Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Gelecek günler güzel olacak

Sennur Hanımcığım; sizi dinlerken kalktım Safranbolu'ya gittim iç dünyamda. Orada da halı dokuyan kızların olduğu bir hanı gezmiş emeklerine hayran kalmıştık. Düşünüyorum da Anadolu'nun böyle güzel bir yerinde mesela bir genç kız tüm işi bu olsun.Sabahtan akşama kadar dokur dokur ve içinden neler geçer, neler hayal eder, ne umutları hayalleri eşlik eder o el emeğine ve enerjisini akıtır dokuduğu esere.Sonra biri gelip alır ve o enerji artık onundur,ne güzel Bir de sizde şunu farkediyorum ki hayatı özümsemiş, tekamülünün farkında ve tasavvufi bir güzellikle yorumluyorsunuz işlediğiniz satırları, mısraları. Çok iyi geldi bana bu paylaşım,teşekkürler.

05 Mayıs 2013 11:34
Kalbim

Affeder, bu kadar içten bir sesleniş cevapsız kalır mı güzel dostum.Ama ben sizin anlatacak çook konunuz olduğunu düşünüyor ve keşke yanınıza otursam da dinlesem diyorum. Çok naif, incelikli, duyarlı, içten seslenişler. Sevgiler.

05 Mayıs 2013 11:29
Bu da benim 1 Mayıs'ım !

Talihsizlik demek lazım Ata Kemal Bey; bazen böyle üstüne üstüne gelir insanın olaylar ve güzel bir günü mahvetmek için dört koldan saldırıya geçer.Olsun siz gene de bozmayın moralinizi,Sarıyer balık yemek için gene de güzel bir tercih. Anadolu yakasında Kanlıca'da 2 tercihimiz vardır bizim.Hele ki birinde içeri girdiğiniz zaman duvarlarda size bakan harika Atatürk fotoğrafları ile karşılanırsınız.Sıcak, samimi bir ortamda yenir balıklar. Aaaa ama bazen ufak bir mızıldanma duyabilirsiniz arka masada, annesi ona yut bakalım lokmanı der. Mesela anne Ayşegül olsun! ufaklık iyice inada bindirir işi.O zaman rahatlıkla masanızdan kalkıp yutma evladım o lokmayı diyebilirsiniz:)Belki o zaman bir takdir de alırısnız küçük hanımdan kimbilir:)) Teşekkürler, sevgiler...

05 Mayıs 2013 11:22
Ah o içi yok mu !

Eh o tehlikeli soruyu biraz ben de sormuştum sanırım ve şimdi gaayet yeterli bir cevap aldığımı düşünüyorum:) Bundan sonra çok seyahat eden arkadaşlarıma karşı daha dikkatli olacağım. Hakikatten zor, keyif değil de mecburiyet olunca sakin kalmak konusunda ikna kabiliyetinin yüksk olmazı lazım. Benim de en yakın dstum yıllarca THY'de hostesti.Cape Town maceralarını dinlerdik, penguenlerle fotoğraflarına bakarken. Yalnız Leda'nın gülümsemesi en büyük sürpriz oldu, çok keyifli bir yazıydı,tabi uzaktan okurken:) Kaleminiz dert görmesin Ata Kemal Bey...

28 Nisan 2013 12:13
Bu bahar zihnimizden neleri süpürelim?

Merhaba Hİcran Hanım, örneklerden sonuca giderek her bir başlık altında bizi aşağı çeken ayrıntıları ne kadar duru ve açıklayıcı anlatmışsınız, hakikatten çok ilgi ile okudum ve tebrik ederim sizi ki böyle bir farkındalık yarattınız. Baharı bir de bu yönüyle katacağız hayatımıza o zaman. Hayat felsefesi açısından da çok yakın hissettim kendime; güzel yazılarınızın devamını dilerim, sevgiler.

25 Nisan 2013 07:45
Çılgın Türk, samuraya karşı !

Kalbim dayanmadı, yüreğime inecekti Ata Kemal Bey:) Bu nasıl bir serüvendir! Lütfen bu hikayeyi ya ders olarak okutsunlar ya da iyi bir film olarak vizyona girsin. Müthiş bir macera, o anlardaki psikolojiyi tahmin etmek zor. Ancak nasıl güzel bir başarı hikayesi , benim de mesleğim satış biliyorsunuz ekibimle paylaşacağım. İşte gerçekten hiçbir başarı tesadüf olmuyor, emek emek ...Çok sevdim çok:) Sipariş talebinden sonra patronunuzun yüzünü görmek isterdim .Sevgiler:)

22 Nisan 2013 18:35
En zor hayallerden en güzel dünyayı yaratmaktı amacı !

Ben de parkın bir köşesinde durup onları izledim sanki, o derece içindeydim hikayenin ve evet sevgi emek istiyor. Gerçek sevgide ise engel sanılan her şey önemini yitiriyor demek ki. Anları, duygu geçişlerini ne güzel aktarmışsınız. Benim için zaten inanılmaz olan bir durumu böylesine bir öykü kurgusu ile okumak güzeldi,teşekkürler

16 Nisan 2013 23:21
Çanakkale yolun sonu, daha ötesi yok !

Tek ses tek nefes diye yorumlamak gerekiyor sanırım insanüstü çabayı ve olağanüstü inancı.Tüm yetersizlik ve çaresizlik içinde başka türlü bir birlik ve çok özel bir varoluş mücadelesi.Okurken sahne sahne canlandırdınız gözümde ve ne kadar dikkatlisiniz,demek ki bazı eksiklere rağmen yine iyi bir filme imza atılmış Türk sineması adına.Son 11 yılımı zaman zaman havasını soluyarak geçirdiğim ve memleketim diye adlandırdığım muhteşem coğrafya buram buram tüttü gözümde sayenizde.Teşekkürler bu güzel,etkileyici anlatım için.Yazınızın ilk bölümü yani sizin çocukluğunuzla ilgili ola kısım ise başlı başına bir yorum sebebi,şaşırtıcı, sorular geliyor aklıma bilahare gündeme getirilecek;sevgiler.

13 Nisan 2013 18:28
En son ne zaman el yazınızla bir sayfa yazı yazdınız?

Ben hatırlıyorum Erol Bey:) Bu aralar fazla zaman bulamasam da en son blogumu el yazımla yazdım; tıpkı diğer bloglarım ve öncesindeki yazılarım gibi. Seviyorum el yazısının cazibesini, bir ara kendime. E mail gönderiyordum aklıma gelenleri hızla kayıt etmek için; sonra baktım onları da deftere geçiriyorum sakin zamanlarda. Yalnız küçük bir sorunum var, yazım çok kötü:) oysaki solak insanlar için tam tersini söylerler! Siz, gündeme getirip çok da güzel özetlemişsiniz örnekler vererek; unutuyoruz, üzücü tabi, her şey o kadar çabuk tüketilir oldu ki, biraz çaba gerekiyor ve tabi sabır. Teşekkürler bu güzel yazı için...

11 Nisan 2013 23:04
Hadi kaç yağmurdan dedi ruhum, doluyu düşünmedi.

Ben bazen nedense blogu okumadan önce biraz yorumlara bakarım,sohbet gibi gelir bana;ama bu kez öyle yapmadım.Hatta okumaya başladığımda bir yaz gününde kış aşkı okuyacağımı zannederek ah hınzır Ata Bey dedim. Sonra sarsıldım,çok ağırdı kahramanın yaşadığı duygular, tahmin bile etmek istemedim. Allah'ın böyle sınamayacağı bir dünya diledim öncelikle her anne için. Empati kurmanın ötesine geçiyor bu tip hikayelerdeki ruh halim, üzülüyorum. Başlık zaten çok derin bir kapının aralandığını bildiriyordu. Bir de yazının sonundaki sürpriz! üzerine ne söylenir bilemiyorum, sanırım söylenmez okunur, sevgiler...

07 Nisan 2013 11:13
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 963
Kayıt tarihi
: 18.12.12
 
 

Hayatın sıradan olmadığını düşünen, bir yanı yazma eylemi için deli divane olan, iki harika annel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster