Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
hazandagüzeldir

Değerli arkadaşım ailenle ve sevdiklerinle sağlık ve mutluluk dolu güzel bir yıl diliyorum. Sevgi ve selamlarımla.

31 Aralık 2010 20:50
CEVAP

Teşekkür ederim Taner Bey dostum. Bende size ve sevdiklerinize mutlu huzurlu bol bereketli yıllar temenni ediyorum. Sevgi ve selamlarımla...

01 Ocak 2011 23:05
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 11:56
CEVAP

Güzel dilek ve düşüncelerin için çok teşekkür ederim Ahmet Bey, her zaman ki gibi özenle, itinayla, titizlikle ve samimiyetle yazılmış... 2011 size ve sevdiklerinize sağlık, mutluluk, bereket... beklentileriniz yolunda ışık olsun. Selam ve saygılarımla...

31 Aralık 2010 16:16
Esma KAHRAMAN

Mahşerin dört atlısına sağlıklı mutlu huzurlu bir yıl diliyorum. Sevgilerimle.

31 Aralık 2010 11:41
CEVAP

Mahşerin dört atlısından muhteşem ikiliye, yeni yılda sağlık, mutluluk, huzur, para, neşe; vallahi, Allah ne muradınız varsa, bol bol versin. Selam ve sevgilerimizle... :))

31 Aralık 2010 13:03
baybars

Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar; size, ailenize ve tüm sevdiklerinize mutluluk huzur getirmesini Cenab-ı Allah’tan dilerim. Saygılarımla…

16 Kasım 2010 12:22
CEVAP

Çok teşekkür ederim baybars, sizin de Bayramınız kutlu olsun. Allah sağlık ve sıhat versin, nice bayramlara... Selam ve saygılarımla...

16 Kasım 2010 17:40
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 22:31
CEVAP

Ahmet Bey iyi ki varsınız; Allah razı olsun. Gerçekten, sizin kadar güzel bayram mesajı yazabileceğimi sanmıyorum. :)) Tüm iyi dilekleriniz için çok teşekkür ediyorum. Aynı dileklerin sizinle olmasını temenni ediyor, sizin ve ailenizin kurban bayramını kutluyorum. İyi bayramlar...

13 Kasım 2010 23:37
Eşit Ağırlık

Geçen pazar açıldık denize. 4 küçük çipura 1 mercan 6-7 istavrit 6-7 tane de isparoz mudur nedir ondan tuttum. Teknecimiz bu işin erbabı olmadığından ve emekli astsubay olduğundan ne iletişim kurduk ne de bizi iyi yere götürdü. Aralık başında daha usta bir kaptanla adambaşı en az 5 kilo tutmak üzere anlaştık. O zamana benim olta üzerinde değişiklik yapmam lazım. İdareci olmanın bir kötü yönü bloga ayıracak zaman yok. Selamlar.

08 Kasım 2010 22:11
CEVAP

Hadi hayırlısı, milliyet blog'ta bir balıkçımız daha oldu:) Ağır ağır hepsini öğreneceksin Harun kardeşiml Ben gelene kadar balık meralarını iyi öğren. :) Tekneden ya kasnak ile avlanacaksın ya tekne kamışı ile zaten ustalarla çıkarsan ustalaşırsın. Aman, limit altı balıkları geri at bebe katili diye suçlamasınlar seni de! :)) Selamlar...

08 Kasım 2010 22:24
derinmavi..

Ne demişler, "Ne söylersen söyle, anlaşılabildiğin kadarsın" Sevgi ve saygılarımla.

20 Eylül 2010 21:52
CEVAP

Aynen öyle! Bazen anlaşılır olmak için ağzımızı bozmamız bile gerekebilir. Ben bana hakaret edildi diyorum link veriyorum, millet başını deve kuşu gibi kuma sokmuş sadece beni işaret ediyor. Bir tuhaflık var bu işte, kimin gücü kime yeterse! Selam ve saygılarımla...

27 Eylül 2010 21:20
derinmavi..

Talip Bey, Yurdagül Hanım'ın Seyir Defteri'ndeki mesajını okudum, sonra Kadri Bey'in sayfasına gittim, son yazısı kitap konusu ile ilgili sandım, değilmiş. Ve o yazıya Yurdagül Hanım'ın yorumunu, aldığı yanıtı okudum. Ve üzüldüm. Tam bilmiyorum olanları ama, girdiğiniz polemik sonucu oluşan bu durumu, böyle bir yanıtı, Yurdagül Hanım hak etti mi dersiniz? Değer mi? Sevgiler, selamlar.

19 Eylül 2010 15:40
CEVAP

Sevgili Ufuk Hanım bu sorunuzun muhatabı ne yazıkki ben değilim. Bunu o yanıtı veren beyefendiye soracaktınız. Konunun ne olduğunu benim mesaj yanıtlarımı ve Arşivimden önerdiğim yazılarımı sırasıyla okuduğunuzda daha iyi anlayabileceksiniz. Selam ve saygılar...

20 Eylül 2010 09:18
Yurdagül Alkan

Bu size üçüncü mesajım, Tüm MB yazarlarının gözleri önünde cereyan eden olayları bilmeyen-duymayan kalmadı. Kitabı çıkarma aşamasında işbirliği yaptığım Kadri beyle aranızda, bazen açık bazen örtülü "ikili" bir polemik var. Kadri Beyin "BİZ KAÇ KİŞİYİZ" isimli blogundaki yorumunuzu ve onun cevabını şimdi okudum. "Muhatap Yurdagül hanımdır, neden ona sormuyorsun" diyor, Doğru, kitabın bastırılmasında baş aktör benim ve basımı tamamlanıncaya kadar birtakım hatalar yaptığımı kabul ediyorum, bunların acemilikten kaynaklanabileceğini evvelce gerekli yerlerde yayınladım. Bekleniyorsa, özür dilemeyi de bilirim. Kişilerle gerilimi bırakın, kafanızı kurcalayan sorularınızı bana yöneltin, bekliyorum. ister MB mesaj köşesine, isterseniz bir evvelki mesajımda verdiğim hotmail adresime yazın. Siz de bana e-posta adresinizi verin, yazışalım, sorun, cevap vereyim. İsterseniz buyrun Antalya'ya, yüzyüze konuşalım.Gerilimler kişilere bir şey kazandırmaz, ancak sağlıktan götürür. Teşekkürler...

17 Eylül 2010 18:38
CEVAP

Ben bu konuyu o kadar çok yazdım ki, aynı şeyleri söylemekten bıktım. Önerdiğim arşiv yazılarımı tekrar okuyun ve sorunun kitap olmadığını ve sorun varmış gibi konuyu kitaba getirenin kim olduğunu, bende madem kitabı tartışalım diyorsun diyerek kitap üzerinde yapılan yanlışları, haksızlıkları (mecbur kaldığım için) yazdığımı defalarca anlattım. Lütfen bir önceki mesaj yanıtlarımdan ne anladığınızı yazın hiç olmazsa! Saygılar...

20 Eylül 2010 09:26
Yurdagül Alkan

Bir evvelki mesajımın harf deposu dolduğu için ikinci mesaj ile devam etmek durumundayım: Kitabımızın basım aşamasında, İstanbul'da ikamet eden MB yazarlarımızdan Kadri Kanpak'tan destek rica ettiğimde, kendisi böyle bir çalışmanın gereksiz olduğunu, farklı psikolojideki çoklu bir ortamda zorlanabileceğimi israrla ve defalarca söylemesine rağmen kendisini zorla ikna ederek, kitap basma sürecini birlikte tamamladık. Konu ile ilgili Kadri beye yönelik isnatlarınızdan, üzülerek söylemeliyim ki ben çok rahatsız oldum. Çünkü olayın müsebbibi benim. Kendisi ısrarlarım karşısında beni kıramamıştır. Kim olsa aynı şeyi yapardı, sizi arasaydım siz "hayır" der miydiniz? Sanmıyorum. Gerçekten üzgünüm, kitap basmakla ilgili zihninizi kurcalayan herhangi bir durumda lütfen beni muhatap alınız, aranızda oluşan polemiklere sebebiyet verdiğim için kendimi suçlu kabul ediyorum, e-posta adresim: yurdagulalkann@hotmail.com Blogunuzda bu ifadelerimi de yayınlamanız isabetli olur, teşekkürler...

14 Eylül 2010 22:51
CEVAP

Sayın Yurdagül Hanım, ben olsam size "YARDIM" eder yol gösterirdim. Fırsat bu fırsat diyerek, “istemem yan cebime koy” mantığı ile o kitabın ne önsözüne, ne kapağına ne 31 kişinin hakkına tecavüz etmezdim. Siz affedersiniz yerlerde sürünseniz bana bu haliyle bu kitabı yaptıramazdınız. İsmi üzerinde yardım bu! Yardımdan öte danışman! Ne danıştınız ki bu kadar reklam hakkı elde etmiş arkadaş? Kaldı ki Lösemili çocuklar vakfı için girişilmiş bir iş bu. Bundan bile şahsi çıkar beklemek ayıpların en büyüğüdür. Günahtır... Beyefendinin kurnazlığı işte; kendi sorununu kitaba getirerek sizin gibi birçok insanı kandırdı! Kitap bahane "Bloggerlıkta ön şart" yazısındaki Hacıoğluna verdiği cevap yüzünden bu güne geldik! Kendisine defalarca özür dilemesini yazdım ama o sizin gibi olaydan habersiz insanları yazıları ile kandırarak olayın büyümesine sebep oldu! Sizi uyarmadığımı sakın bana söylemeyin! Sizin gibi bir kaç kişiyi daha! Ama zamanla beni yanlış anlayanlar gerçeği görecektir. Saygılar...

15 Eylül 2010 19:13
Toplam blog
: 438
Toplam yorum
: 1049
Toplam mesaj
: 121
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 07.01.07
 
 

Milliyet Blog'a hangi vesile ile kayıt olduğumu doğrusu hatırlamıyorum!  Bende birçoğunuz gibi ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Unutma, bıraktığın izlenim kadar değerlisin gözümde. Ben unutursam şayet, adamlığını gözden geçir!