1.BÖLÜM… Tarih bugünlerde sadece varsayım olabilecek bir tarihti. Mayası tüm dinsel kavram bilginlerinin bile anlamaya çok zorlanacağı çağda atılmıştı belki. İnsanlar henüz kirlenmemiş, ilk..
Yürümeyi seninle öğrenmiştim ben aslında, yaşamayı da seninle öğrenmiştim ya… Neyse dedi kendi kendine adam, neyse. Unutmaya yeltendiği ne varsa paltosundan çekiştiriyordu hem de buz gibi s..
Çingene evlerinin ekşimsi bir tadı olurdu hep, kadınlarının zaten öyleydi ya. Tahta kapı gıçırtılarla açılıp sokağa yol verilmişti işte yine. Başı döner gibi oldu kaldırım taşlarına ayak bastığında..
Uyku girmiyordu gözlerine. Debelenmesi de bitecek gibi değildi. Bir şey eksik yaşanmıştı bugün. Eksik yaşanan gün ertesi güne eksik bir adam taşımaz mıydı? Bir cümle kurulmamış, bir cümle dudaklard..
İçine işlemişti dolu dolu yalnızlık adamın. Pencereden dışarı baktı önce. Sonra açtı pencereyi. Ne durgun bir havaydı böyle kendisi gibi. Üstelik ay bile kaçmıştı gökyüzünden nedense. Hafif esen rü..
Kutsandığın bir yüreğin sıcaklığında cenneti özleyen kim miş? Susmak da aşka ibadet oluyormuş ya zamanla. Anlarsın, cümleler sığınmıştır artık yalnız senin hissedip dillendiremeyeceğin bir değirmen..
‘’ELİF, ALİ VE SEMRA’’ ‘’SEMRA’’ Sabahtan beri evde oradan oraya koşturmaktan artık neredeyse bitap düşüyordu. Sonunda dayanamayıp geniş koltuğa yığılıverdi. Aklında hep k..
CAN… Hayatta hiçbir şey boşuna değil sevgilim. Raslantılarımız, hayat çerçevemizin içine girip çıkanlar; üzenler, sevindirenler ve hatta düşündürenler, hiçbir şey boş değil. Vaktimiz geldiğ..
CAN… Gözlerimdeydi o an belki de hasretin. Dağların en yüksek yerindeydi ruhum seni özlerken. Dudaklarımda deniz tuzu duyumsadım bir an. İrkildim… Bu tad, hiç yelkenli şişirilmemiş ..
CAN… Gökyüzü, güneşin gidişine üzülüyordu renklere boğulurken. Beyazı griye sevdalı, kırmızısı yanık mı yanık; bir de turuncusu var ki ağlamaklı. Adam, güneşe sevdalıydı sanırsam. Kovaladı ..