Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Cici Amerika!

kendinize ait sitenizde başınıza gelenleri okudum. gerçekten üzüldüm üzülmekle kalmadım öfkelendim. hala bunları alaycı bir dille anlatabiliyor olmanıza da ayrıca sevindim. Amerika güçlü sistemiyle yabancıları, normal olmayanları, ve farklıları ezebilen bir çoğulcu sistem. Açık demokrasisi, bizden çok daha ilerde fikir ve beyan özgürlüğü elbette üstünlüğü. öte yandan bu yazınızda anlattığınız gibi sivil hayatı, sisteme karşısında savunmasız bireylerin bu yardımlaşması da bana mecburiyetten oluşmuş gibi geliyor.

15 Eylül 2006 14:00
Yeni mantıklar 2 : farklı bütün-parça ilintileri

sosyalbilimlerde bütün parça ilişkisi yukarıdaki üç durumu da kapsayabilir. 1.durum zaten toplumun oluşması için genel kuraldır. 2. durumdaki ortalama IQ lu bireylerden oluşan bütün daha fazla IQ oluşturmaz ama tek bir dahiden daha fazla yaptırım gücü olabilir. yani parçalar toplumbilimde hem güçlü hem de güçsüz birimlerdir. öte yandan 3.durumda parçaların bütünden daha küçük olması durumu sistemlerini fazla abartmış toplumlar için geçerli olabilir.örneğin faşizm ya da sosyalizm bütünün parçaların toplamının önüne geçebildiği toplumsal sistemlerdir kanımca.

15 Eylül 2006 13:53
Bize kalanlar 2

şimdi senin yazıyı okuyunca çocukluğuma döndüm yeniden. gerçekten de bu kadar gereksiz şey var mıydı ya dedim. simdi bu gereksiz şeylerin yerini yeni gereksiz şeyler aldı. bi de onları yazivirsen:)

15 Eylül 2006 13:42
Merhamet

evet ne kadar çok durum var hayatımızda bir diğerimizi düşünerek zorlanmadan yapabileceğimiz ama sadece üstünden atlayıp da işin kolayına kaçtığımız, üşendiğimiz için ya da sırf o an kestirmeden düşündüğümüz için yapmadığımız. her biri aslında gerçekleştirdiğimizde şaşılacak denli hayatımızı kolaylaştıracak durumlar bunların. dediğiniz gibi, merhametsizlik zamanla karşımızdakinin gücünü tükettiğinden ortak enerjimiz tükeniyor aslında.

14 Eylül 2006 12:11
Didaktik eser

yazını okurken sık sık gülümseme halindeydim. gerçekten hoş bir yazı ve de aramıza hoşgeldin.

11 Eylül 2006 13:57
Önyargılar üstüne..!!!

büyük yalancılar hep genelleme yapanlardan çıkar(mış) -bunu ben genellemedim valla.:))

11 Eylül 2006 13:35
Seksenler de çocuk “Ölmek”

ortak hafızamızı canlandırdığın ve sanki yokmuş gibi davranmak istediğimiz 80 li yıllardaki Türk insanının zavallılığını yeniden yüzümüze vurduğun ve medyanın yücelttiği alçaklıklarımızı anımsattığın için.

11 Eylül 2006 11:12
Pille çalışan ayakkabı

ne gusel bi anlatım yaf. harika bir sıkıcı işyeri hikayesi. bitimi de ayrıcana hoş olmuş. öylesine birden bire. tebrikler.

05 Eylül 2006 12:45
Zafer'le dansa gittik...

tüm yazdıklarınızdan burayı özlemiş olduğunuz anlaşılabiliyor. peki o yabancı yerde, o hoyrat ülkede ne işiniz var hala? ben belki söyleyeyim. alıştınınız tüm şikayet etttiğiniz şeylere. dönüp gelmek de size kalmaktan daha da zor geliyor. nereden biliyorum? bilmem öyle hissettim.

04 Eylül 2006 21:24
Biz 80 çocukları çizgi filmlerden ne öğrendik?

sevgili Şakar gerçekten de tüm bu filmleri "çıkarılacak dersler" olarak izlediğinize inanamıyorum. O zamanlar çizgi filmlere kaptırıp gidiyorduk. eminim siz de öyle. ama ne oldu da hayatı sürekli "çıkarılacak dersler" olarak görme alışkanlığı edindiniz bi türlü anlayamiyorum.

04 Eylül 2006 20:55
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1956
Toplam mesaj
: 568
Ort. okunma sayısı
: 2796
Kayıt tarihi
: 09.07.06
 
 

Başkentte doğmuşum ve orada gidilecek tüm okullara gitmişim: ODTÜ-Psikoloji ve Ankara Üni. İletiş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster