Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ah bankacılar ah!

Güzel abicim yazının daha başını okurken benim yüreğim ağzıma geldi, sizin kalbinizi yerinden hoplatmıştır sanırım. Kefillikten ağzı yanan biri olarak bendeniz, yazınızın sonunda rahat bir nefes aldım. sizlerede büyük geçmiş olsun....

30 Mart 2011 23:10
Köpeğimi öldürdüler

İnanılmaz üzgünüm, Hayvanlarında yaşamaya hakkı olduğunu neden anlamaz bazı insanlar. Bugün tesadüfen bir hayvanat bahçesi gezme imkanım oldu, gezmez olaydım. Boğazımda bir yumruk kocaman düğümlendi. Orada özgürlükleri kısıtlanmış yüzlerce hayvan doğal ortamlarından uzak sadece insanların görüp izlemesi için tutsak edilmiş durumda. Hepsinin yüzünde mutsuzluk vardı. Strese girdim hala yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Elimizden birşey gelmemeside cabası. Kızımı hep götürmeyi düşünürdüm bugün vazgeçtim. Neyse sizide üzmiyim. Zaten yeterince üzgünsünüz. Ben kuşlara ıslak ekmek atarım, karınca yuvalarına kırıntılar bırakırım. Beni mutlu eder. Kendinize iyi bakın hoşçakalın....

16 Mart 2011 00:46
Zamanın oyunu

Nendendir bilmem yazını okurken, teomanın paramparça şarkısı geçti aklımdan. Saatim yok tam olarak bilemem Biraz bira biraz şarap önceydi Nasıl oluyor vakit birtürlü geçmezken Yıllar hayatlar geçiyor Kayıp bir bavul gibiyim hava alanında Yada boş bir yüzme havuzu sonbaharda Çok mu ayıp hala mutluluk istemek Neyse zaten hiç halimyok Bugün benim doğum günüm Hem sarhoşum hem yastayım ....................................... ............................... hoşçakalın......

13 Mart 2011 22:12
Tv'siz hayat

Bu söylediklerinizi yapabiliyorsanız tebrikler. Geçenlerde küçük kızım kumandayı alıyor annesine vermiyor eşim ver kızım diye kızıyor tabiki, bizimki iki dk sonra kumandayı yine kaçırıyor, amaç ''şu televizyonu bırakta benimle oyna'' sonradan farkediyoruz bizde tabiki bazı şeyleri. Küçük kızımdan sanki dahamı önemliymiş gibi tv dizileri. Öyle dalıyoruzki bazen bir an bir bakıyorum kendi kendine tek başına oynamaya çalışıyor yada resim yapmaya çalışıyor kızım. Kendimden utanıyorum. Artık bende televizyondan uzaklaşmaya çalışıyorum. hoşçakalın...

13 Mart 2011 21:34
"Bu yükü niye taşıyorum"demeyin

Çok beğendim:) bu yazıyı yazma yükü de size düşmüş sanırım :) saygılar...

06 Aralık 2010 01:10
Varlığın Türk varlığına niye armağan olsun

AMERİKA ÖRNEĞİ VERİLMİŞ DEMOKRASİDEN BAHSEDEREK. AMERİKA ÖNCE KIZILDERİLİLERE SONRA ZENCİLERE ZAMANINDA YAPTIKLARININ HESABINI BİR VERSİN ARDINDAN IRAKTAKİ 1MİLYON IRAKLIYI ÖLDÜREREK NE ELDE ETTİ ONUN HESABINI BİR VERSİN SONRA ÖRNEK ALALIM ABD Yİ, SAYGILARIMLA...

29 Kasım 2010 22:03
Varlığın Türk varlığına niye armağan olsun

Yazınızda yorumlara cevabınızda dört dörtlük, Yanlız Yurdagül hanıma sormak isterim andımız kaldırılsınmı yani? bugün andımızı kaldıralım yarın ülkemizin adına Türkiye demiyelim başka bişey olsun paramızın üzerinde TL yide kaldıralım, nufus cuzdanlarımızdaki TC kalksın nasıl fikir empati kuruyoruzya hani,Yurdagül hanımın yaptığı yorumu KÜRT olan arkadaşlarım bile yapmıyor yazık. Bu arada benim varlığım KÜRT kardeşlerimede seve seve feda olsun. Sayın karakullukçu benim baba tarafım çerkez, anne tarafımda silifke yörüklerine dayanıyor bizleri birbirimizden ayırmaya çalışanlara inat VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA BİN DEFA ARMAĞAN OLSUN!!!! yanımda arap bi arkadaşımvar FEDA RUHEK diyor yani türkçesi RUHUM FEDA OLSUN anlamında. SAYGILARIMIZLA....

29 Kasım 2010 21:57
Mersin'deyim

geç kalınmış bir yorum olacak kusura bakmazsın umarım. merak ettiğin konulara yardımcı olayım istedim. Leblebi tozu kalmadı artık, ama hala külahta nohut satan bi amca var:)gerçekten.simit-şalgam hiçbirzaman bitmez, şişeler tombul olanlar pekkalmadı, bici hala mevcut oda bitmez, tahir amcayı bilemiycem ama oraya çok yakın tahsin amca duruyor,Bende az ileride beşyolda aksu fırınını hatırlarsan; üstünde oturduk yıllarca elif apt. 36 yaşında biri olarak en eski hallerini bilirim.fırınının az ilerisinde büyük bir park vardı yaşlı bir söğüt ağacı hiç unutamam altında çook misket oynamıştım. Etrafı çiçeklerle dolu bir parktı çiçeklerini dikkatlice çekip balını yerdik, at arabalı dönme dolap gelirdi arasıra düzeltiyorum at değil eşek çekerdi 4-5 cocuk anca sığar, tahta sandalyeli açık hava sinamalarında film başlar başlamaz uyurduk ve şehir gazozunu unutmam birde siyah çekirdek dişler ve ağız simsiyah :) birde unutmadığım annemin merdaneli çamaşır makinesi az kapmadı elini çamaşırı sıkarken:)

19 Kasım 2010 03:43
Tane tane mavi kapak toplayalım

Ne güzel bir proje. Bir eğitimde ''mutlaka yapılabilecek bir şey daha vardır'' diye başlamıştı söze eğitmen. Aslında yapılacak cok şey var ama çok geç farkına varıyoruz. İnsan ömrü herşeyi öğrenmeye yetmiyor sanırım, bir tur daha atabilsek keşke, Yaşamak için değilde farkında yaşamak için. Projeyi destekleyen herkesin eline sağlık , kolları sıvayalım bakalım ben neler yapabileceğim... hoşçakalın...

14 Kasım 2010 01:13
Sen Gideli

ne güzel yazmışsınız. Geçengün gazetede bir haberde; yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşımız 10 kasımda balkonuna bayrağımızı asar, komşuları olacak insanlar görüntü kirliliği oluyor gerekçesiyle şikayetçi olmuşlar vatandaşımızdan. Özendiğimiz avrupalı minaremizi istemiyor bayrak asmamızı görüntü kirliliği diye nitelendiriyor. Bunları çocuklarımıza anlatmalıyız. Nefret doğurmak için değil vatanımıza sahip olmaları için. Bizler açta kalsak suzuzda kalsak vatanımızı, Atamızı unutmadan bayrağımıza sahip çıkıyoruz, çıkacağız, unutmayacağız. Herşeye rağmen Allah a da inanacağız, laikliği koruyacağız. Elinize sağlık çok güzel şiir olmuş bence. Hoşçakalın

14 Kasım 2010 00:49
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 790
Kayıt tarihi
: 25.09.10
 
 

İçel doğumluyum. Üniversite mezunuyum. Yurtdışında e-ticaretle uğraşmaktayım. İnternette yabancı sit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster