Ne kadar zamansız gelir bazı zamanlar. Hiç olmaması gereken bir zamanla, olması gereken zamanların çatışması…Tam anahtarı almadığımızı fark ettiğimizde, kapıyı kapatmış oluruz.Banyoya gir..
Günlük hayatın karmaşasında kendi rutinimiz içinde döner dururuz. Aynı sokaklar, aynı alışveriş merkezleri farkında olmayan gider geliriz. Önünden geçtiğimiz evler, işyerleri bizim için birer görüntüd..
Bir odada kalabalık bir grup olarak toplandığımızı düşünelim. Ve maalesef sigara da içiyoruz. Koyu bir sohbetin içindeyiz. Yavaş yavaş odayı kaplayan duman artarak bizi neredeyse nefes alamaz hal..
Yaş ilerledikçe insan korkularından arınmaya başlıyor. Karanlık, yalnız kalma gibi korkular yavaş yavaş terk etmeye başlıyor . Hele bir de ölümü her canlı için doğal bir olay olarak görüyorsunuz ..
‘’O şehri hiç sevmiyorum’’ dedi. ‘’Kötü şeyler yaşadım orada!’’Yıllarca beynimden silmeye çalıştığım mimlerim geldi aklıma o an. O isim, o şarkı, o koku, o çiçek ve daha neler neler…Duyma..
Onu tanıyalı bir kaç yıl oldu. Çok yakından tanıyamadım. İzin verdiği kadar yaklaşabildim ona. Aykırı biriydi. Bilgisayar programcılığı yapıyordu. Ben ne istersem söylemem yetiyordu ve hemen o program..
İş yerimin bulunduğu cadde ana cadde olmasa da trafiğin yoğun olduğu bir cadde. Özellikle tam karşımızda pazar yerinin olması bazı günler bu yoğunluğu daha da arttıyor. Cadde, etrafındaki sokaklarla b..
Eskiden, artık bir masal gibi anlattığımız günlerde kapılar bile kilitlenmezmiş. İnsanların malı mülkü ortada, can güvenliği de şimdiki gibi kelle koltukta değilmiş.Şimdi değil evlerimizde kapılar..
Yeni yıla girmemize az bir zaman kaldı. Yılbaşı kutlamaları ile ilgili hazırlıklar büyük bir hızla ilerliyor. Tatile çıkacaklar rezervasyonlarını yaptırdılar. Çam ağaçları ve süsleri alınıp, ışık..
Sevemiyorum bir türlü. Adı ne olursa olsun; ekmek kavgası, fikir kavgası, ben kavgası....Bitmiyor...Tartışma demiyorum artık, tırnaklar her an çıkarılmaya hazır. Öfkeler gözlerden ateş gibi fı..