Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Gardırop Atatürkçülüğü, Salon Cumhuriyetçiliği!

Öncelikle;benim gibi karşı düşüncede olan blog yazarlarından birinin bile yorum yapmamış olmasını hayretle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Bundan şunu anlıyorum.Burada herkes kendi düşüncesinde olan insanların yazılarını önemseyip onlara vakit harcıyor.Diğerlerini ya yok sayıyor ya da "kıymetli"vakitlerini böylesi tartışmalara ayırmaya gerek duymuyorlar. Şahsıma; size yaptığı yorumla cevap veren blog yazarının yorumu üzerine, araştırdım. Evet dedesinin ve çevresinin şapka olayları ile ilgili olarak çıkan olaylarda asılanların olduğunu anlattıklarından söz ediyor. Yazıyı dikkatli okuyunca bunların Atatürk ve devrimlere karşı olan "nurcu"kesim olduğunu anlıyoruz .Osmanlı padişahlarının onlarca yakınını "devletin bekası"nı bahane ederek bebekler de dahil acımasızca öldürdüklerini anımsayalım.Kürt isyanları sırasında da böylesi istenmeyen olayları biliyoruz. A.Topuz "gördüm ki şapka BAHANE EDİLMİŞ Atatürk'e karşı olanlar şapka giymeyeceğiz diye halkı tahrik etmiş" de diyor. NOKTA...

02 Kasım 2018 13:34
Gardırop Atatürkçülüğü, Salon Cumhuriyetçiliği!

Merhaba. Adı geçen zatla ilgili şu bilgilere ulaştım.İstiklal mahkemesi tutanaklarında, bu kişinin kıyafet devrimine muhalif olmaktan dolayı yazdığı bir makale ile ilgili olarak tutuklanıp sonra serbest bırakıldığı yazıyormuş.Bu kişi Kurtuluş savaşı sırasında Teali İslam cemiyetini M.Sabri ile kurmuş. İngilizlerle iş birliği yapıp M.Kemal ve arkadaşlarının katli dinin gereğidir diye fetva vermiş.Daha önce de 1908 devrimi sırasında Mahmut Şevket Paşa'nın katli nedeni ile suçlanıp Sinop ceza evine sürgün edilmiş.M.Bardakçı ve İlber Ortaylı gibi tarihçilerin videolarını izledim.Şapka Kanununda illa şapka giyeceksiniz diye bir madde yokmuş.Başınıza illa bir şey giyecekseniz bu şapka olsun şeklinde bir emirmiş. Bir muhalif yazıda diyor ki şapka ile nasıl namaz kılalım. Hayret ki ne hayret.Zaten kapalı yere girince şapka çıkarılır.Nasıl istismar edildiğini buradan anlıyoruz.Atatürk'ün cenazesinde çarşaflı kadınlar görüyoruz.2.Dünya savaşına girmememiz Batı'ya karşı en büyük zaferdir.Saygılar

01 Kasım 2018 14:13
Gardırop Atatürkçülüğü, Salon Cumhuriyetçiliği!

Ali Bey merhaba.Sizinle siyasi görüşlerimiz, dolayısı ile bakış açılarımız farklı.Burada pek az blog yazarı, karşı görüşte olan kişiye yorum yapıyor.Genelde "çok doğru, çok güzel yazmışsın, tebrikler" :) Bu minvalde yorumları görüyorum. Hele son dönemlerde insanlar facede bile, görüşüm belli olur korkusu ile paylaşım yapmaktan çekiniyorlar. Elbette ben de her doğru bulduğum bana göre "gerçek"leri yazamıyorum. Ama bir yandan da "seviyeli" karşı görüşler için "çenemi tutamayıp"cevap vermek,görüşümü belirtmek istiyorum.Sizin yazınızı okuyunca da doğrusu tereddüt etmedim desem yalan olur ama sanırım önceden de yazılarınıza yorum yapmıştım .Bu vesile ile MB'la ilgili genel değerlendirme de yapmış oldum.Yazınızda "şapka giymedikleri için bunu başları ile ödediler" ifadenizin kaynağını yazabilir misiniz. Marshall yardımı, süt tozu hemen arkasından yaygınlaşan çocuk felci ABD'den ilaç ithali v.s. kimin zamanında oldu? Peki emperyallere diz çöktüren Lozan antlaşması'nı kim yaptı?Saygılar

31 Ekim 2018 14:09
Yılmaz Özdil'in Mustafa Kemal İsimli Kitabı ve Atatürk Sevgisinin İstismarı

Yeniden Merhaba... Yumurta satan köylü örneğini genel anlamda verdim sizi şahıs olarak hedef almadım.Sizin de bildiğiniz üzere ülkemizde okuma oranı yerlerde sürünüyor.Eğitimin ne kadar önemsendiğini hepimiz biliyoruz. Okula kayıt yaptıran velinin ufak bir bağış yapacağım diye kıyametler koparıp sonrasında gidip gereksiz harcamalarda bulunduğunu gözlemliyoruz.Elbette keşke eğitim tümüyle parasız olsa ne masraf yapılacaksa hepsini devlet karşılasa. Ekonomik durumu iyi olmayan veliden bağış için okul yönetimi ısrarcı tavır sergilemese.Bu konu ayrı.Benim anlatmak istediğimi sanırım anladınız.Köşe dönme olgusuna gelince. Diyelim yazarımız köşe döndü. Allah aşkına; ülkede olan bitene bir bakın( Herşeyi yazamıyoruz. Zaten bu nedenle eski blog yazarı arkadaşlarımız yoklar) İyi ve doğru ne kaldı? Birileri kendince; taşın altına kendinin ve yakınlarının geleceğini riske ederek elini koyuyor. Bunun bedeli olarak kendine de pay ayırması doğal değil mi. Bu konuyla ilgili yazayım bari:)Saygılar

31 Ekim 2018 13:28
Yılmaz Özdil'in Mustafa Kemal İsimli Kitabı ve Atatürk Sevgisinin İstismarı

MERHABA Kenan Bey. Bu yazınızdan sonra bir sonraki yazınızı da okudum.Aynı kişi mi yazan diye düşündüm bir an. Y. Özdil kadar yürekli kaç kişi var günümüzde.İsterseniz önce bunu sorgulayalım.En demokrat bildiğimiz yazarlar,tanıdıklarımız,bilim insanları,saygın üniversite hocaları.Kaçının sesi çıkıyor,hangisi elini taşın altına koyuyor.Pek azı değil mi.Böylesi "korkunun dağları sardığı" bir dönemde Cumhuriyet, Atatürk,hak,hukuk diyenlerin sayısının ne kadar azaldığını hepimiz biliyoruz.Yazdığım bu yorumun bile yayınlanacağından kuşkuluyum.Biz sade vatandaşlar olarak çekiniyoruz .Cürmümüz ne ki.Milyonlara hitap eden böylesi değerleri; ülkemizin tam anlamda bağımsızlığı için yermek yerine desteklememiz gerekmez mi.Kitabın ücreti ile ilgili int.de küçük bir araştırma yaptım.G.gidiyor com'da 21 lira. Face'de dolaşan bir paylaşımda; yumurta satan yaşlı bir adamla pazarlık yapıp sonra lokantada hatırı sayılır bahşiş bırakan zengin bir kadın anlatılıyordu. Anlatabildim mi bilemiyorum:)Saygılar

30 Ekim 2018 16:53
İnsan Felsefesi Gereksiz Bilinmeyendir

Merhaba... Tanıtım yazınızda da "sorgularım"diyorsunuz. Anlayabildiğim kadarı ile sadece çevresel değil evrensel düşünenlerdensiniz:) Dünyaya; sadece yeme, içme, çoğalmak için geldiklerini, bizim gibi sorgulayan, analiz yetisine sahip kitleye düşündüren iki ayaklılar yüzünden, yaşanan tüm sorunlar.Keşke bir nebze düşünme,sorgulama,doğru gözlem yapıp algılama yetenekleri olsaydı.Özellikle bizim gibi geri kalmış ülkelerde bu canlı türü çoğunlukta.İnsan bu kadar aptal, aynı zamanda da bu kadar omurgasız olabilir mi diye düşünmemek mümkün olmuyor; yaşadıklarımız duyduklarımız karşısında. Düşünürken; "neden"lere cevap ararken gençlerin deyimiyle"kafayı sıyırmamak"işten değil. Sonra da yakınındakiler bile "sen mi kaldın bu bozuk düzeni düzeltecek" diyor, taşın altına elini koyacakken bacağından çekiyor. E, bu dönemin puslu havasını düşünürsek haksız sayılmaz o yakınlar. Bir de etrafına bakıp "bunlar için mi" dememek elde mi... Selamlar,sevgiler...

30 Ekim 2018 15:06
Cumhuriyet Bayramı

Cemile Hanım merhaba... Yazınız vesilesi ile bu büyük bayramımızı kutluyorum.Hepimize kutlu olsun CUMHURİYET'İMİZİN 95. YILI...Mustafa Kemal, Venizolos gibi savaştığımız milletlerin liderlerinin bile önünde saygıyla eğildiği, tüm ulusların kıskandığı bir lider.Eşsiz insan... Ben de Y. Özdil'in "M.Kemal"'ine başladım.Yazınızda M.Sekman'dan yaptığınız alıntılarda da belirtildiği gibi çocukluğundan ölünceye kadar her türlü mücadele ve zorluklara göğüs germiş.O olmasaydı biz bugün ne durumda olurduk.Okumadıkları, sorgulamadıkları için O'nun ülkemiz için ne büyük bir şans olduğunu bilmeyenler yüzünden bugün ülkemiz Kurtuluş Savaşı öncesine döndü.O günleri hep birlikte tek vücut olarak nasıl atlatmışsak bugün içinde bulunduğumuz sıkıntıları da aşacağız elbet. Umudumuzu yitirirsek asıl tehlike o zaman başlar. Güzel günlere, hep birlikte...Sevgilerle selamlar...

28 Ekim 2018 13:56
Sonbahar

Biz de ilk baharı bekleriz Birsen Hanım :) Kimbilir; dökülen yapraklar için birileri gelir, gönlümüzü alır yeniden , mevsim ilk bahar oluverir, takvimler son baharı gösterse bile...Sevgiler...

27 Ekim 2018 23:47
A d a k

Gurur ve sevgi... Kimi zaman biri, kimi zaman da diğeri galip gelir.Gurur galip geldiğinde yıkılıverir; o çok ümitle, coşkuyla kurduğumuz köprüler. Keşke hep sevgi yenen olsa... Affetmeyi, unutmayı, hoş görmeyi becerebilsek her daim. Çünkü hayat o kadar uzun değil ... Elbette gururun öne çıkması gerektiği ortamlarda sevginin de hükmü kalmayabilir. Tercihimizi yaparken çok iyi sorgulama yapmak gerekir diye düşünüyorum. Şiirinizle çok anılar canlandırdınız:) Teşekkürler,sevgiler,selamlar...

27 Ekim 2018 23:41
Kırk Dört Yıl Öncesi Yaşadıklarım. (15 Temmuz 1974)

Allah o günleri bir daha geri getirmesin sevgili Göksel.Bu günlerde yine ortalık karıştı daha doğrusu bilinen "güç"ler yine devrede. Umarım sizler ve bizler birlikte yakın bir tarihte güneşli günlere ulaşırız. Sevgiler...

06 Ekim 2018 21:25
Toplam blog
: 305
Toplam yorum
: 746
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster