Gece ve siz çağırmadan geliyorsunuz ve tutuşuyor iliklerim. Telaşlı bir mum oluyorum huzurunuzda yanan, kendimi eritiyorum kendimde. Yapı taşlarımdan sökülüyor bir bir ve döküyorum lime lime içimin k..
Sevdiğim aşk; kılıktan kılığa giriyor bir gün kar çiçeği oluyordu bir gün açelya. Moru da o giyiniyordu, sarıyı da. Gökkuşağı ondan çalmıştı renkleri ve aşk biliyordu rengârenk hallerini. S..
-Yaşamak hissetmekmiş yalnızca- Taa ilk baştan son durağa verilen son randevu gibiydik. Yolların bittiği bir yerdi orası. Kuşları tanımamış bir gök altında güllere küskün mevsimdik. Bekleye..
-Bir mektup olmak istiyordum ellerinizde; boyu, eni Ankara kadar- Ufku sizli eskizlerle dolu, narlı bir Ankara oluyordunuz. Surlarda bir akşam yanıyor, gökyüzü yanıyor, forsu sevinçle dalga..
- Şair, öldüğünden bir fazla dirilendir. - Yazdığım zaman geceden uyanıyor, mavi bir rüzgâra karışıyorum. Yazdığım zaman kırılıyor prangalar. Yara olmakta güzelleşiyor, merhem olmakta. ..
Ey hayat; Öyle büyüttün ki acımasızlığınla dağ oldum, bulutlarI kokluyorum. Hızından nehir oldum yayıldım deltalarına… Çelmeledin, düşmelerle vadi oldum geçtim bağrının koyaklarında..
Lime lime olmak sonra toplanmak bir araya; etten, sinirden, kandan parçalarla. Hissetmek, düşünmek ruhu besleyen dağınık duygularla ne güzel. Ömrün üstünden gece ve gündüz gibi geçmek, acıl..
Bir sitemdir faniden… Hangi cümleyi şiire açsam, kurşuni bir yandan bakıyorsunuz. Kıstım şiirimi anladım ki kurşun bana, sesim size dokunuyor. Lakin, hâla, eski bir anıda oynuyorsun..
Seringül Hanımın hepimiz gibi iki gözü vardı. Bizden farkı, tavanda aynalar varmış gibi hep gözü yükseklere bakardı. Bu nedenle toprağı hiç görmezdi onun gözü. Seringül Hanım, boyunca iki p..
Ne tuhaf yaratıklarız biz seninle, tuhaflıkla aşkı öğüten iki değirmen taşı oluyoruz. Kendimizi aşındırdığını bilmeden dönüp duruyoruz. Bilmiyor muyuz sahi engellemez aşınmayı, birimiz yerinde duru..