Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Blogların Efendisi

Bir örneği de ülke olarak başımızdaki! Sizin örneğinizdeki daha zeki, diğeri ise akıllı zannediyor kendini!

13 Şubat 2016 02:30
Yeni üyeleri motive ederken dikkat edilecek hususlar

Hala mı bu 50 Euro hikayesi? 2007 den beri sıkılmadın şu teraneden be Culduz? Hatırladım da; mesaj yazmıştım "Sahi mi?" diye, paraya da sıkışıktım, ne heveslenmiştim ama!... Benim için üzüldüğünü söylemiştin, "yalnızca bir ironi" açıklamanın ardından... Çok da smmimi gelmişti üzgünlüğün. Sanmıştım ki başka kişileri de üzmemek adına bir daha aynı ironiyi yapmazsın... Oysa devam ettin. Uyardığımı anımsıyorum, tınmadın! Görüyorum ki hala aynı yerdesin!... Sahi ya neler neler yaşanmıştı; üç-beş aklıma geleni yazayım, malum amme hizmeti! :)

06 Şubat 2016 00:47
Yaşar Nuri ve "Putin'in tırnağı" olmak!

Putin'i üstümüze kimin çektiğini, amacının ne olduğunu da sorgulasanız keşke! Sahi, parmağındaki alyanstan başka mülkü olmayan kişinin (!) sülalesiyle birlikte karun kadar zengin olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Hocam; size eğitimci olmanızdan dolayı değil, namaz ve niyazınızdan dolayı "Hocam" diyorum; sahi hiç mi kafanız karışmıyor? Bu kadar para nasıl edinilir? Edinildi diyelim, hocam, komşusu aç yatarken tok yatmak var mı kitapta? İsraf? Başınızı secdeye koyarken nasıl ki Allah karşısında eğiliyorsunuz, Allah'ın "Hak yeme" demesi karşısında nasıl başınızı dik tutabiliyorsunuz? Merak işte; yoksa "Kula kulluk etmek" diye bir tabirin boşuna olmadığını deneyerek öğreniyor insan.

18 Aralık 2015 05:43
Yazıyorum...Yazzz...dım :))

Sevgili Emine Hanım samimiyetiniz ve bunu aktarış tarzınızla çok hoş, enerjisi yüksek bir yazı yazmışsınız, kutlarım. Lakin şunu merak ettim: Bilerek mi yazınızda paragraf kullanmadınız? Eğer öyle ise, elbette tercih sizindir, ancak paragrafsız yazıları okumak güç olur. Yok, eğer ki sistemi çözememekten kaynaklanıyorsa seve seve yardımcı olmaya hazırım. Yazı yaşamınızda yolunuz aydın olsun!

10 Aralık 2015 04:42
Sanatçı Levent Kırca, "halkını" kaybettiği gün "hayatını" kaybetmişti!

İzmir'in havasından, suyundan, güzel ortamından faydalınıp, 18 yıl ikamet ettiğinize göre memnunsunuz Ali Bey! İnsanın rahat yaşadığı yeri ille de partizanlık amacıyla kötülemesini anlayamıyorum. Evet, Levent Kırca İzmir'de sevilir, oyunlarına da gidilir; madem ille de şikayet ediyorsunuz kendinizi vatandaşını yakın hissettiğiniz topraklara götürün!..

20 Ekim 2015 01:54
Merkel'e mektup!

Ali Bey, keşke tepkinizi şimdiki cumhurbaşkanımız, eskinin başbakanı yurt dışı görüşmelerinde, mitinglerinde ülke vatandaşlarını şikayet ederken de gösterseydiniz! Üstelik; hatırlatayım, ülkeyi yönetmekle görevlendirilen yüksek yetkili kişi bunu yapmıştı! "İhanet" kavramınızın ne kadar örselenmiş olduğunu pek güzel ifade etmişsiniz!

20 Ekim 2015 01:46
CHP, 1 Kasım seçimlerine "Besmelesiz" mi hazırlanıyor!!

Din, iman kul ile Allah arasındadır denilmesi boşa değil; sizin de ifade ettiğiniz gibi dindar görüntüsü verip gerçekte olmayan ve bu şekilde insanları her anlamda kandıranlar da var. Tersi de, elbet; gösterişli camilerde kameralar önünde namaz kılmak yerine evinin odasında ifa etmek, hak yememek şeklinde dinini kendi ve Allah arasında yaşayanlar... Demek ki; görüntüden kimin imanı, inancı tam ya da değil, kiminki gerçek ya da sahte olduğu anlaşılamayacağına göre din gibi değerlerin toplumu direkt ilgilendiren konularda propoganda amaçlı kullanılmasının kanun ile hüküm altına alınması boşa değilmiş! Yani; durum bir kanun hükmünün bir parti tarafından çiğnenmesinden ibaretmiş!...

28 Eylül 2015 19:46
CHP, 1 Kasım seçimlerine "Besmelesiz" mi hazırlanıyor!!

Yani; "din siyasete alet edilebilecek bir unsurdur" diyorsunuz... Fazlasıyla düşğndürücü ve vahim!...

28 Eylül 2015 18:00
CHP, 1 Kasım seçimlerine "Besmelesiz" mi hazırlanıyor!!

Hepimiz besmeleyi ağzımızdan düşürmüyoruz ama siyasi malzeme de yapmaya kalkışmıyoruz! Aradaki fark gayet açıkken açıkgözlü davranıp işi polemiğe dökmeye gerek yok Ali Bey.

27 Eylül 2015 00:52
Asiye nasıl kurtulur?

İnsana dair haa... Narçiçeği rumuzlu bir arkadaşımız vardı, kanser tedavisi görüyor ve yaşadıklarını yazıyordu. Kadını yerden yere vurmuştunuz! Gerekçeniz, hiç unutmam, "İnsanların size acımasına izin vermeyin!" tarzında olmuştu ama o kadını çok üzmüş, herkese deşifre etmiş, suçlamıştınız! Vefat etti bir süre sonra... Hep merak ederim: Hiç aklınıza gelir mi? Vicdan azabı duyar mısınız? Sizi bilemem, ama kendisini sizin o suçladığınız yazı ve yorumlarınızdan tanıdığım kadını, Narçiçeği'ni ben unutamadım! Hasta bir kadının hayata tutunmak adına yazdığı, belki de benzer hastalıkla uğraşanlara bilgi sağladığı yazılara amansızca saldırdığınızı da... Şimdi; "insana dair" yazın diyorsunuz!... İnsan en yakın insanı, kendisini, anlatırken üzdüklerinizi, yıprattıklarınızı siz unutabilirsiniz; ben, ölümü bunca yakın bir insanı kırmanıza şahit olan biri olarak UNUTAMADIM!

25 Eylül 2015 02:44
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1270
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster