Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '11

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
7354
 

Meksika, Mayalar ve Türkler

Meksika, Mayalar ve Türkler
 

Meksika dünya haritasına baktığınızda bize oldukça uzak ülkelerden biridir. Ancak Meksika denilince hepimizin gözünde canlanan tablo Aztek ve Maya medeniyetleri ve geniş şapkaları, geleneksel kıyafetleri ile aşk şarkıları söyleyen Mariachilerdir. Latin danslarıdır. Boğa güreşleridir. Futboldur. Birde seyrettiğimiz kovboy flimleri ve okuduğumuz kovboy çizgi romanlardaki meksika karakterleri ve kasaba görüntüleridir. 

Bugün Meksika 105 milyona varan nüfusuyla Latin Amerika’nın en kalabalık ülkelerinden biridir. Nufusun % 60’ı melez, % 10’u beyaz olmak üzere geri kalan nüfus yerlilerden oluşmaktadır. Ülkede konuşulan resmi dil başta İspanyolca olmak üzere, Quechua ve Takalotça’dır. Ülke dünyada en çok İspanyolca konuşan insanın bulunduğu ülkelerden biridir. Ülkedeki insanların % 89’u hristiyan, % 6’sı Protestan ve % 5’i diğer dinlere mensuptur. Ülkede okuryazarlık oranı ise % 92’nin üstündedir.

Ülke 1.972.550 km² yüz ölçümüyle Latin Amerika ülkeleri içinde Brezilya ve Arjantin’den sonra 3. büyük ülke konumundadır. Ülkenin sınır komşuları kuzeyde Amerika Birleşik Devletleri, güneyde Guatemala ve Belize’dir. Kuzey Pasifik Okyanusu’nda ve Karayip Denizi’nde kıyısı bulunmaktadır.

Ülke Kuzey Amerika’nın en eski tarihsel geçmişi olan ülkesidir. Mayaların, Azteklerin ve çeşitli yerli kavimlerin ülkedeki varlıkları ve hakimiyetleri İspanyolların istilası ve baskısı sonrasında ortadan kaldırılmıştır. Ancak Meksikalı yerliler 1810’da İspanyolları ülkelerinden kovmak için harekete geçmişlerdir. 1824’te Meksika bağımsızlığını ilan etmiştir. Ancak ABD ile savaş sonucunda 1848 Guadalupe Antlaşması ile New Mexico, Teksas, Kaliforniya kaybedilmiştir. Ülkenin resmi adı Meksika Birleşik Devletleridir. Başkenti Meksiko Şehri’dir. Ülke federal Cumhuriyet ile yönetilmektedir. 31 eyalet ve 1 Federal Bölge’den oluşmaktadır. Meksika’da 1810 yılında İspanyol egemenliğine son verilmiş ve 5  Şubat 1917 tarihinde ilk Meksika Anayasası kabul edilmiştir.

Ülke nüfusunun %60’ı Kızılderili-İspanyol karışımı olan Mestizo’lardan oluşmakta geri kalan nüfusun %30’u Kızılderililerden, %9’u beyazlardan ve %1’i diğer etnik kökenli gruplardan meydana gelmektedir. Ancak bazı gruplar İspanyolca konuşamamaktadır. Bu grupların başlıcaları Nahıatl, Maya, Zapotec ve Mixtec’lerdir. Ülkede konuşulan diğer başlıca diller diller Mayan, Nahuatl ve diğer bölgesel yerli dillerdir.

Ülkede nüfusun % 75’ı şehirlerde yaşamaktadır. Ülkede sanayi, ticaret ve turizm sektöründe etkin bölgelere yoğun göç yaşanmaktadır. Bu şehirler ve bölgeler Maquiladora, Kankun veya Karayip-Atlantik sahilleridir. Bu özellikleri nedeniyle ülkenin kuzeyi nüfusun % 35’i yaşamakta, bu bölge GSYİH’nın % 30’unu aşarken, Merkez olarak değerlendirilen Meksiko City nüfusun % 60’nı barındırmakta ve GSYİH’daki payı % 60 civarındadır. Ülkenin güney doğu bölgesi ise genelde yerlilerden oluşan, Oaxaca, Veracruz, Chiapas ve Puebla şehirlerinin bulunduğu en yoksul bölgesidir. 

Ülkenin en alçak noktası 10 metre ile Salada gölü, 5700 m ile Volcan Pico De Orizaba’dır.Günümüzde Meksika Latin Amerika’nın en hızlı büyüyen ülkeleri arasındadır. Ülkedeki doğal kaynaklarının başlıcaları petrol, doğal gaz, altın,  gümüş, kurşun, ve çinko oluşturmaktadır. Ayrıca ülkenin sahip olduğu ormanlarda önemli ölçüde kereste üretimi yapılmaktadır.

Ülkede İspanyol egemenliği döneminin etkisi ile toplumsal yaşamda sosyal ve kültürel yönden Avrupa kültürünün etkileri görülmekle birlikte, 1930'larda güçlenen Indigenismo akımınin etkisi ile yerli kültürüne ve tarihi geçmişine ilgi artmıştır. Üretilen sanat eserlerinde yerli kültürünün etkileri ön plana çıkmaya başlamıştır. Gerek giyimde, gerekse müzikte özellikle kırsal kesimde bu özellikler daha belirgin görülmektedir. Renkli omuz atkıları ve sığır çobanı gibi giyinen müzisyenleri ile tüm kültürleri harmanlayan geleneksel bir tablo yaratılmıştır. Ülkede turizm merkezlerindeki mekanlarda Mariachiler kendine özgü müzikleri ve giyimleri ile ilgi uyandırmaktadır.

Bunun yanında Meksika Devrimi'ne ülkedeki sanat ve edebiyatta kırsal temaların uzun bir süre etkili olmasına neden olmuştur. Özellikle duvar resimleri dünya çapında adını duyurmuştur. Tabii İspanyol kültürünün de etkisi ile boğa güreşleri de ülkenin sevilen eğlence alanlarından biridir.

Ülkenin tarihsel geçmişi tüm dünyada büyük ilgi uyandırmakta, özelliklerle maya medeniyeti konusunda çok yazılmakta ve kehanetler üretilmektedir. Birbirinden ilginç kalıntıların yol açtığı bu tahminler dünyada olduğu gibi ülkemizde de yazılan eserlerde ve bloglarda azımsanmayacak sayıda okuyucunun ilgisini çekmektedir. Meksika ile birlikte çevredeki birçok ülkede etkileri görünen şaman geleneklerinin hakim olduğu maya uygarlığınınastrolojide, mimaride, matematikte, sanatta yakaladıkları oldukları ileri düzey tüm insanları şaşırtmakta ve bu konuda bilinmeyenler hala gün yüzüne çıkarılamamaktadır. Mayalardan kalan tarihi eserlerdeki gizem hala çözülememiştir. Hele maya takvimine göre 22 Aralık 2012 tarihinde tufan olacağı iddiaları, bunun iklim değişikliği ve yaşanan doğal afetlerle ilişkilendirilmesi olayın ayrı bir boyutudur. http://blog.milliyet.com.tr/maya-takvimi-ve-kiyamet/Blog/?BlogNo=32291

Ülkedeki yerli kültüründeki üretilen kültürel eserlerin, bazı tarihsel kalıntıların eski Türk tarihindeki eserlere ve kalıntılara benzerliği haklı olarak tarihçileri bu yönde düşünmeye itmiştir. Tabii bizlerinde ilgisini çekmiştir.  Tarihte Atatürk tarafından konun araştırılması için Meksika Elçimizi görevlendirmesi de büyük ölçüde tarihi belgelerden ve araştırmalardan kaynaklanmaktadır.  http://blog.milliyet.com.tr/ataturk-ve-mu/Blog/?BlogNo=17854http://blog.milliyet.com.tr/mu-uygarligi-ve-naacaller/Blog/?BlogNo=17816http://www.astroset.com/bireysel_gelisim/kadim/k5.htm

Mayalar ile Türklerin bağlantılarını araştırsan Yakın tarihlerdeki bir çalışma da 2007 yılında Yrd Doç İbrahim Doğan tarafından yapılmıştır. Doğan çalışmasını Mayalar ve Türklük adıyla yayınlamıştır. Bu konuda merak ettiğimiz birçok değerli bilgi bu kitapta yer almaktadır. Araştırmada Mayalar ile Türkler ile ilgili tarihsel süreçteki maya araştırmaları ile Türk dili ve kültürü arasındaki benzerlikler ile ilgili çalışmalar, eski maya dili ile Türkçe arasındaki bağlantılar ortaya konulmuştur. http://yayinlar.yesevi.edu.tr/static/kitaplar/mayalar_e_book/kitap/mayalar_ve_turkluk.pdf

Tarihsel bağlantıların araştırılması bir yana, günümüzde Meksika ile bağlantımız yok diye düşünürseniz yanılırsınız. Eğer bir gün bu ülkeye yolunuz düşerse Meksika’da da Türklerle karşılaşırsanız şaşırmayın. Özellikle Turistik bölgelerde halı mağazalarını ve kuyumcuları gezdiğinizde az da olsa Türklere rastlayabilirsiniz. Çünkü Türk işadamları bu ülkenin turizm bakımından avantajlarını görmüşler ve yatırımlarını yapmışlardır. Tabii en güzel tarafı da beraberlerinde ülkemizden gelen, sektörde deneyimli personel istihdam etmişlerdir. Ülkemizden ithal edilen halıları ve ürünleri bu ülkede pazarlamaya başlamışlardır. Ülkede binin üstünde Türk bulunduğu tahmin edilmektedir. 

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=WL5jzC4i-KA

Toplantı vesilesi ile gittiğimiz Meksika/ Cancun’da kaldığımız otelde Türklerle karşılaştığımızda bu tabloyu bir ölçüde de olsa görmüştük. Düşünün okyanusun öbür tarafına gidiyorsunuz. Büyük bir tatil merkezindeki oteldeki halı mağazası ve kuyumcu dükkânında çalışan bir Türk ile karşılaşıyorsunuz. Karşılaştığımız kardeşimiz aracılığı ile yöredeki diğer Türkler ile tanışıyorsunuz. Tabii hem şaşırdık, hem de sevindik. ayni duyguları onlarda yaşamışlardı. Onların her birinin roman olacak kadar dolu bir hayat serüveni vardı. Bu topraklarda bir ticaret elçisine dönüşen yaşam çizgileri ile bazıları bu topraklarda evlilik yapmışlardı. Meksikalılarla ile Türkler arasında akrabalık var mı tezini bir ölçüde hayata geçirmişlerdi. Playa Del Carmen’da tipik küçük ve şirin halkın gittiği bir restoranda bir araya geldiğimizde Türk kardeşlerimiz ile birlikte Meksikalı akrabalarımızla ve bu topraklarda doğan çocukların şaşkın bakışları arasında bir arada olmanın hazzını duymuştuk. Dostluğun ve akrabalığın sıcaklığını yaşamıştık.

Bazı arkadaşlarımız yıllardan beri gelemedikleri ülkelerinin özlemini bizim sohbetlerimizle gidermişlerdi. Ne de olsa ayni toprakların çocuklarıydık. Memleket havasını bu uzak topraklara taşımıştık. Bir anda akraba gibi olduk. Bulunduğumuz ortamı bir Türkiye havası kaplamıştı. Bulunduğumuz restoran bir anda anadolunun bir kasabasındaki bir küçük lokanta halini almıştı. Yeni akrabalarımız da bu atmosfere ayrı bir renk katmıştı. Sohbetlerde yaşanan hayat hikayeleri, özlemler ve geleceğe yönelik hayaller, dile getirilirken, zaman su gibi akıp gitmişti. Sonunda her yolcu gibi ayrılık vakti gelmişti. 

Birbirimizden ayrılırken de tanışmanın sevinci yanında ayrılmanın burukluğunu yaşadık. Bu topraklardaki yeni elçilerimiz olan doğan çocukları ile ülkemizi temsil eden kardeşlerimiz karşısında saygı ile eğildik. Bizim için üstlendikleri görev kendi ailelerinin geçimini sağlamak yanında bir ölçüde tarihin gerçekle buluştuğu bir andı. 

Onlar tarih içinde bu topraklarda yaşayan öncü Türkler olarak yer alacaklardır. Belki bugün sayıları az olabilir. Ancak zaman içinde bu ülkede seçkin bir topluluk meydana getirmeleri halinde her iki ülkenin dostluk ilişkilerinin geliştirilmesinde en önemli anahtar olacaklardır. 

Türkiye’den selam sizlere Maya diyarında yaşayan Hakan, Kaan, Mustafa, Emre, adını bilemediğim dostlar, aramıza katılan yeni akrabalarımız.

Yolunuz açık ve şansınız bol olsun. Mayanın güneşi her zaman yolunuzu aydınlatsın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 763
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster