Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kravatın renkleri

değerli Blogdaşım, dikkatinden ötürü minik dostumu hayranlıkla kutladığımı iletmeni isterim. tanıtım resmindeki afacanın, çıkarımlarına eşlik edebildiğini düşünmek istemiyorum. bu yetenek ancak biz büyüklere mahsus. dileğim o ki, yeni nesiller daha farklı yetenekler geliştirsin. "ahiret soruları" başlığı altında bir seri blog yayınlamıştım ve üçüncüsünde sorgulamaya çalıştığım da buydu. kısa ve net paylaşımın için teşekkürlerimi iletirken, tekrar haberlerini kaçırmayacağımı bilmeni isterim. lakin özel bir şartım var. bir yorum da benim kravatıma bekliyorum... sevgiyle,

04 Temmuz 2008 13:18
Zor yıllar ve değişen paradigma

engin birikimler, dingin bir kalem, berrak bir uslup, detaycı bir gözlem. bunların hepsini bir arada bulup ta keyfini çıkarmayı bilmeyenleri yaşam, hayal zindanlarında çürütüyor. içerik ve çıkarım için söylenecek çok şeyim olsa da, "yerim dar" demek durumundayım. "tatlı" bir "pınar" bulduğumu düşünüyorum. "mesut" kal dostum... sevgiyle,

03 Temmuz 2008 09:44
Veda

eskilerin değimiyle "tevellüt kaç" bilinmez elbet ve adab-ı muaşeret der ya "sorulmaz" ancak, bana göre "doğru" istikamette tüketilmiş bir zaman görünüyor bu aynada. tanıtımda okuduğum gibi, "anladımlar" çoğalırken "neden?" lerin tükenmesin... sevgiyle,

03 Temmuz 2008 08:57
Anlayamadım ben yine!...

sayenizde Dr.Enver İbrahim beyefendinin meziyetleri hakkında bilgi edinmiş oluyoruz. bir basın kaynağında haber olarak geçse bu bilgiler, böylesi aklımda kalamazlardı. özellikle anlatım tarzın çok sürükleyici. yorum ve cevaplardaki içtenlikte etkileyici. gerçekten hoş yazışmalar bunlar... sevgiyle, ha, aklıma takıldı da. Enver beyin ne doktoru olduğunu bilmiyoruz henüz. ne yapsak:)

01 Temmuz 2008 16:05
Sahtekâr blog yazarları (güncellenmiştir)

değerli Blogdaşım. hatta uzaktan meslektaşımsın da. sanırım henüz zor hayatın başlarındasın. öfkeni anlayabiliyorum ve katılmamak mükün değil elbette. ancak, kalıp da mücadelene devam etmek varken çekip gitmek olmaz. seninle çoğalacağız değil mi? baştan "oynamıyorum" dedim diyebilirsin. onu okuduğumda "sizlerle oyun oynamıyorum" olarak algılıyor ve bu ciddi duruşu sürdürmeni bekliyorum. hatta izninle bunu senden rica ediyorum. bu arada, ben aranızda yeni sayılırım ve tesadüfen bugün ikinci kez "güvenilir üye" tamlamasını okuyorum. ne olduğundan biraz bahsedersen sevinirim. son bir ricam daha olsun. yazında bahsettiğin blog'un adını cevaben yayınlayabilirsin... sevgiyle,

30 Haziran 2008 14:41
Bana öyle bakma..

satırlarını okurken yorulmadım. bilakis keyif verdiğini söyleyebilirim. zira düşünmek her zaman keyif vermiştir. karalamalarında da oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. imalat sektörünce olunca insan, üretim bir başka oluyor anlaşılan... sevgiyle,

29 Haziran 2008 18:44
Kırmızı Gül

kelimelerin yeterli ve anlatımın dinlendirici, duygularınsa çok berrak. ama sevemedim ben bu içeriği. sorun ölümü işlemiş olman değildi. sorunum içinde senin olmandı. ve SEN! çık o saklandığın yerden hemen! Karış hayata sevemeyenlere inat, ne duruyorsun. Kollarını açmış umut seni bekliyor, görmüyor musun?...sevgiyle,

29 Haziran 2008 16:26
Bekâret skandalı ve bakire erkekler

benim de bir arzum_var. kritik ve önemli bir konuda hazırladığın blogunu yorumlamadan önce, demografik bilgilerini bizlerle paylaşmalısın. bu konu ile ilgili bloglarım mevcut ve aslında bir anlamda fikrimi de beyan etmiş sayılırım. ancak, bu bloga gelen yorumlar da manidar. henüz doğmamış cevap hakkımı kullanmak isterim. ama önce sen kimsin...

29 Haziran 2008 14:38
Böylesine sevmek

kızdım sana cici kız. üzüldüm de. sevenlerini böylesine üzmeye hakkın yok ki. elbette bilerek düştüğün bir durum değildi. ama daha güçlü olmayı öğrenmelisin. bir daha seveceksin. daha da çok seveceksin. bundan emin ol tamam mı? sen sevmeyi biliyorsun, ben de sevmeyi bilenin sevgisiz yaşayamadığını...sevgileri yarıştırma hiçbir zaman yaramaz şey. benzer sevgileri buluşturmayı öğret kendine. birinin seni istediğin gibi sevmiyor olması, seni sevmediği anlamına gelmez. ama sen, senin gibi seven yüreği arayacaksın. aradığın şey bir tane ise korkmayacaksın. her şeyden en az bir tane var bu alemde unutma, yılma, acele etme. sevenlerin seni daima mutlu görmek isterler...geçmişler olsun,

22 Haziran 2008 00:17
Tesadüfler hayatımızın atomlarıdır

merhaba, itü fizik müh.eğitimi almış biri olarak başlık beni sürükledi buralara. atomun maddeyi oluşturması bağlantısı ile bakınca "tesadüfler kaderi oluşturur" gibi bir içerik sanırım. oysa mikro evrendeki devimin tesadüfi değil ki. tesadüfleri, "planlamadıklarımız" olarak değerlendirirsek eğer, bu onların planlanmadığı anlamını doğurmamalı. bir elektronun enerji düzeyini değiştirmesi için gerekli koşullar tüm parametreleri ile teorik olarak tamamen hesaplanabilir iken, oluşan problem bu değişimin gözlemlenemeyecek kadar hızlı yaşanıyor olmasıdır. bu tespit belirsizlik prensibi doğrultusunda kuantum felsefesini doğurmuştur. "kuantum gerçeği" başlığı ile 7 serilik blog yayınımı tamamladım. ilginizi çekebileceğini umarak okumanızı önerebilirim. planlayamadığımız yaşanmışlıklara tesadüf demek hayatımızı kolaylaştırıyor ve hayat tesadüflerle güzel. DEJAVU...sevgiyle,

19 Haziran 2008 16:40
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 61
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1247
Kayıt tarihi
: 25.05.08
 
 

İstanbul'da doğdu. Teknik Lise Elektronik Bölümünde okurken rakamlara olan ilgisini de keşfetti. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster