Yağmur yağıyordu... Saat sabahın 5.00'i...Yağmur yağıyordu... Kadın erkek teri kokuyordu... Sarhoştu... Ya hiç ayık değildi ya hiç kadın gibi kokmamıştı... İçi sızlıyordu... Saat sabahın 5.15'iydi..
Çocuk susuyordu...Konuş diye bağırıyordu adam... Konuş...Öyle çok bağırıyordu ki çocuk konuşmak için ağzını açsa susturuyordu. Sanki susturmak istiyordu...Çocuk susuyordu...Koca dünyad..
Bir bulut geçse başımın üzerinden... Beyazdan daha beyaz... Yağmur bıraksa ama griye dönmeden rengi... Saçlarımı ıslatsa... Ağlasam, avaz avaz, hıçkıra hıçkıra, içimi çeke çeke...Yüzüm ıslansa ama ..
'Ve bir çocuk eli uzanıyor, camın buğusunu silip, yüzünü yapıştırıyor görmek için karanlıkta karanlığı...'Çocuktu aslında.... Ellerini tuttum üşüyordu, ama elleri sıcacıktı, sanki çocuk yüreği..
'Evlat'.... dedi, derin bir nefes alıp, sustu sonra... Sanki önemli birşey söyleyecekti, sanki kimsenin bilmediği bir sırrı vardı da söyleyip söylememenin kararını verememişti... Gözlerini yerdeki ..
Bu da benim hikayem, hüzün ortasında delinmiş yüreğim, olmayan gözlerinde gözlerim...Ah! dostum, ah! dost...Böyle acılar içinde tutanı yok mu elerinin... Bir selam gönder, bir haber ver.....
Ağustos ayının son günleriydi... Öğle sıcağı çökmüştü, buharlaşıp yok olacakmış gibiydi yollar...Toprak yol uçsuz bucaksız, kıvrılıp gidiyordu sanki sonsuza... Sağlı sollu tarlalarda toprak kuru..
Bu yürümek biter mi? Biter mi bu yol, var mıdır bir sonu? Kaderime mi yürümekteyim?...Gün geceye dönmekte... Güneşin kızıllığı boyadı mavi gökyüzünü.... Sonra alır gider rengini, katran karası a..
Gece çöker gözlerime, susarım, hep sustum... Konuşacak dost ahbap vardı var olmasına ama hep onların konuşmalarını konuştum... İçim sustu hep...Kader arkadaşım derlerdi bana, bir kaderi mi payl..
Gözlerime batardı düşler, gözlerime batardı huzursuz uykular...Bir ağaçsa sırtını yaslayıp uykuya daldığın, ağaç olursun, toprak olursun derdi dedem... Ağaç oldum, toprak oldum, daldım derin ..