Hiç bir şeye dokunmadan, kimseye tek kelime etmeden gitmek istiyorum bu akşam. Ruh halim bir otobüsün sağ ön koltuklarından birinin cam kenarında niyeyse. Yanım boş. Nazan Öncel “Ne biliyosun belki i..
Yok öyle değil. Gerçekten korkmadın yılanın kapaksız ve kıpırtısız gözlerine, gözlerini kapatmaktan bile çekinmeden, dik dik bakarken. O da aynısını hissetmiş olmalı ki hiç nefes almadan dikti gözle..
Kalabalıklar içinde bile bir adım geridedir yalnızın adımları. Hafif bir hüzün tebessümüyle sever yalnız, vazgeçmeye kıyamadığı yalnızlığını.Ne telefon sesi ister ne de bir dost muhabbeti, kapan..
Ne çabuk bitti bu kış. Yoksa kış olmadı mı? Erikler döktü çiçeklerini, kirazlar hep daha geç açarlar. Penceremin önünde duman renginde, gözleri en sevdiğim yeşil renkte bir kedi. Az önce doyurdum ka..
Artık zamanı! Zamanlar iyice azaldı mı? Bilmiyorum, ne kadar kaldı zamanım. Zamanın zamansızlığı ve amansızlığı acıtmıyor mu artık canımı? Acıtmaz mı? Her zamankinden daha fazla üstelik. Daha da güze..
Ürperiyorum, sebebi üşümek. Adını bilmediğim kuşlar ötüşüyorlar. Yoğunlaştıkça daha da coşuyor tüm duygularım. Hissettiklerimle ben aslında savaşçı olmalıymışım. Parmağıyla düğmelere dokunup bombalar..
Hiç bir şeye dokunmadan, kimseye tek kelime etmeden gitmek istiyorum bu akşam. Ruh halim bir otobüsün sağ ön koltuklarından birinin cam kenarında nedense. Yanımdaki koltuk boş, kimse bana birşey sor..
İstanbul sıcak ve nemli aynı gözlerimin arkaları gibi. Etimden et koparılır gibi değil ama her gitmelerde bir yanım eksiliyor, giden sevdiklerimden olunca. Balkondan el sallıyorum sevdiğim adama, ar..
Bir havuz başı toplantısı, herkes birbirinden şık ve güzel görünüyor. Havai fişeklerinin görüntülerinde çocuklaşmış büyükler. Ellerimde siyah-beyaz resimlerden kalan kırık-dökük manzaralar. Sonra son..
Bir kere tanışırsan onunla (ölümle) gerçek anlamda, bütün sevdiklerinden uzaklaşırsın, istemesen de. Panikle karışık telaşlar sarar etrafını. Kaderimin ayakları nereye kadar kaçabilir acaba diye düş..