Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Melekler Şehri

Tamam sevgili melda, ''Melekler Şehri'' vcd'sini ben alıp izleyeceği ve ''Bir aşığın fedakarlık sınırı ne kadar'' olduğunu öğrenme şansına erişeceğim... Sizin aşk konulu yazılarınız bizleri sarsıyor; aşk zaten sarsıcıdır, acaba yeni kuşaklar ne düşünüyorlar?.. İnsanlık hemen herşeyi yeniliyor; aşk da yenilendi, oysa aşka hiç dokunmasalar o yüce doğallığıyla kalsa... Aşk hep yüksek bir değer olsun; fedakarlığı da, vefakarlığı da... Sevgilerimle...

15 Ekim 2006 14:24
Akasyalar, kavak ağaçları da gitti... Sırada ne var?

Memleketimizde, özellikle büyük şehirlerde betonu ağaca tercih eden bir belediyecilik yaşanıyor. Kavak ağaçları 3-5 yıldan beri düşman ilan edilmiş durumda. Koca koca kavak ağaçlarını kökten yokediyorlar. Kavak ağaçları konusunda benim okkuduğum yazılarda, kavak ağaçlarının hiçbir sağlık sorununa yolaçmayacağını gayet güzel anlatıyordu. Bu kez hem de Çankaya'da hem kavak ağaçlarına hem de akazyalara kıymışlar. Kısacası cana kıymışlar. Yazıklar olsun!.. Büyük şehirlerde mevcut ağaçlar da betonlarla dipten çepeçevre sarmalanmış ve doğal büyümeleri de engellenmiş durumda. Bize, her konuda olduğu gibi bu konuda da üzülmek kalıyor. Yapabileceğimiz tek şey yeşile sahip çıkmak, en azından sizin yaptığınız gibi yazmak ve olabildiğince çok ağaç dikmek... Sevgilerimle...

14 Ekim 2006 05:11
Artık sadece anımsıyor...

Sevgili Fulya, Anneanneler (nineler) de annedir. Büyük annedir onlar üstelik. Önce tek tek nelerinin gittiğini yazmışsın, tavuklarına kadar. Bir de onların neler verdiklerini yazsan!... Analarımızın-nenelerimizin romanı yazılmadı. Onların ki ne büyük emek, ne büyük sabır ve ne kadar dolu bir çile; bir gün bu anaların-nenelerin romanını yazan çıkarsa birlikte okuruz. Ve takatsız kalan ayaklar, dizler ne kadar çok meşakkatın sırrı ile doludur bilen bilir. Tatlı bir yaşlılık diliyorum ninenize... Sevgilerimle...

12 Ekim 2006 21:30
Allahım bana 5 yıl ver!

Sevgili Deniz, Allah annelerin dualarını kabul eder. Direndiğimiz zor hayatlar bir o kadar da korktuğumuz hastalıklar var. Acil şifalar diliyorum. Beş yaşındaki çocuk dilerim ki her çocuk gibi analı-babalı büyüsün. Ayrılıklar bana hep acı vermiştir. Güzel, sevindirici haberleri bekleyeceğiz. Sevgiyle ve sağlıcakla kalınız... Saygılarımla...

12 Ekim 2006 21:21
Aşktan korkma

Sevgili Melda, Ne kadar iyimsersiniz ve ne kadar iyi bir sevilensiniz!.. Korktum biraz. Size cesursunuz diyemeyeceğim, çok iyisiniz diyeceğim... El tutuluyor, özleniyor da ama o ağır aşk sevgileri toprağa kadar taşınmıyor artık... Nazara uğradı dünya, sizce öyle değil mi?... Size sizin gibi asil sevilmeler diliyorum vallahi ne diyebilirim ki... Öyle masumca, iyice yazmışsınız ki yaşanacak sevdaları... Ve böyle kal asil olur sevenler zaten... Sevenler!.. Saygılarımla!...

11 Ekim 2006 21:20
Erkekler neden evlenmek istemiyor ?

Sevgili Sibel Önal, Kadınların evliliği istemeleri yaşam düzeninin dengeli süreceğinin sevindirici yanıdır. Evlilik kadını elbette güçlü kılar, erkeği de akıllı eder; adam eder. Kızan kızsın evliliği, aileyi savunmak doğru olandır. Türkiye'mizin kadınları-kızları pırıl pırıldır; hepsi de güzeldir, çalışkandır, hamarattır, hayat doludur; ama bir acı yanı var ki önemli bir kısmı talihsizdir. Kadını mutlu olan bir toplum dünyanın en güçlü toplumudur aynı zamanda. Metropol hayatı erkeği evlenme kararından uzaklaştırmış; böyle yazmışsınız, tabi kötü olmuş. Evlilik, sadakat, aile, çoluk-çocuk... ülkemizin, insanımızın sonsuza kadar varoluşunun temelidir. Türkiyemin kadınları kahramandır, çalışkandır, asildir, çok güzeldir ve çok ama çok değerlidir; selam onlara, saygı onlara... Saygılarımla...

11 Ekim 2006 20:54
Eski sevgililer

Sevgili Sibel , Eski sevgililer yazınız bana hayırsız akrabaları çağrıştırdı. Dargın olsak da akrabalarımızın ne durumda olduklarını düşünürüz. ''Eski sevgili'' tabi biraz daha burukça, kızgınca merk edilir. Evet haklısınız ben insanım diyen gitmişse gitmiş, bitmişse bitmiş diyemiyor. Vefalı olmak ne güzel, vefalı olsunlar biraz da... Esenlikler diliyorum, iyi yazmalar...

10 Ekim 2006 21:06
Sadece okullarda mı?

Evet doğru yazmışsınız, yapılan ayrımları kırmadan yazmışsınız. Bizim milletimiz sizn gibidir, görevlinin, yetkilinin, amirin... neler yaptığını, iyi niyetini veya niyetsizliğini çok iyi bilir. Ama incitmez, kırılır ama kırmaz. Anladım yazdıklarınızı. Bürokratik oligarşi diyorlar ama çaresini bulmak işlerine gelmiyor. Okullarımız biginin, adaletin, sevginin gül açtığı kurumlar olmalı. Yurdumuzu,milletimizi yüceltmeli her gün daha çok... Saygılarımla...

09 Ekim 2006 21:28
Dert etmeye değer mi?

Sevgili Belma Çolak, ''Sevgi, karşımızdaki insanın durumunu en iyi şekilde anlamaktır.'' cümlenizi günlüğüme not ettim. Tarihini not ettim ve altına adınızı kaydettim. Ben müzisyenleri oldum olası hem çok severim hem de çok kıskanırım(!). Yüce Allah tüm yetenekleri müzisyenlere verir de bize de birazını neden vermez. Yazılarınızı okuma şansını ben de yakaladım. Selamlar...

08 Ekim 2006 21:29
Matrak çocukluğum - 3 "benim sinemalarım"

Atilla Dorsay'ı okur gibiyim. Ne güzel yazmışsınız. Sinemalar ve sinemalarda izlenen o güzel filmler anılar galerisinde yıllanır, yaşlanırlar bizimle. VE asla unutulmazlar. Sevgiler ...

25 Eylül 2006 22:28
Toplam blog
: 317
Toplam yorum
: 578
Toplam mesaj
: 319
Ort. okunma sayısı
: 2048
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster