Hayat oyununa devam ederken, hiç bir şey olmamış gibi davranamazdım. Bende oyundaki repliklerimle katıldım sahneye… Oyuncu olmak kolaydı, zaten her insan bir figürandı hayatta. Geriye “iyi oynama..
…örtüsünü sıyırıyorum pencerelerin. Perdelerini indiriyor kalbim. Çırılçıplak kalan ruhumda, acının gözyaşlarını saklayamıyorum… Kapanıp giden perdelerin ardında kalıyoruz, saydam gölgeler gibi. ..
Susmak zorundayım bu kez… Hıçkırıksız bir göz yaşı kadar sessiz kalmalıyım… Sadece ;hızlanan kalp atışlarımın sol yanımda yaptığı o ağır “tik tak”ların sesine dayanamıyorum. “Kalbim”;biriktiri..
Kuş ötüşleriyle sabaha ermek… Gün erken doğdu sanki bugün ya da benim için yeniden doğdu gün. Bu yeni bir doğuşa hazırlanıştır belki. Mezar soluklu bir nefes değil mi ki aldığımız? Serin sessizliği..
Sapsarı, kurumuş mısır tarlalarının arasından uzanan; altın ışıltılı yolda ilerlerken biz; tarlalar peşi sıra süzülüp gidiyordu hayatımızdan. Oysa ben, kaybolmayı hayal ediyordum / mısır boyların..
-“İtiraz ediyorum Hakim Bey!” Bu ceza fazla ağır değil mi? - tak, tak, tak!!!! - Şey…, yada hak etmediğim halde çekeceksem bu cezayı, suçumu hafifletecek haller neymiş öğreneyim en azından….. Se..
Zamanın süzgecinden geçirdim tüm anılarımı, elekte kalan tortular, bir tomar ‘acı’ ve yarım kalan umutlardı sadece… Koca bir toz yumağı. Ayıklamaya çalışsam da umutlarımı (!) beceremedim bir türl..
Zamanın akıp gittiğine şahit olurdum çoğu kez; ama bu sefer kum saatini ters çevirip kum tanelerinin hızla süzülüşünü izliyorum. Oracıkta, sessizce bekliyor çocukluğum, saçında kırmızı kurdele , ..
Geçmiş zaman kipiyle nası derler; bitti-geçti ama gidemedi nedense bi türlü…Gidemedi işte şöyle alıp başını uzaklara; rüzgara kapılıp gidemedi- poyraz rüzgarları gibi esip dağıtanından değil ; şöyl..
Eski zamanlarda, çok da eskimiydi hatırlamıyorum; tarih yok aklımda. Ama önceleriydi hayatımın, benden öncesi…Yalnızlığımın beni kuytu köşelerde beklediği zamanlardı belki; yalındım ama ‘yanıldım’..