Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '12

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
368
 

Teşekkür ve "Yılın Son Günü" için bir randevu

Teşekkür ve "Yılın Son Günü" için bir randevu
 

31 Aralık 2012


Bu yazıyı bir kitap tanıtımı olarak düşündüm.
Ama böyle bir kitap henüz yok. Belki hiçbir zaman da olmayacak.
Yine de bu yıl yaşadıklarımdan sonra bunu paylaşmak, Selim ve Sima'nın nasıl doğduğunu anlatmak istedim.
Selim yaşça Sima'dan biraz daha büyük. Benim dünyama girişi de daha eski. Birkaç yıl önce yazdığım Daktilo adlı öykü dizisindeki kişilerden birine dayanıyor. Bunu planlamadım, acemi bir blog yazarı olarak denemeler yaparken kendiliğinden öykülere girdi.
Sima yerde gözüme çarpan bazı resimlerin çağrışımıyla ortaya çıktı.
Selim ve Sima 2012 yılında blog öykülerimin önemli bir parçası oldu. 14 Şubat'ı, 8 Mart'ı, 1 Mayıs'ı birlikte yaşadık.
Onlar da birbirlerini bu yıl tanıdılar. 1 Mayıs'tan sonra Sima'nın evinde uzun uzun konuştular.
Öyküleri 31 Aralık 2012'de "Yılın Son Günü" ile bitecek.
Hem bunu duyurmak, hem de katkısı olanlara şimdiden teşekkür etmek istedim.
Paylaştığımız bu ortamda insanlığın çağlar boyunca geliştirmiş olduğu bilgi birikiminin ve teknolojinin sonuçları kullanılıyor. Bugünün ayrıcalıklarını yaşayan herkesin yapması gerektiği gibi önce tarihin tüm güzel insanlarına teşekkür ediyorum.
Sonra Milliyet Blog'un kurulmasında ve başarıyla sürdürülmesinde emeği geçen herkese tek tek teşekkür ediyorum. Bu gerçekten alkışlanmaya değer bir çaba ve geleceğin güzelliklerine önemli katkıları olabilecek bir ortam.
Sosyal ortamlara yabancılığımı aşmaya çalışırken bana destek veren Facebook arkadaşlarıma, "Sanat Dünyası" grubu üyelerine ve destek veren herkese de tek tek teşekkür ediyorum.
Daha güzeli hep birlikte aramak ve küçük adımlarla hem birbirimize, hem geleceğe yaklaşabilmek dileğiyle...

Yerdeki Kadınlar
http://blog.milliyet.com.tr/yerdeki-kadinlar/Blog/?BlogNo=345936
"Güzel kadın belli belirsiz bir gülümsemeyle, gizemlilik ve alaycılık arasında bir ifadeyle, en önemlisi de insanın içine işleyen bakışlarıyla çekilmiş bir portresini koymuştu. Selim bu ikinci görüşünde iyice sarsıldı. Baktığı yerdeki bir kart değil de yıllar önce üniversitedeyken karşılaştığı bir kız olsaydı kesin kara sevdalara düşerdi."
www.youtube.com/watch?v=Pa_aBc96RXQ

Olmayan Sevgilinin Günü
http://blog.milliyet.com.tr/olmayan-sevgilinin-gunu/Blog/?BlogNo=348410
"Bu gülü niye aldığını bilmiyordu. Belki de onun ince yaprakları solmadan yüreğine seslenecek birinin elini tutmayı umduğu için. Aslında onu vermeyi isteyebileceği birisi yok değildi. Resmini yerde görerek tanışmış olmasa belki de çoktan onunla konuşmuş olurdu. Kendini onun kadar yakın hissettiği pek az kişi olmuştu. Hepsi de şimdi çok uzaktaydılar."

Sima'nın Günü
http://blog.milliyet.com.tr/sima-nin-gunu/Blog/?BlogNo=351953
"Bir kara sevda mıydı? Güldü. Değildi elbet. Hanende Melek'ine sevdalı yeni bir Hüseyin Avni Bey mi olacaktı? Sabahattin Ali'den bu yana dünya ve kentler çok değişmişti. Bir zamanlar büyük kentlere, Trabzon'a akın akın gelip oradaki insanları, yaşamları, ilişkileri değiştiren kadınları görse büyük öykücü ne düşünürdü, ne yazardı? Sima için bir "İnsanlığın Güzel Yüzü" öyküsü yazar mıydı? Davavekili Hüseyin Avni Bey soğuk savaş sonrası duvarlar yıkılırken Karadeniz'de yaşasa Sima gibi duru bir güzelliğe, buğulu gözleriyle bakarken fısıldadığı anlamlı sözlere kayıtsız kalabilir miydi?"

Bir Mayıs Mucizesi
http://blog.milliyet.com.tr/bir-mayis-mucizesi/Blog/?BlogNo=360606
"Mayısın ilk günü, sabahın erken saatlerinde, henüz evden çıkmadan kapısını çalacak, onu yakalayacaktı. Bir etkinlik olup olmayacağını henüz bilmiyordu. Ama Sima'yla elele dolaşmayı, çalışanların gününe birlikte katılıp onlarla yürümeyi, insanlar dağılıp kendi yollarına gittikten sonra da yine bir yerde oturup konuşarak bu kez birbirlerini daha iyi tanımalarını çok istiyordu."

Mayıs Buluşmasının Ardından
http://blog.milliyet.com.tr/mayis-bulusmasinin-ardindan/Blog/?BlogNo=362417
Bir düş mü görüyordu Selim? Yalnızca evinde olması, birlikte oturup yemeleri, konuşmaları, günü birlikte geçirmeleri değildi onu havalara uçuran. Sima'nın gözlerinde parlayan sevgi dolu ışık sanki tüm bedenini ısıtmış, yaralarını sarmıştı.

Selim
http://blog.milliyet.com.tr/selim/Blog/?BlogNo=381134
"Ama artık ateşte yanacak bir dal bile kalmamıştı. Küçük çabaları sonuçsuz kaldı ama Selim için bedeli çok ağır oldu. Bir dergi odasında birkaç yayınla yakalanıp üzerine pek de dayanağı olmayan bazı suçlar atılması, uzunca bir süre tutuklu kalması değildi asıl sorun. Yaşamı bir daha düzene girmemek üzere alt üst olmuştu. Düşünceleri, sevgileri, umutları, arkadaşları, geçmişinde ne varsa geride kalmış, yok olmuştu."

Sima
http://blog.milliyet.com.tr/sima/Blog/?BlogNo=381135
"Durumun zenginleşen bir azınlık dışındakiler için pek iyi olmadığını biliyordu ama bunu tam olarak görmesi için okulu bitirmesi ve aylar geçmesi gerekti. Çok iyi bir eğitim almıştı, belki koşullar değişmese dünya çapında bir piyanist bile olabilirdi ama şimdi karnını doyurması bile kolay görünmüyordu."

YILIN SON GÜNÜ
http://blog.milliyet.com.tr/2000x
31 Aralık 2012
"İki beden evrenin en uyumlu ve inanılmaz sonatını çalmak üzere bir araya gelmiş, yaşamın en anlamlı müziğinin ezgilerini ateşlemişlerdi. Gözleri birbirinin içinde eriyor, bedenleri tek bir beden olup sonsuzluğa ulaşmak istiyordu."

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 245
Kayıt tarihi
: 08.01.12
 
 

1958 doğumlu. Mühendislik eğitimi aldı. Teknik alanda çalışırken kültürel konulara ilgisini sürdü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster