Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sapık Erkek Zihniyeti

'Sapık erkek;' 'cinsi sapık.' Yazıdaki noktanız gayet açık tabi de. Baştaki iki tamlama bu ülkede olağan kadın erkek ilişkisinin ve cinselliğinin yaşanmasında en büyük zihin putlarıdır. Yozlaşmış kadın cinselliği erkeği sapık olarak, yozlaşmış erkek cinselliği de kadını orospu olarak kolayca tanımlar. Bahsettiğiniz erkek tipini anlatmak için bu deyim yerine krimonolojik bir adlandırma kullansaydınız daha iyi olurdu, bence.

02 Ekim 2017 12:16
Başkalarına Hediye Ettiğimiz Zamanımız ya Bize Yetmezse?

Tam bir kendini ya da başkalarını tanımak diye bir şey yoktur. Kendiniz ve başkaları her an değişmektedir zaten. Çünkü hayat budur. Ayrıca, her şey başka bir şeye göre başka bir etki tepki içindedir. Siz kendimi tanıyım onu tanıyım derseniz, hayatta çok kaybedersiniz. Mesele tanımak değil, anlamaktır.

02 Ekim 2017 01:04
Taharet Musluğu

Bi de, bide var. Taharet musluğundan daha üstün.

02 Ekim 2017 00:37
Satranç oynamak günah mı?

Bir din fakırı için değmeyecek uzunlukta bir cevap. Ama satranç, bu vesileyle, bu sitede hemen hemen hiç yazılmamış bir konuydu, yazılmış oldu. Naçizane düşüncem, satranç da tüm diğer oyunlar ve sporlar gibi barışçıl ve insana iyi vakit geçirtir. Ama böyle bir tür hayat için kılavuz olacak yetenekleri kazandırdığını düşünmüyorum. Bunlar kişide varsa vardır, yoksa yoktur. Satranç da, herhangi bir oyun ya da spor kadar, ne kadar çok yöntemli olarak çalışılır, uğraşılırsa, o kadar iyi oynanır. Hepsi bu.

04 Ocak 2017 00:59
Yazmak iyi de, ya yazdığını okumak nasıl bir şey?

Yazınızda 5 kere ses hatasından bahsetmişsiniz. Yazınızı çok okuyup düzelttiğinizi söylediğini için bir eleştiri yapıyım. Yazınız edit edilseydi, diğer 4 tanesini gereksiz diye silinirdi. Muhtemelen yazılarımda ben çok titizim vurgusunu kuvvetlendirmek için böyle yaptınız. Ama bu titizleneder yazılmış bir yazıda oldukça sırıtıyor. Esas, ben bu ses hatası olayını merak ettim. Bu kadar önemli olan nedir diye. Sanki imla kurallarından bile önce gelirmiş gibi bir havası var. Esirgemez paylaşırsanız sevinirim. Selamlar..

26 Ekim 2016 14:20
Bir komşu hikayesi

Aktif vatandaşlığa iyi bir örnek vermişsiniz.

20 Ekim 2016 10:09
Eylül yeniden ama... İstanbul'da

Merhaba. İnsanın kendisini anlatırken bir insanı anlatması, edebi bir anlatım ve zor. Çünkü kişi kendini anlatırken, okuru rahatsız edecek şeylere düşebilir. Yazınız bence bu açıdan iyi gözüktü. Aynı üslupla sanki çok daha uzun yazabilirsiniz gibi. Devamı gelecek edebi bir yazının bir parçası gibiydi.

11 Ekim 2016 09:28
'Ad hominem argumentum' da neyin nesi?

Cinsiyete göre öre çıkan argümantasyonlar var mıdır acaba?

10 Eylül 2016 13:42
Onay salonundaki yazılar güncelliğini kaybediyor…

Araba sürmüyorsunuz ama fren yapmasını iyi biliyorsunuz. 'Yazı güncelliğini kaybediyor' dediğiniz makam, yazı güncelliğini kaybetsin diye yayınlamıyor zaten. :-) Ayrıca, esas demeniz gereken, 'yazılarımı sansürlüyorsunuz,' olmalı. Buna da pek hakkın yok, çünkü burası gönüllülük esaslı bir yer, MB sana, yazını el bebek gül bebek yayınlayacağım diye taahhütte bulunmuyor. Bulunsa ne olacak? Ülkemizdeki Basın özgürlüğü Asın özgürlüğü haline dönüşmüşken; hukuk yerin on kat dibine göçmüşken, dııt.. dııt.. iken, yazının güncelliğini kaybetmesi çok hafif kalmış, en azından sansür lafını kullansaydınız. Yürüdüğümüz her zemin çatırdıyor...

08 Eylül 2016 13:12
Ölmeye yatmış yeşil gözler... Acımasızdır adil olmak

Yazı pek üstünde durmasa da, adil olmanın acımasız olduğunu söylemek bana acımasız geldi. Acıma sözünden adaleti değerlendirecek olsaydık, adil olmanın tam tersine, acıma duygusundan çıktığı bile söylenebilir. Adaletin gücü, haksıza acımamak gerektiğinden değil, hakkı yenene acımak duygusundan gelir.

07 Eylül 2016 21:29
Toplam blog
: 502
Toplam yorum
: 928
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 768
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster