Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Cambaza Bak "Can-baz"a!

Değerli Ali Bey, “Hristiyan Batı bizi ne zaman sever veya sevmez?” sorusunun cevabını, İngiliz ajanı Armstrong yazdığı ve M.Kemal Paşa’nın da sağlığında okuduğu “Bozkurt” isimli kitabında veriyor. (M.Kemal: “Hepimiz, bütün Müslüman kardeşlerimizin özgür olmasını dileriz. Ancak, dileklerimizin ötesinde onlara hiçbir şekilde yardım edemeyiz”) cevabını verdi. Meclis’te de (M.Kemal) şunları söyledi: “Ben ne bütün İslam milletlerinin birliğine, hatta ne de Türk halklarının birliğine inanıyorum.” İngiliz Ajanı kitabında beklentilerini şöyle açıklamaktadır: “Beş yüz yıldır Türkler Irak’ta, Arabistan’da ve Afrika’da dövüşmüşler ve ölmüşlerdi; hiçbir kazançları olmaksızın Padişah tarafından arsızca sömürülmüşlerdi: Artık yetmişti! (Mustafa Kemal) Osmanlı İmparatorluğu’nu diriltmeye filan kalkışmayacaktı.” İngiliz Ajanın vurguladığı: 1)Müslümanlardan uzak durun. 2)Osmanlı mirasını-davasını unutun. Eğer unutmazsanız her zaman bizi karşınızda bulursunuz.Tüm hikaye budur. Sağlıcakla kalınız.

31 Ekim 2019 17:51
Tek Tekli Cumhuriyet

Değerli Feridun Hayati Ünüvar, Bir devletin yönetim şeklinin (Cumhuriyet, Monarşi, vb.) ne olduğunun gerçeğinde fazla bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan: 1)Halk doğrudan yönetim üzerinde söz sahibi olması. 2)Ülke gelirinin adaletli paylaştırılmasıdır. Ne (Sözde) Cumhuriyetlerde, ne kraliçenin İngiltere'desinde "Demokrasi"nin "D"si yoktur. Neden? İngiltere'de Kraliçe (başbakanın önerisi ile), Meclise Lordları seçerken kimseye sormamakta; Cumhuriyetler de ise, Parti başkanı dilediğini halka milletvekili seçtirmektedir. (M.Kemal Paşa isim isim adayları tespit ederek bunun ilk örneğini vermiştir.) Özetle: Sermaye, 1789 Fransız ihtilali ile sistemini kurarak dünyayı yönetmekte; yönetirken de medyası halkı çeşitli masallarla-hikayelerle uyutmaktadır. Önceden insanlar zincirlerle köleleştirilirken; bugün bu, bankalar üzerinden krediler-kartlar üzerinden yürütülmektedir. Okumayan-araştırmayan-sorgulamayan birisi, su üzerinde akan saman çöpü misalidir. Sağlıcakla kalınız.

31 Ekim 2019 15:35
"Güvenli Bölge" ve Kobani

Değerli cdenizkent, Bugünkü haber sitelerinde yayınlanan aşağıdaki bilgi sizin de dikkatinizi çekmiş olmalıdır: “ABD'li senatör Graham...terör örgütü PKK/YPG'ye umut verdi. Türkiye’nin terör örgütü PKK/YPG'ye karşı başlattığı 'Barış Pınarı Harekatı'na karşı çıkan ABD'li Senatör Lindsey Graham yine bir skandala imza attı. Graham, ABD ve terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye’nin petrol sahalarını örgütün yararına olacak şekilde modernize edebileceklerini söyledi.” Bu ifade ile, Emperyalist Batı’nın, özellikle son yüzyılda Ortadoğu-Petrol anlayışında değişen hiçbir şey olmadığı görülmektedir. Amerikalı mühendislerin, Ortadoğu'da 1920 yılındaki petrol rezervleri tespitleri sonucundaki ifadeleri ile: "Musul-Kerkük petrolü için Amerika her bedeli ödemelidir." Bunu, kendini “Aydın!” gören her vatandaşımız mutlaka öğrenmelidir. Ne demokrasi, ne de Kürtler, Batının umurunda değildir. onlar kuklaları kullanır ve işleri bitince atar. Sağlıcakla kalınız.

21 Ekim 2019 14:47
Bitmeyen CHP Düşmanlığı

Değerli Gılgamış Kavasoğlu, Bilgi ve hoşgörü ile CHP dönemini ve uygulamalarını tartışmak ister misiniz? Bu şekilde karşılıklı olarak bilmediklerimizi öğrenme fırsatı da bulabiliriz. Sağlıcakla kalınız.

13 Eylül 2019 19:41
ABD, Türkiye'yi Yine Oyalıyor

Değerli cdenizkent, ABD başkanı Truman (1945) bakınız ne demektedir? :– “Öyle bir zaman gelecek ki, Birleşik Devletler’in ihtiyaç duyduğu pek çok şeyi dışarıdan elde etmemiz gerekecek. Labrador’a ve Liberya’ya gidip, çelik fabrikalarımızın iyi işlemesi için gerekli madeni almalıyız. Bakırımızı dışardan getirtmeliyiz. Arizona’da ve Utah’ta var ama Şili’ninkinden vazgeçemeyiz. Bolivya’da kalay, Endonezya’da kauçuk vardır tabii. Dünyanın diğer kısımlarında ihtiyacımız olan şeylerin bütün listesini de çıkarabilirim”. Bu ülkeler, oligarşik hükümetlerin aracılığıyla ya da doğrudan alttan idareyle Washington’a elverişli, Amerikan şirketlerinin yoğun olarak yerleştiği, Amerikan finansının ulusal ekonomiyi az çok gizli bir şekilde denetlediği ülkelerdir. Kapitalistler/Emperyalistler: Bugün Irak petrolü alacak, yarın bizdeki Bor madenini isteyecektir. Ya güçlenir önleminizi alırsınız, ya da sömürge olursunuz. Tarih "aptallar için tekrar eder." Bizde aptal değiliz. Sağlıcakla kalınız.

09 Eylül 2019 18:10
Nikahta “Yemin Edilmeli”

Değerli Taner Akkuş, (İşin kolayı kaçarak kısa yoldan!) "Batılılaşırken", maalesef Batıyı (İnancını, ahlaki değerlerini, kültürlerini) gerçek yüzü ile bilmiyorduk, bilenlerini de bir şekilde susturduk. Yaklaşık 2500 yıllık batı kaynaklarına bakıldığında görülen : "Kazanmanın ahlakı yoktur!" felsefesi-anlayışıdır. (Ve Batı işte budur) Kazım Karabekir Paşa "Paşaların Kavgası" kitabında) aktarmaktadır: “...10 Temmuz 1923 Ankara İstasyonu’ndaki kalem-i mahsus binasında Fırka nizamnamesini müzakereden sonra, Gazi ile yalnız kalarak hasbıhallere başlamıştık: Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar’ dediler..." Yunus Emre'nin güzel bir ifadesi ile noktalayalım: “Gezdim Haleb’i Şam’ı eyledim ilmi taleb, Meğer ilim gerideymiş, illa edeb, illa edeb.” Edep olmayınca, ne yemin para eder, ne imza, ne de bir söz. Sağlıcakla kalınız.

28 Ağustos 2019 13:37
Sorun Çocukluğumuzda mı?

Değerli Havva Kökenek, İşleyeceğimiz-kullanacağımız bir malzemeyi doğru tanımanın önemini bilirsiniz. İnsanın: yaradılıştan-başlangıçtan bu güne, yaşadıkları nedeniyle bazı davranış kalıpları-anlayışlar geliştirdiği; bu kalıpların, belirli gereksinimden ileri geldiği genel kabullerdendir. Bunun yanında bizler, Batı/Avrupalı kadınları, bugünü ile değerlendirir, hatta (kimi kadınlarımız) örnek almaya çalışır. Gerçekte, kaç kişi, bir İsveç-İngiliz-Alman-İtalyan kadını ile konuşup onları ve kültürlerini-yaşadıkları ile anlamaya çalışmaktadır. Medyaya göre dünyada en fazla kadına şiddet-taciz (doğu ülkelerinde) ülkemizdedir. Ancak, gerçek böyle değildir. Eğitimi bize örnek gösterilen Finlandiya'da kadına şiddet %47; (Avrupa ortalaması:%33'dür) Çocuğa şiddet ise Amerika'da "bir rezalet" seviyesindedir. Kadın, "moda" aldatmacası altında istismar edilir ve bu da görmezden gelinir. Özet:İnsan, sorumluluk sahibidir. Yeterli bilince ulaşınca varsa bir yanlışı düzeltmelidir. Sağlıcakla kalınız.

21 Ağustos 2019 12:01
Neden Suriye'deyiz?

Değerli cdenizkent, "M.Kemal ve Misak-ı Milli" konusuna açıklık getirelim (TBMMGCZ,III,s.1319) "İzmit milletvekili Sırrı Beyin biraz kinayeli bir şekilde, “Paşa hazretleri, çok teşekkür ederim ki sözlerimi şayan-ı müdafaa buyurdunuz, anlamadığımı söylediniz. Misâk-ı Millî’nin, bendeniz min gayr-i haddin, muharrirlerindenim (yazanlardan biri de benim) Bunun üzerine Mustafa Kemal TBMM kürsüsünden,-“Keşke yazmaya idiniz. Başımıza çok bela koydunuz” diye bağırır", Ve "Neden Suriye'deyiz?" ABD (eski) Başkanı Nixon (Ortadoğu için) bakınız ne demektedir: ”Oraya demokrasiyi savunmaya gitmiyoruz, çünkü Kuveyt demokratik bir ülke değildir, o bölgede de zaten öyle bir ülke yoktur. Oraya bir dikta rejimini yok etmeye de gitmiyoruz. Oraya uluslararası hukuku da savunmaya gitmiyoruz. Oraya gidiyoruz ve oraya gitmeliyiz, çünkü bizim hayati menfaatlerimize dokunulmasına izin vermeyeceğiz.” Amerikalıların ifadesi: "Musul Petrolleri için her bedel ödenmelidir" Ödüyorlar da! Sağlıcakla kalınız.

20 Ağustos 2019 19:16
Bağırıyor musunuz?

Değerli Belgin Turan, bilirsiniz: İnsanın "mükemmel"liği, onun "mantık kurgusu"ndan değil, vücut yapısından ileri gelmektedir. Mantık kurgusu: Aile-çevre-öğrenimi'nin kendisinden bıraktıkları (izler) ve bunların günlük yaşamda kullanılmalarıdır. Bu manada ilişkide ki kalite; insanın, aile-çevre-öğrenimi'nden aldıkları, bunların dışarıya yansımasıdır. Çığ, sayısız kar tanelerinin birleşiminden oluşur ve büyüklüğü ile yoketme gücü elde eder. Bu örneği, insan-toplum ikilisine indirgeyebiliriz. Sağlıcakla kalınız.

31 Temmuz 2019 12:09
Erdoğan'sız Türkiye Oyunları

Değerli cdenizkent, Tarih, (kendisinden-yaşananlardan)ibret almayanları için iyi bir cezalandırıcıdır. Bugün yaşadıklarımız; Sultan Abdülaziz ve II.Abdülhamid dönemi ile nerede ise birebir örtüşmektedir. Osmanlıyı Cumhuriyet döneminde (kasıtla) o kadar kötü anlattılar ki, "Osmanlı!" ismini duyan yeni neslin aklında sadece "kin-nefret-cehalet-yokluk" uyanmaktadır. Geçmişten bu şekilde bağı koparılan insanımızın bu yaşananları doğru şekilde değerlendirmesi mümkün değildir. Özetle: "Islahat" deli gömleği giydiğimiz günden bu güne (cumhuriyet dönemi dahil) (ekonomik-siyasal) yarı sömürgelikten kurtulamadık. Erdoğan (2.Abdülhamid misali) bir hamle yaptı, ancak tarihini, siyaseti, batıyı bilmeyenler, onu aşağı çekmek için bilinçsizce uğraşmaktadır. Ancak, milletimiz basiretlidir. Herhalde kendisi için iyi olanı yine o belirleyecektir. Sağlıcakla kalınız.

24 Temmuz 2019 12:52
Toplam blog
: 1080
Toplam yorum
: 2683
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1711
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster