Omzuna yaslayıp kafamı, ağlamak istiyorum. Sıcacık ellerin silerken göz yaşlarımı, gözlerinde gözlerimi görmek istiyorum. Çok mu şey istiyorum bilmem, ama senin yanında olmak istiyorum.Yağmurla..
Beni öyle bir yere götür ki; gözyaşı değmesin tenime. Öyle bir yer olsun ki sevgi kelimesini kirletecek tek bir leke olmasın etrafımızda. Ellerim soğuk rüzgarlardan değil, heyecandan titresin sen yan..
Bilemezsin...Adını kullanmadan hiçbir cümlemi bitiremez oldum ben. Yazdığım her satır aslında 5 harf, çizdiğim her resim gamzeleriyle bana gülümseyen kıvırcık saçlı bir melek. Geceleri istemsizce..
Uzaksın bana, tahimin bile edemeyeceğin kadar.Soğuk duvarların arkasından zor duyabiliyorum bazen sesini; sert ve dokunmaktan korktuğum o duvar kadar soğuk. Bazen bir gölge gibi büyüyorum gözleri..
Adını bile bilmediğin bir şehirde, beni ilk bulduğun o bankın üzerinde açıyorum gözlerimi. Bulutlar kollarından tutmuş yıldızları; bana ışık saçmasınlar diye. Adını bile bilmediğin bir şehirde, adın..
31 Ekim 200823:01Adını bile bilmediğin bir sokakta yankılnıyor ayak seslerin yabancı. Çoğu yanmayan sokak lambaları arasında uçuşan kuşlar bile anlıyor bu sokaktan olmadığını. Rüzgar uğult..
Hoşgeldin yabancı, hoşgeldin dünyama. Kalıcı mısın yoksa geçerken uğrayan bir misafir misin sadece?Gün gelecek, çekip gidecek misin hayatımdan? O gün gelecek mi? Beni benden aldığın gibi gelişin..
18 sene. Çok değil, farkındayım. Ama az da değil bence, koskoca 18 sene. Cahit Sıtkı hesabıyla, dörtte birini ziyan ettim hayatımın. Pek anlamadım geçen günlerin benden neler alıp götürdüğünü ya da..
Gönderilmemiş Mektuplar \ Sayfa 48...Sen olmadan ben hiç bile olamazmışım. Hiç bile fazla gelirmiş sensiz bedenime. Ben sen olmadığın zaman hiç bile olamıyorum, ama sen benim her şeyim olmayı baş..
Uzaksın, yanıbaşımdayken bile çok uzaksın bana. Eskiden aramızdaki kilometrelerce farka rağmen sarılabildiğim o beden şu an yanıbaşımda, ama sen uzaksın bana. Soğuk değilsin, tüm sıcaklığınla atıyo..