği, hep birlikte, el ele

Sayın Yurdagül Hanım, yazınızda çok önemli noktalara değinmişsiniz ve tespitlerinizin çok doğru olduğunu düşünüyorum. Çocuklar doğal olarak yetiştirildikleri evlerde hayatlarının en önemli devresinde (0-6 yaş) gördükleri davranışları sorgusuz olarak doğru kabul edip ona göre şekilleniyorlar. Anne ve baba, en iyi terbiye ve eğitimi çocuklarına doğru davranışları ve uygulamaları birebir örnek olarak kazandırabilir. Bu noktada ebeveynlerin çocuklarını topluma en iyi şekilde kazandırabilmek için fedakarlık yapmaları gerekiyor. Bazı ebevenyler doğru olanın ne olduğunu bildikleri halde onları uygulamak çaba, zaman ve enerji gerektirdiği için çocuklarına değil de kendilerine öncelik verdiklerinden çocuklarına çok büyük zararlar vermektedirler. Son olarak toplumun çekirdeği olan aile kurumuna layığı ile katkı sağlayabilmek için eşlerden her birinin evlilik yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri amacıyla gerekli donanıma sahip olmaları gerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli programların hayata g

10 Kasım 2010 15:37
Okumak üstüne ve Emrullah Güney

Sayın Muhsin Bey, Her kitap farklı bir dünyanın kapılarını açar insana... İnsanların ömrü boyunca elde ettiği tecrubeyi, gezip gördüklerini, izlenimlerini yazdıkları kitaplar sayesinde 3-4 saat içerisinde öğrenebiliyoruz. Kitap okuma alışkanlığının kazanıldığı en güzel yer yetiştirildiğimiz evlerdir ya da insanın eksiği olduğunu idrak ederek, bilgi talebi ile kitaba yönelmesi sonucudur. Kanaatimce kitap okuma alışkanlığı giderek artmaktadır.

07 Kasım 2010 23:41
Enel Hakk...

Sayın Shalimar, İnsanoğlu düşünerek çevresine bir göz atsa, doğadaki muhteşem düzenin kendi kendine vuku bulmayacağını ve bir Yaratıcının varlığının delili olduğunu, yaratılan her varlığın Yaradandan bir görüntü yansıttığını idrak edebilir. İnsanın bilgi ve anlayış derecesi düşük oldukça her şeyi en iyi kendisinin bildiğini, kendisinden daha akıllı biri bulunmasığını savunur; ne zaman ki bilgi dağarcığı artar, işte o zaman aslında ne kadarda bilgisiz olduğunu idrak edebilir diye düşünüyorum.

20 Eylül 2010 16:39
Devlet tiyatroları yeni sezonu açıyor!

Sayın Umut Bey, "Profesyonel" isimli oyunu geçen sezon izleme imkanım olmuştu. "Bülent Emin Yarar" gerçekten de güzel bir performans sergiledi. İzlenmeye değer diye düşünüyorum.

20 Eylül 2010 15:26
Mutlu musunuz ? ( I )

Sayın Baver Bey, ilk yorumuma ek açıklamaları (biraz kapsamlı olduğundan blog yazma ihtiyacı hissettim), "Ruhun besin kaynakları nelerdir" isimli son blog yazımda okuyabilirsiniz :-)

12 Eylül 2010 19:43
Mösyö İmam

Sayın Tijen Hanım, Blog okuyucularına tanıttığınız Sayın Oyan' ın kitabı, cumartesi günü bize ulaşan toplu verdiğimiz siparişlerin arasında idi. Dün okumaya başlayacaktım, elimdeki kitabı bitiremedim, kısmetse bugün okumaya başlayacağım. Paylaşımınız için teşekkürler.

06 Eylül 2010 10:38
Hayat Evlenince mi Başlıyor

Sayın Yeşim Hanım, Belirttiğiniz gibi evlilik yaşamamızın amacı değil, hayatımızdaki renklerden biridir. Malesef ki bu konularda toplumumuzda aile ve mahalle baskısı çok var. Sırf insanlar sorduklarında kızımız veya oğlumuz hala bekar dememek - sanki bir hastalıkmış ve çaresi yokmuş gibi:-) - (veya yalnız kalmayın bu hayatta denerek, vs) için aileler tarafından yapılan baskılar sonucu evlilik fikrinden soğuyan insanlar da var (ya da sırf bu tür yorumlara muhatap olmaktan yorulan kişiler eş seçiminde yanlış kararlar almaktadır). Doğru insan bulunduğunda ve doğru insan olunduğunda mutlu olunan ve huzur bulunan bir kurumun bu şekilde olumsuz bir pozisyona indirgenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Umuyorum zamanla toplumumuzda zihniyetlerde değişiklik olur.

05 Eylül 2010 01:14
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Gözünden görünenleri paylaşmayı borç bilen bir adem evladı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster